5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/9593 E. , 2014/18673 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/07/2013
NUMARASI : 2012/897-2013/539
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların hazine adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm,davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1.Aynı kamulaştırma nedeniyle kamulaştırılan komşu taşınmazların, sulu tarım arazisi olarak kabul edildiği ve davalı tarafın savunmaları da dikkate alınarak dava konusu taşınmazın sulanma imkanına sahip olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taşınmazın acele kamulaştırma dosyasında "devlet eliyle yapılmış sulama tesisi olmadığından kuru tarım arazisi" kabulü gerekçe gösterilerek taşınmazı kuru tarım arazisi kabul ederek değer belirleyen rapora göre eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2.Aynı yöreden Dairemize intikal eden ve taşınmazlara kuru tarım arazisi olarak değer biçen dosyalardaki bilirkişi raporlarında münavebe ürünleri olarak kabul edilen buğday, buğday samanı ve sılajlık mısırın dekara verim miktarları sırasıyla 500-450 ve 3000 kg alınmasına rağmen, kuru tarım arazisi olarak kabul edilen taşınmazın değerinin tespitinde bu miktarlarında altında verim miktarları esas alınmak suretiyle düşük bedele hükmedilmesi.
3.Dava konusu taşınmaz baraj gölü altında kaldığından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde, 4721 sayılı T.M.K. 999. madde uyarınca da terkine ilişkin hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.