5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/3777 E. , 2014/14169 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sorgun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2012/400-2013/449
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar, hüküm kurmaya elverişli değildir.Şöyle ki;
1.)Arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilirken, dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça, yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir. Somut olayda; bilirkişi kurulunca, bu usulde bir değerlendirme yapılmadan, daha önce mahkeme kararı ile belirlenmiş miktarlar esas alınarak, bu miktarlar endekslenmek suretiyle değerlendirme yapılmış olup, burada serbest alım satım kuralından uzaklaşıldığından alınan raporlar hükme esas olamaz.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak ve taşınmaza yakın bölgelerdeki taşınmazlara ilşkin kesinleşmiş mahkeme kararlarının değerlendirmede nazara alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2.) Kabule göre; dava konusu taşınmazda kamulaştırmadan geri kalan bölümün, imar planında park ve yol alanında kalması nedeniyle Belediye tarafından kamulaştırması yapılıp değeri biçileceğinden, inşaata elverişli olmaması bu özelliğinden kaynaklandığından değer düşüklüğü verilemeyeceğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Bu nedenle davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.