3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Av. ... - ...
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalının maden sahalarından alınacak numunelerde çeşitli analizlerin yapılması hususunda 08.06.2020 tarihinde sözleşme ilişkisi kurulduğunu, bu ilişkiye ilişkin müvekkilinin sunduğu icap niteliğindeki teklif formunun davalı tarafından kabul edilerek kaşelenmesi ve imzalanması neticesinde yazılı sözleşme ilişkisi doğduğunu, müvekkili, söz konusu sözleşmenin kurulmasının üzerine bu ilişkiden doğan borç ilişkisi için birden fazla fatura düzenlediğini, faturaları usulüne uygun biçimde davalıya gönderildiğini, davalı kendisine gönderilen altı adet fatura bedelini müvekkiline ödediğini, fakat borçlu bir kısım faturalarda belirtilen tutarları müvekkile ödemediğini, bu faturaların 17.02.2021, 12.05.2021, 03.06.2021 ve 30.06.2021 tarihlerinde davalıya gönderdiğini, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmiş, numuneler üzerinde çeşitli tahliller yaparak analiz raporunu hazırlayıp borcunu ifa ettiğini, buna rağmen fatura alacaklarını tahsil edemeyen müvekkili, davalı aleyhine takip başlattığını, davalının haksız olarak borca ve ... yetkisine itiraz ettiğini, borçlu itirazın iptali ile borçlu aleyhine en az %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin yerleşim yeri adresi .... olup .... yetki çevresinde olduğunu, bu sebeple yetki itirazında bulunduklarını, .... Sayılı dosyası iş bu dosyanın sonucunu doğrudan etkileyeceğinden dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin davacıya icra takibinde talep edilen tutarda borcu olmadığını, icra takibine yapılan itiraz haklı olduğunu, davacı tarafından verilen hizmet eksik ve hatalı olup ücrete hak kazanılamadığını, icra takibine konu alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olduğunu, müvekkilinin itirazı son derece haklı olduğu gibi icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, icra takibinde işlemiş faiz talep edilmesi yerinde olmadığı gibi talep edilen faiz oranı da fahiş olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, davacı aleyhine asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-11/03/2022 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -Teklif Formları, Faturalar, Elektronik posta yazışmaları, -Davacı ve davalı ticari defter ve bağlı kâğıtları, -.... getirtilen Ba- Bs Formaları, -.... E. sayılı takip dosyası,
-Talimat Mahkemesinden alınan 20/04/2023 günlü bilirkişi raporu, -Mahkememiz tarafından alınan 08/08/2023 günlü bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 96.592,00-TL asıl alacak,13.210,58-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 109.802,58-TL'sının tahsili için .... E sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67)
Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile; müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ... yetkisine, takibe konu borca ve ferilerini itiraz ettiklerini.. bildirmiştir.
Davalı vekilinin ... yetkisine ve .... mahkemelerinin yetkisine yaptığı itiraz değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki takip/dava, sözleşme kapsamında -faturaya- dayalı alacak talebi olmakla, para borcunun ifa yerinin Türk Borçlar Kanunun 89.mad kapsamında alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olup, davacı şirket işlem merkezinin .... adresi olduğuna göre, davalı tarafından sözleşme ilişkisinin de inkar edilmemesi dikkate alındığında davalının ... yetkisine ve mahkemenin yetkisine yapmış olduğu itirazların ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin dava şartı eksikliği itirazının yerinde olmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının olduğu, itirazın iptali davalarında hak düşürücü süre olan 1 yıllık sürede davanın açıldığı, tarafların tacir olması alacağın ticari ilişkinden ileri geldiği mahkememizin TTK'nu 4.maddesi gereği görevli olduğu, husumetin doğru yönlendirildiği anlaşıldığından cümle itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilip reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin zamanaşımı def'inin değerlendirildiğinde;
TBK'nın 146 Maddesi gereğince alacağın 10 yıllık zamanaşınına tabi olduğu, alacak talebine konu faturaların 17.02.2021, 12.05.2021, 03.06.2021 ve 30.06.2021 tarihleri ve davanın açıldığı tarih dikkate alındığında zamanaşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir. Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak 20/04/2023 ve 08/08/2023 tarihli bilirkişi raporları alınmıştır.
... Mahkemesine yazılan talimat aracılığıyla davalının ticari defter ve bağlı kağıtları üzerinde yapılan inceleme ile alınan 13/04/2021 tarihli SMMM bilirkişi raporunda; "...Davacı ...Ş. ile Davalı ... Mad. Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş. arasında ; Davacının düzenlediği faturalardan kaynaklanan cari hesaba dayalı uyuşmazlık konusunda, tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler ile davalının 2020-2021 yılları yasal ticari defterleri üzerinde inceleme ve değerlendirmelerim neticesinde;
Davalı ... A.Ş.’nin incelenen 2020-2021 yılları yasal ticari defterlerinin; 6102 sayılı TTK ve 213 sayılı VUK kanunu’nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun esaslarda tutuldukları, açılış kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yapılmış, onaylı oldukları, birbirini doğruladıkları ve sahipleri lehine delil niteliklerinde oldukları tespit edildiği,
Davalının mükellefi bulunduğu ..., Davacının düzenlemiş olduğu ve KDV öncesi aylık toplamları 5.000,00 TL. üstü olan alım faturalarını Form BA ile beyanda bulunduğu, söz konusu beyanları arasında 2021 Nisan ve Mayıs beyanlarına rastlanılmadığı, bu nedenle Dosya kapsamında görülen davacının Form BS beyanlarıyla, davalı beyanları arasında, söz konusu aylar itibariyle 3 belge ve 75.032,00 TL. fark bulunduğu, Esasen Sayın Mahkeme’nin müzekkere ile tarafların ... Müdürlüklerinden istediği beyanlarının dönüşünün olmadığı veya dosya kapsamında rastlanılmadığı için, taraflar arası beyan farkı veya örtüşüp örtüşmediği tespiti tam olarak yapılamadığı, Dosya kapsamında görülen ve son sayfası altında altında davalının kaşe ve imzasının bulunduğu 8 sayfalı ” TEKLİF FORMU” nun, sözleşme olarak kabulü, mahkeme’nin takdirinde olduğu, Nihai Karar Mahkeme’nin takdirlerinde olmak üzere ;
Davacının icra takibine konu 96.592,00 TL. toplam tutarlı ,davalı adına düzenlediği faturalarının, davalının incelenen 2020-2021 yılları yasal ticari defterlerinde kayıt görmüş oldukları ve yukarıda muavin defteri bakiyesinde görüldüğü üzere; Davacının davalıdan faturalardan kaynaklı, cari hesaba dayalı 96.592,00 TL. alacağının bulunduğu, Davacının muaccel olmuş alacağına ilişkin TBK md.117 göre ihtarname keşide etmediği, davalıyı temerrüde düşürmediği nedeniyle, davalıdan işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, Taraflar tacir olduklarından, 3095/2 sayılı yasaya istinaden davacının 96.592,00 TL asıl alacağına , 15.02.2022 takip tarihinden itibaren başlamak üzere % 15,75 ve değişen oranlarda, avans faizinin uygulanması gerekeceği..." bildirilmiştir.
Davacının ticari defter ve bağlı kâğıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 08/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...sonuç olarak; tarafların ticari defter kayıtları ve dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
Taraflar arasında faturadan kaynaklı ticari ilişkisinin bulunduğu, Alacağın istenmesi ile ilgili dosya kapsamında davalıya gönderilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığı bundan dolayı temerrüt faiz hesaplanması yapılmadığı, Ancak Türk Ticaret Kanunu 1530. Maddesine göre işlemiş faiz hesaplaması yapılmış olup takip ve dava konusu 4 faturanın 13.156,12-TL işlemiş faiz hesaplandığı,
Tarafların ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; alacağın dayanağı takip ve dava konusu 4 adet ... seri numaralı 34.496,00 TL, .... Seri numaralı 17.248,00 TL, .... Seri numaralı 21.560,00 TL ve .... Seri numaralı 23.288,00 TL tutarlı (21.560,00+34.496,00+23.288,00+17.288,00)=96.592,00 TL miktarlı faturalar tarafların ticari defter kayıtlarına kayıt edildiği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 96.592,00 TL alacaklı , davalının ticari defter kayıtlarına göre 96.592,00 TL davacıya borçlu göründüğü takip tarihi itibariyle 96.592,00 TL davacının alacaklı göründüğü..." bildirilmiştir.
Toplanan delillere göre; her iki taraf ticari defterleri usulüne uygun tutulduğu, lehlerine delil niteliğinde oldu, davacının alacağını, davalının ticari defter ve bağlı kâğıtları ile ispat ettiği anlaşılmakla, yukarda belirtilen 96.592,00-TL tutar kadar, davacının davalıdan alacaklı olduğu açıklığa kavuşmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı, alacaklı olduğu kısım için icra takibinden önce davalıyı BK. 101 maddesi anlamında usulüne uygun temerrüde düşürmediğine göre davacı tarafın icra takibinde istediği işlemiş faiz nazara alınmamıştır. Asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki ilişkinin TTK’ dan kaynaklanması nedeniyle avans faiz uygulanması gerekmiştir. Alacak baştan beri likit olmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
1.Davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasında; 96.592,00-TL asıl alacak ile ilgili borçlu itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yıllık değişen oranlarda (yıllık %17,25) ticari faizi ile birlikte takibin devamına,
2.İİK'nun 67/2.maddesi gereğince alacağın %20'si oranında 19.318,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 6.598,19 TL harçtan peşin alınan 1.875,16 TL harcın mahsubu ile eksik 4.723,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından peşin yatırılan 1.955,86-TL harç ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 5.747,50-TL yargılama giderinin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 5.000,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 13.210,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca .... bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 1.357,20 TL'nin davalıdan kalan 202,80 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8.HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30.10.2023 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]