Esas No
E. 2012/15772
Karar No
K. 2013/5267
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

12. Ceza Dairesi

E. 2012/15772 K. 2013/5267 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/15772, K. 2013/5267, T. 05.03.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/15772
Karar No
2013/5267
Karar Tarihi
05.03.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

12. Ceza Dairesi         2012/15772 E.  ,  2013/5267 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli karar başlığında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir

Sanığın, suça konu Adana ili, Yüreğir ilçesi, Yakapınar mahallesinde bulunan, Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 14/10/1993 tarih ve 1550 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen Misis Antik Kenti içerisinde yer alan dava konusu taşınmazda mevcut olan meskenin önüne bir oda ile yanına briketten yapılma, içi ve dışı sıvasız ahır ilave ettiği, hükme esas alınan, inşaat mühendisi ve arkeolog bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar ile sanık tarafından izinsiz olarak inşa edilen oda ve ahırın 2 yıllık olduğunun, sanığın inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunan eylemi ile arkeolojik dokuya zarar verildiğinin tespit edildiği, anılan Kurul kararının mahallinde ilan edilmesi karşısında, sanığın suça konu yerin sit alanı olduğunu bilmediğine dair savunmasının itibar edilebilir mahiyette olmadığı, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında, lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla,

Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan Mart 2005 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, 05/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog