5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/30 E. , 2014/10163 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/06/2013
NUMARASI : 2012/567-2013/580
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekillerince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1.Taşınmazda bulunan ağaçların sayı ve cinsine göre taşınmaz kapama karışık meyve bahçesi niteliğinde olduğundan, taşınmazın bu vasfına göre değer biçilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda zemine ayrı, üzerindeki ağaçlar için ayrı değer biçildiğinden rapor hükme esas alınacak nitelikte değildir.
Bu itibarla taşınmaza karışık kapama meyve bahçesi niteliğine göre değer biçilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, bunun mümkün olmaması durumunda yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu katılımıyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, elverişsiz bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması,
2.Kabule göre ise; aynı yöreden Dairemize intikal eden ve taşınmazlara kuru tarım arazisi olarak değer biçen dosyalardaki bilirkişi raporlarında münavebe ürünleri olarak kabul edilen buğday, buğday samanı ve sılajlık mısırın dekara verim miktarları sırasıyla 500-450 ve 3000 kğ alınmasına rağmen, sulu tarım arazisi olarak kabul edilen dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde bu miktarlarında altında verim miktarları esas alınmak suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre düşük bedele hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir.
Davalı vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 09.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.