1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ...tarihinde ... numaralı abonelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ifa yerinin ... İlçesi, ... Köyü olan davacı tesisine 28/02/2012 tarihinden 25/08/2015 tarihine kadar elektrik tedarikinin davalı tarafından sağlandığını, davalının tüketicinin bağlı bulunduğu dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ... tarifesi üzerinden %26.50 oranında indirim uygulayacağı taahhüdünde bulunduğunu, müvekkilinin 2015 yılında kendisine herhangi bir indirim indirim yapılmadığını tespit ettiğini, abonelik sözleşmesini sonlandırdığını, davalının müvekkiline Erken Fesih Tazminat Bedeli başlığı altında fatura düzenlediğini ve 07/09/2015 tarihinde tahsil ettiğini, davalının neye ve hangi orana göre 2.908,91 TL fesih bedeli bulduğunun belli olmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla Sözleşme Erken Fesih Tazminat Bedeli ile %26.50 indirim oranından kaynaklı bedellerin ödendiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmede yer alan hükme rağmen faturalarda %26,50 oranında indirim uygulanmadığını tespit ettiğini iddia ettiğini, davacı fatura ve tarife üzerinden yapılacak basit bir matematik hesabı ile uygulanmadığını iddia ettiği değeri tespit edebileceğini, davacının ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği haksız fesih tazminatının iadesini istediğini ve dava değerini bu bedel olarak 2.908,91 TL gösterdiğini ancak davanının talep ettiği alacak kaleminin bununla sınırlı olmadığını, davacı uygulanmadığını iddia ettiği %26,50 indirimi oranı nedeniyle ödediği bedellerin tespiti ile iadesini talep ettiği ancak bu alacak talebine ilişkin dava değeri göstermediğini ve harç yatırmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine, birim satış fiyatları ve indirim oranının sabit olmadığı taraflar arasında münakit özel hukuk sözleşmesi ile kabul edildiğinden, davacı basiretli bir tacir olarak bu sözleşme hükümleri ile bağlı olduğundan, faturalara süresi içerisinde itiraz etmeyen davacının faturaları kabul etmiş sayılacağını, davacı münakit sözleşmeyi, süresinden önce ve sözleşmede belirlenen usule aykırı biçimde, müvekkile hiçbir bildirimde bulunmaksızın haksız biçimde feshettiğinden, müvekkilin mahrum kaldığı kârı, erken fesih tazminatı adı altında talep etme hakkı bulunduğunu, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, HMK m.106 anlamında tespit ve istirdat davasıdır.
Davacı, ... numaralı elektrik abonesi olduğunu, aboneliğin ... İlçesi ... köyü büyükbaş hayvan yetiştirme tesisinde kurulu olduğunu, davalı ile akdettikleri 28/02/2012 tarihli sözleşme ile davalının elektrik tedariki edimini üstlendiğini ve bu kapsamda 22/02/2012-25/08/2015 tarihleri arası elektrik sağlandığını ancak sözleşme ile lisanslı dağıtıcının ... tarifesi üzerinden %26,50 oranında indirim uygulanacağının taahhüt edildiğini ve kendilerinin de bu nedenle davalıyla sözleşme yaptığını ancak yaptığı araştırmada davalının kendisine herhangi bir indirim yapmayarak tahsilat yaptığını öğrendiğini, bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshinden dolayı davalının kendilerine erken fesih tazminatı bedeli olarak fatura düzenlediğini ve kendilerinin faturaya konu borcu icra baskısı altında 07/09/2015 tarihinde ödemek durumunda kaldığını, ancak davalının kendilerinden erken fesih tazminatı olarak belirlediği 2.908,91 TL'nin hiçbir veriye dayanmadığını, sözleşme hükmüne göre belirlenmiş ise sözleşme hükmünün 6098 sayılı TBK'nın 20-21.maddesiyle düzenlenen genel işlem şartı hükümlerine aykırı olduğunu, niteliği gereği davalının davacıdan ne kadar fazla tahsilat yaptığının tespiti mümkün olmadığından sözleşme erken fesih tazminatı bedeli ile sözleşme gereği yapılması gereken %26,50 oranında indirimin yapılmaması nedeniyle fazladan yapılan tahsilatların tespiti ile tahsilatların yapıldığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği görülmektedir.
İhtilaf, davalının taraflar arasında akdedilmiş olan 28/02/2012 tarihli sözleşme gereği uygulaması gereken %26,50 oranındaki indirimi uygulayıp uygulamadığı, uygulamamış olması halinde fazladan yaptığı tahsilatların miktarı ile sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşmeyi erken fesih bedelini talebinin mümkün olup olmadığı ve varsa miktarı yoksa iadesi gereken miktarın tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememiz 22/10/2018 tarih 2017/708 Esas ve 2018/1044 Karar sayılı kararı ile '' mahkememizce mali müşavir bilirkişi Emine Şen ve elektrik mühendisi...'ten alınan 07/09/2018 tarihli bilirkişi raporu ile; dava dosyası davacının ticari defterleri, tüketim faturası ve ödeme ekstreleri üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacının 2012-2015 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri de dahil usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle davacı lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, tüketmiş olduğu elektrik enerjisinden kaynaklanan faturalar ile sözleşme erken fesih tazminatı nedeniyle düzenlenen faturanın davacının defterlerine kayıtlı olduğu, sadece tüketim bedelinden kaynaklanan ... tarih-... nolu tüketim faturasının davacı defterinde kayıtlı olmadığı ve ancak bu faturanın davalı tarafından sunulan ödeme ekstreleri itibariyle ödenmiş olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında akdedilmiş olan "elektrik enerjisi satış sözleşmesi"'nin 5.maddesi ile elektrik faturalarındaki diğer tüm dağıtım sistemi kullanıcıları ticarethane perakende tek zamanlı tarifesi üzerinden %26,5 oranında indirim uygulanacağının öngörüldüğü ve ancak davalı tarafça indirimin doğru uygulanmaması neticesinde 2012-2015 yıllarında ve örnekleri dosyada bulunan faturalar itibariyle davacıdan 5.245,84 TL fazla tahsilat yaptığı ve sözleşmenin 10.1.1.maddesinde ise taraflardan birinin sözleşmenin herhangi bir maddesini ihlal etmesi halinde diğer tarafın sözleşmeyi feshetme yetkisine sahip olduğunun öngörüldüğü, davalının sözleşme gereği yapması gereken indirimleri yapmaması nedeniyle davacının sözleşmeyi feshetmede haklı olduğu bu nedenle davalının 25/08/2015 tarihli fatura ile tahakkuk ettirdiği erken fesih tazminatı olan 2.908,91 TL 'nin davacıdan tazmin edilmemesi gerektiği, tüm bu nedenlerden davalı tarafından (5.245,84 TL + 2.908,91 TL = 8.154,75 TL) 8.154,75 TL iade etmesi gerektiği, mahkemece ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren faiz tahakkuk ettirilecek olduğunda ödeme tarihleri ile dava tarihi arasında ticari faiz üzerinden saptanan işlemiş faiz miktarının 1.835,08 TL olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.2.maddesinin "elektrik enerjisinin birim satış fiyatı tedarikçinin tüketiciye sattığı elektrik enerjisinin (aktif enerji) birim satış fiyatı (TL/KWH) tüm zaman dilimlerinde aynı olmak üzere tüketicinin bağlı olduğu dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin; 1-...üzerinden %26,50 (yüzdeyirmialtınoktaelli) indirim yapılmasıyla bulunacaktır." şeklindeki hükmüyle davalının davacıya indirimli enerji tedarik etme taahhüdünde bulunduğu bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davalının bu taahhüdüne uygun davranmadığı görülmektedir.
Davacı taraf 21/09/2018 tarihinde sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile müddeabih değerinin 5.245,84 TL arttırmak suretiyle toplam 8.154,75 TL 'nin iadesini talep etmiştir.
Dosya kapsamı ve yaptırılan bilirkişi incelemesi ile alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğundan davanın kabulü ile 2.908,91 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren 5.245,84 TL ise 21/09/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 md. öngörülen avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.
Davalının bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 02/03/2021 tarih 2019/722 Esas ve 2021/605 Karar sayılı kararı ile ''HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki bilgi ve belgelere göre , taraf şirketler arasında 28/02/2012 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesiimzalandığı, sözleşmenin 4. maddesinde süresinin elektrik satışının başladığı tarihten itibaren l(bir) yıl olacağı, sözleşme taraflardan birinin sözleşmenin bitiminden 3(üç) ay önce fesih ihbarında bulunmamış olması kaydı ile aynı şartlarda birer yıllık dönemler halinde kendiliğinden uzayacağı şeklinde belirtildiği görülmüştür.
Davacı tarafın 05.11.2015 tarih ve 35149 nolu ihtarnamesi ile sözleşme bitim tarihinden iki ay önce sözleşme fesih bildiriminde bulunduğu ve yeni dönem için yeni tedarikçi olarak ... A.Ş. ile 03.11.2015 tarihinde tedarik sözleşmesi yaptığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.2.maddesinin "elektrik enerjisinin birim satış fiyatı tedarikçinin tüketiciye sattığı elektrik enerjisinin (aktif enerji) birim satış fiyatı (TL/KWH) tüm zaman dilimlerinde aynı olmak üzere tüketicinin bağlı olduğu dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin; 1-... tarifesi üzerinden %26,50 indirim yapılmasıyla bulunacaktır." şeklindeki hükmüyle davalının davacıya indirimli enerji tedarik etme taahhüdünde bulunmuştur. Sözleşmenin 9.1.6. Maddesinde "tüketici sözleşmenin yürürlükte bulunduğu dönem içerisinde ,tedarikçinin elektrik enerjisi vermek istememesi ve/veya verememesi halleri dışında ,başka bir tedarikçiden elektrik enerjisi satın alamaz" şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda , taraflar arasında akdedilmiş olan "elektrik enerjisi satış sözleşmesi"'nin 5.maddesi ile elektrik faturalarındaki diğer tüm dağıtım sistemi kullanıcıları ticarethane perakende tek zamanlı tarifesi üzerinden %26,5 oranında indirim uygulanacağının öngörüldüğü ve ancak davalı tarafça indirimin doğru uygulanmaması neticesinde 2012-2015 yıllarında ve örnekleri dosyada bulunan faturalar itibariyle davacıdan 5.245,84 TL fazla tahsilat yaptığı tesbit edilmiştir.
İstinafa konu davada ,davacı tarafça davalının indirim uygulamadığı gerekçesiyle sözleşme feshedilmiş,davalı da bunun üzerine Erken Fesih Tazminat Bedeli başlığı altında fatura düzenlemiştir.
Davalı tarafça , cevap dilekçesinde davaya konu faturanın düzenlenme sebebinin ,erken ve haksız fesih sebebiyle kar kaybına ilişkin olduğu açıklanmış,bu talebinin dayanağının TBK hükümleri olduğunu açıklamıştır . Ne var ki, Mahkemece, davacının sözleşmeyi ,sözleşmenin 10. maddesindeki düzenlemeye uygun şekilde feshedip etmediği hususunun ,(fesih ihtarnamesi ve tebliğ tarihi incelenerek,sözleşmenin bitim tarihine göre ne kadar süre yönünden erken feshedildiği tesbit edilerek) yine sözleşmede yazılı bulunan bu düzenlemeye göre değerlendirmesi yapılmadığı gibi , davacının faturanın tanzim sebebi olarak cevap dilekçesinde de ileri sürdüğü "kar kaybı " talebi yönünden de değerlendirme ve inceleme yapılmamış ve karar gerekçesinde açıklanmamış olması ,HMK 353/1-a-6. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu sebeple ,davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın,
HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi'' şeklinde karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrası mahkememiz işbu sayılı dosyasında 13/10/2021 tarihli duruşma tutanağında, dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile davacı tarafın sözleşmenin feshi ile bir yıllık uzama süresi kapsamında geriye kalan süre bakımından davacıdan talep etmiş olduğu ve davacı tarafından da ödenmiş olan kar yoksunluğu tazminatı bakımından davalı defter ve belgeleri incelenmek suretiyle davalının sözleşme devam edecek olsa idi fiilen elde edecek olduğu kar miktarının (indirimli fiyatlar nazara alınmak suretiyle) ne kadar olduğu ve fesih nedeniyle davalının alternatif aboneler bulup bulmadığı, ve ne kadar sürede yeni abonelikler tesis edecek olması hususu nazara alınmak suretiyle bu süre bakımından yoksun kaldığı kar bakımından ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mali Müşavir ...ve Elektrik-Elektronik Mühendisi ...tarafından hazırlanan 16/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dava dosyası, davalı ticari defter ve belgeleri üzerinden yapılan incelemede, Davalı 2012, 2013, 2014 yılı ticari defterlerinin TTK 64/3 maddesi gereği noter açılış tasdikleri ile yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin kanuni süreleri içinde yaptırıldığı, 2015 yılında e-defter mükellefi olduğu, açılış onayı yerine geçen Ocak/2015 ile kapanış onayı yerine geçen Aralık/2015 e-defter beratlarının kanuni süreleri içinde oluşturulup imzalanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yine kanuni süreleri içinde yüklendiği, envanter defterine ait noter açılış tasdikinin kanuni süresi içinde yaptırıldığı görülmekle ilgili yıllar defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edebileceği görülmüş olup takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemenin Sözleşmenin feshiyle, indirimli fiyatlar nazara alınmak suretiyle kalan sözleşme süresi bakımından, sözleşme devam edecek olsa idi davalının fiilen elde edecek olduğu kar miktarının tespiti tarafımızdan istenmişse de, Yargıtay'ın 2019/722 Esas No 2021/605 Karar No'lu kararında yer alan (Noter belli değil) 05/11/2015 tarih 35149 nolu ihtarname dava dosyası içinde mevcut olmadığından verilen karar yönünden inceleme ve hesaplama yapmak mümkün olmadığı, İhtanamenin celp edilmesi halinde hesaplamanın yapılabileceği, Sayın Mahkemenin kararında fesih nedeniyle davalının alternatif aboneler bulup bulmadığı ve ne kadar sürede yeni abonelikler tesis edecek olması hususu nazara alınmak suretiyle bu süre bakımından yoksun kaldığı kar bakımından inceleme yapılması yönündeki kararına davalının talebimize cevap vermediği, yeni abonelikler hususunda bilgi paylaşımı yapılmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin 18/05/2022 tarihli duruşma tutanağında, 1 nolu ara kararın ifasından sonra dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile ön raporda belirtilen ... tarih ve ... yevmiye numaralı noter evrakının mevcut olmadığı var sayılmak suretiyle önceki ara karar doğrultusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mali Müşavir ... ve Elektrik-Elektronik Mühendisi ... tarafından hazırlanan 02/11/2022 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda özetle;
Davacı tarafın sözleşmenin feshi ile bir yıllık uzama süresi kapsamında geriye kalan süre bakımından davalının sözleşme devam edecek olsa idi fiilen elde edecek olduğu kar miktarının, son elektrik alımı yapılan aydan 12 ay geriye gidilmek suretiyle yapılan incelemede en yüksek fatura bedeli olan Ocak/2015 dönemi 2.582,47 TL olabileceği, kar miktarının ödenip ödenmeyeceği hususundaki takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalının davacıdan Sözleşme erken fesih Tazminat bedeli olarak 2.908,91 TL faturalandırarak tahsil ettiği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede taraflar arasında "Elektrik enerjisi Satış Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmenin 4. Maddesinde "sözleşme süresinin elektrik enerjisi satışının başladığı tarihten itibaren 1 yıl olacaktır. Sözleşme taraflardan birinin sözleşmenin bitiminden 3 ay önce fesih ihbarında bulunmamış olması kaydıyla aynı şartlarla birer yıllık dönemler halinde kendiliğinden uzayacaktır."
Sözleşmenin 10. Maddesinde tarafların sözleşmeyi feshetme hakkı düzenlendiği m.10.1.1. Bendinde "Taraflardan biri iş bu sözleşmenin herhangi bir maddesini ihlal ederse diğer taraf 15 gün içinde giderilmesini ihtar eder. Bu ihtara rağmen ihlalin giderilmemesi halinde ikinci bir ihlal ile taraflar sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir." ifadesinin yer aldığı anlaşılmıştır.
BAM bozma ilamında da sözleşmenin 10. Maddesindeki düzenlemeye uygun feshedilip edilmediği hususunda fesih ihbarnamesi ve tebliğ tarihi incelenerek sözleşmenin bitim tarihine göre ne kadar süre yönünden erken feshedildiğinin tespiti yönünden dosya kapsamında davacı tarafın davalı şirketin %26.50 oranında indirim uygulayacağı taahhüdünde bulunduğunu halde bulunmadığından bahisle davalının herhangi bir indirim yapmadığından abonelik sözleşmesini sonlandırdığını dava dilekçesinde beyan ettiği ancak sözleşmenin feshine ilişkin davalı tarafa ihtarda bulunmadığı buna ilişkin elinde belge olmadığı anlaşılmakla davalı tarafa ilk ihlal için ihtarda bulunup durumu düzeltmesini talep ederek tekrar durumun düzelmemesi halinden ikinci ihtar ile sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olacağı açıktır. Ancak davacı bu maddeye uygun ihtarları yapmadan sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle davalıya ödenen 2.908,91 TL sözleşme erken fesih tazminat bedelinin geri ödenmesini talep edemeyeceği anlaşılmakla davacının bu talebi yönünden davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın davalının indirim uygulamadığı 28.02.2012- 25.08.2015 tarihlerine ilişkin ödenen faturalarda %26.50 indirim yapılması gerektiği hususlarında sözleşme kapsamında usule uygun davalı şirkete yapılan ihbar ve fesih bildirimi bulunmadığı bu nedenle davacının 28.02.2012- 25.08.2015 tarihlerine ilişkin ödenen faturalarda %26.50 indirim yapılmaması nedeniyle sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğu bu nedenle davacının "Sözleşme Erken Fesih Tazminat Bedeli"ni davalıdan isteyemeyeceği, davacının yasal süreye uymadan sözleşmeyi feshederek yalnızca 2015 yılına değil geriye dönük itiraz etmediği sözleşmenin kuruluşu itibariyle 2012 yılına kadarki fatura bedellerine uygulanmayan indirim bedellerini talep edemeyeceği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacı tarafa sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle mahrum kaldığı karı talep etme hakkının olduğu ve davacıya bu durumun erken fesih tazminatı altında yansıtıldığını beyan ettiği bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda ihtara ilişkin evrakların sunulmaması nedeniyle ve davalı tarafın yeni aboneliklere ilişkin bilgi paylaşımı yapılmadığından hesaplama yapılamadığı; alınan son ek raporda da davacı adına tahakkuk ettirilen en yüksek fatura bedelinin 2015 Ocak ayına ait olduğu 2.582,47 TL olabileceği belirtilmiştir.
Davacı şirkete davalının uzatılmış sözleşme süresi kapsamında elektrik hizmeti vereceğini taahhüt ettiği ancak 2015 yılında davacının sözleşme süresinin bitiminden önce gerekli ihtarları yapmadan sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle alınan ek rapor itibariyle davacının adına tahakkuk ettirilen en yüksek fatura bedelinin 2015 Ocak ayına ait olduğu 2.582,47 TL kar kaybı olabileceği belirtilmesi nedeniyle tahsil edilen 2.908,91 TL sözleşme erken fesih tazminat fatura bedelinin yerinde olduğu fahiş bir fark bulunmadığı anlaşılmakla davacının tüm taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcının peşin yatırılan 97,70 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 172,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.908,91 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 97,70 TL
Karar Harcı : 269,85TL
Noksan Harç : 172,15 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 250,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 000,00 TL
Posta Giderleri : 00,00 TL