Esas No
E. 2011/7048
Karar No
K. 2011/10545
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

3. Hukuk Dairesi         2011/7048 E.  ,  2011/10545 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6.541,47 lira alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dilekçesinde; dava dışı ... ile müvekkili banka arasında imzalanan 27.07.2006 tarihli Tüketici Kredisi sözleşmesinde davalının da kefil olarak yer aldığını, kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname tebliğ edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmayınca davalı ve asıl borçlu hakkında icra takibine başlanıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; haksız itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının kefil olması nedeniyle yapmış olduğu ödemelerin krediyi kullanan asıl borçlunun davacı bankaya olan başka borçlarına aktarıldığını, oysa davaya konu sözleşme haricinde davalının asıl borçlu lehine verilmiş bir kefaletinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, 4822 sayılı kanun ile değişik 10. maddesinde ise tüketici kredisi “Tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredi” olarak tanımlanmıştır. Diğer taraftan aynı kanunun 23.maddesinde ise, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.

Bir hukuki işlemin 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı kanunun değişik 10. maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, davaya bakılarak işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog