20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1839 - 2023/1402
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2020
NUMARASI : 2017/607 E. - 2020/461 K.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, davacı ... ...'ın yolcu olarak bulunduğu belediye otobüsünün aniden fren yapması nedeniyle yaralandığı iddiasına dayalı geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin aynı olay nedeniyle verilen 14/02/2018 tarih, 2017/794 Esas, 2018/140 Karar sayılı kararında; ilk derece mahkemesi nezdinde düzenlenen kusur durumuna ilişkin raporlar arasında çelişki bulunduğundan Dairemizce bu çelişkinin giderilmesi için alınan 20.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda, davacının içinde bulunduğu belediye otobüsünün, kavşağa dik olarak yaklaşan yoldan ilerleyerek kavşakta dönüş yapacağı halde hem hızını azaltmadığı, hem de kavşakta düz olarak gelen araca yol vermesi gerekirken gerekli özen ve dikkati göstermeyerek kavşağa girdiği, sonrasında da aniden fren yaparak davacının düşmesine neden olduğu, bu nedenle davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu, belediye otobüsünde bulunan yolcuların, yol güzergahında karşılaşılabilecek her duruma karşı kendi can güvenliklerini korumak için tedbir almak zorunda oldukları, mevcut olayda davacının, durağa yaklaşmakta olan araçtan inmek için ayağa kalktığı sırada kendi can güvenliği için yeterli tedbirleri almadığı ve bu nedenle de %25 oranında kusurunun bulunduğunun açıklandığı, Dairemizce de söz konusu bilirkişi raporunun, ayrıntılı, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu ve ilk derece mahkemesince alınan ikinci bilirkişi raporu ile de örtüştüğü gerekçesiyle hükme esas alındığı, dava konusu olay nedeniyle davacının, %39,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiğinin Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 02.03.2012 tarihli raporunda açıklanmış olduğundan bu konuda davalıların soyut itirazlarına itibar edilmediği ve başkaca bir incelemeye gerek görülmediği, yine, davacının kaza tarihinden önce semt pazarlarında satıcılık yaptığı, aylık gelirinin net olarak ispat edilememekle birlikte asgari ücret seviyesinde gelir elde edebileceği, davacı ..., karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak hesaplama yapılan 10.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen miktarlarda maddi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davacı ...'nin maddi tazminat talebinin kabulüne, 32.491,18 TL sürekli iş kaybı, 3.272,50 TL geçici iş görmezlik kaybı ve 1.125,00 TL bakıcı gideri toplamı olan 36.888,68 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 13/10/2010 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 18/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteslsilen tahsil edilerek davacı ... ...'a verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatları yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, verilen karara karşı davalı ... Genel Müdürlüğü'nün temyiz isteği üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2020 tarih, 2018/2736 Esas, 2020/99 Karar sayılı kararı ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olması nedeniyle temyiz başvurusu reddedilmiştir.
Eldeki dava ve birleşen dava, Dairemizin aynı olay nedeniyle verilen 14/02/2018 tarih, 2017/794 Esas, 2018/140 Karar sayılı kararında saklı tutulan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı farklarına ilişkin olup, mahkemece Dairemiz kararı ile kesinleşen kusur ve hesap raporlarına istinaden davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davalı ...(...) vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Asıl ve birleşen davada davalı ...(...) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Asıl dava için Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.684,88-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, asıl ve birleşen davada davalı ...(...) tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 2.688,84-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 3,96-TL bakiye harcın talebi halinde anılan davalıya iadesine,
3.Birleşen dava için Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 793,42-TL nispi istinaf karar ve ilam harcı, asıl ve birleşen davada davalı ...(...) tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf aşamasında asıl ve birleşen davada davalı ...(...) tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan tarafın uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/11/2023 tarihinde HMK 352/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/11/2023
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.