3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2011/7299 E. , 2011/7412 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.511,00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili: Müvekkilinin davalının işletmeciliğini yaptığı oteline tatil yapmak amacı ile 25/07/2007 tarihinde geldiğini ve 203 numaralı odasında eşi ile birlikte bir gün kalmak üzere anlaştıklarını, odanın kapı ve pencerelerini kilitleyerek uyuduklarını sabah uyandığında kamerasının, 400,00 TL nakit parasının ve cep telefonunun çalındığını anladığını, müvekkilinin olayı otel yönetimine bildirdiğini, aynı gün aynı otelde başka bir odada kalan otel müşterilerinin bir kısım paralarının ve telefonlarının çalındığını, müvekkilinin suçlu ya da suçluların kim olduklarını bilmediği için otel görevlileri ve yetkilileri hakkında şikayetçi olmadığını, bildirerek müvekkilinin uğramış olduğu toplam 2.511,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kötüniyetli davranarak otel ücretini ödemeyen davacının zararını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının para ve eşyalarını makbuz mukabilinde otel kasasına teslim etmemesi nedeniyle bunların bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle BK. 478. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davacı ve eşinin davalıya ait otelde konakladığı, gece uyurken, kapalı kapıya anahtar uydurulmak suretiyle odaya girilip, para ve kıymetli eşyalarının çalındığı, sabahleyin davacı emniyete şikayete gittiği, ancak Jandarma olay yerine gelmiş ise de otel odasının temizlenmiş olması nedeniyle parmak izi araştırması yapılamadığı, aynı otelde başka şahıslarında aynı şekilde hırsızlık iddiası ile emniyete gittiği, davacının çalınan malzemelerinin faturalarını sunduğu, cep telefonunun imeil numarasından ertesi günü sahte evrakla Nevşehir’de ve sonrasında başka şahıslarca Bursa’da kullanılmaya başlandığı, bu konuda asliye ceza mahkemesine açılan davanın delil yetersizliğinden beraatla sonuçlandığı, fail aramasının devam ettiği, toplanan delillerden anlaşıldığı gibi bu hususlar tarafların da kabulündedir.
Davalı, sorumlu olmadığını savunmuştur. Ancak, yukarıda belirtildiği üzere davacının odasında uyurken, ya da odayı kilitleyerek dışarı çıkması üzerine anahtar uydurulmak suretiyle hırsızlık yapılmasında anahtarın konaklayan ve otel idaresi dışında hiç kimsede bulunmaması gerektiğinden, hırsızlık olayına rağmen zabıta araştırması yapılmadan oda temizletilmek suretiyle delillerin kararmasına yol açıldığından davalının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan BK. 478 ve 479. maddeleri gereğince; davalı hırsızlığın oluşumunu önlemek için gerekli tedbirleri aldığını, kendisine isnadı kabil bir kusur bulunmadığını ispat edemediğine ve kusurlu olduğuna göre, eşyalar kendisine teslim edilmemiş olsa dahi “ki davaya konu eşyalar ve para miktar ve değer itibarıyla normalde bir insanın yanında taşıması gereken miktarda olup, kasaya teslimi gerekecek kadar değerli olmadığından, davacının otel yönetimine teslimle sorumlu tutulması hayatın olağan akışına aykırıdır” davalı davacının oluşan zararının tamamından sorumludur. O nedenle, mahkemece yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.