5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve davalı ..., İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne .... sicil numarası ile kayıtlı .... Limited Şirketi'nde %50 şer oranında hissedar iken, sahip oldukları hisseleri Bakırköy .... Noterliği'nin 10/06/2010 Tarih ve .... sayılı "hisse devri ve temlik sözleşmesi" ve aynı tarihli "taahhütname" ile davalılara devrederek şirket ortaklığından ayrıldıklarını, Şirket hisselerinin 10/06/2010 tarihli devrinden sonra ... Başkanlığı, 03/11/2014 tarihinde .... ve ... dönemlerine ilişkin ...... şirketini "Sahte Belge Kullanma" gerekçesi ile incelemeye almış ve akabinde vergi ziyai ve özel usulsüzlük cezalarını kestiğini, İdarenin bu ceza ihbarnamelerine muhatap olan dava dışı yeni hissedarlar ......
10/06/2010 tarihli taahhüt ve devir sözleşmesine dayanarak vergi cezalarının ve taahhütnameden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili için İstanbul ..... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası ile müvekkil ve davalı aleyhine takip başlattığını belirterek; davanın kabulü ile, müvekkilimin İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı icra dosyalarına fazladan yaptığı 55.162,70TL ödemenin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın işbu davaya konu ettiği alacak ,6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'dan kaynaklı olup, asla kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilime rücu etmesine dayanak sağlayan müteselsil borçluluk ilişkisi 6102 Sayılı Türk ret Kanunu'ndan değil, 6183 sayılı Kanun'dan ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndan doğmaktadır. Dolayısıyla huzurdaki davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkemenizin görevsizliği yönünde hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Üçüncü kişilerin davacı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine yine davacı yanın süresinde itiraz etmemiş olmasından dolayı kesinleşen takibin sonuçlarının haksız şekilde müvekkilime ödetilmeye çalışıldığı, taraflar arasındaki hukuki ilişkiler irdelendiğinde anlaşılacaktır. Öncelikle, dava dışı üçüncü kişiler olan .... davacıdan talep ettikleri alacağı İstanbul ..... İcra Müdürlüğü .... sayılı dosya kanalıyla müvekkilimden de talep etmişlerdi. Ancak müvekkilim yasal süresi içerisinde haklı gerekçelerle mezkur dosyaya itiraz dilekçesini sunmuştur. İşbu dilekçe ekinde sunmuş olduğumuz sözleşme (EK-2 Sözleşme) gereği müvekkilim ..., davacı ..., dava dışı üçüncü kişiler .... arasında şirket hisselerinin devri ve dağılımına ilişkin yazılı bir anlaşma düzenlenmiştir. Yine müvekkilim ile davacı yan arasında Eyüp .... Noterliği 28.04.2009 tarih, ..... yevmiye numaralı limited şirket hisse devri sözleşmesi (EK-3) imzalanmıştır. Bu nedenle davacı yanın müvekkilimin şirketin %50 ortağı olduğu yönündeki beyanları gerçeğe aykırı olup mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, bilirkişi ..... sunduğu 21/09/2022 tarihli raporunda özetle; " Türkiye Ticaret Sicil kayıtlarında yapılan incelemede; Şirkette olan 50.000.-TL bedelli hisselerini 2010/02 sayılı 10.06.2010 tarihi Ortaklar Kurulu Kararı ile ...'ın ......'a, ...'in .......'a devretmek üzere karar aldıkları, Bakırköy .... Noterliği'nin 10.06.2010 tarih ve .... yevmiye nolu hisse devri sözleşmesi ile; (...'ın ......'a, ...'in ....'a ) mevcut hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, bunun 22.06.2010 tarih ve .... sayılı TTSG'de ilan edildiği, Ancak bunun öncesinde; ...'in, 28.04.2009 tarih ve .... yevmiye nolu Eyüp ..... Noterliği'nin hisse devri sözleşmesi ile mevcut hissesinin 10.000TL'sini ...'a devrettiği, ve fakat buna ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapılmadığı, 03.11.2014 tarihinde Maliye Bakanlığı VDK Marmara Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nca yapılan incelemede şirketin incelenen 2019/12-2010/01,02,03,04,05 dönemlerinde “Sahte Belge Kullanma” gerekçesi ile inceleme yapılarak rapor düzenlendiği, davacı tarafından; İstanbul .... İcra Dairesi'nin ..... E sayılı dosyası için 12.07.2021 tarihinde 25.160TL, İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ..... E sayılı dosyası için 08.07.2021 tarihinde 85.165,41TL Bedelin ödendiği, Kanaatime göre şirkette %50 paya sahip olduğu görülen davalının; 25.160485.165,415 55162,705.-TL bedelin davalı tarafından katlanılması gereken bedel olabileceği, davacı tarafından ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar faiz talep edebileceğini" belirtmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ve davalının ortağı olduğu dava dışı ...... Şirketi hisselerini devretmeleri üzerine davacının devir alan kişilere ödediği, devretmeden önce oluşan vergi borçlarını ve taahhütname gereği cezai şartı davalıdan rücuen tahsil edip edemeyeceği, davalının şirket hissesinin %20 oranında olup olmadığı noktalarındadır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre davacı ve davalı şirkette %50'şer paya sahip olduğu anlaşılmıştır. Kesinleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas, ..... karar sayılı ilamı ile davacı ve davalının davaya konu vergi borçlarından birlikte sorumlu oldukları tespit edilmiştir. İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ....
E. Sayılı takip dosyasında davacı tarafın 12/07/2021 tarihinde 25.160,00 TL, 08/07/2021 tarihinde 85.165,41 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ve davalının ortağı olduğu dava dışı ...... Şirketini devretmeden önce oluşan vergi borçları ve taahhütname gereği cezai şart bedelinden birlikte sorumlu oldukları ve davacının hissesi oranında davalıdan ödediği bedeli talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne 55.162,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, işbu miktarın 12.580TL'sine 12/07/2021, 42.582,70TL'sine 08/07/2021 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın Kabulü ile; 55.162,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, işbu miktarın 12.580TL'sine 12/07/2021, 42.582,70TL'sine 08/07/2021 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
2.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.768,16TL ilam harcından peşin alınan 942,05TL harcın mahsubu ile bakiye 2.826,11TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4.Davacı tarafından sarf edilen 900,00TL bilirkişi ücreti, 230,70TL posta masrafı, 59,30TL başvuru harcı, 942,05TL peşin harç olmak üzere toplam 2.132,05TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/10/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.