5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2013/24435 E. , 2014/8079 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2013
NUMARASI : 2012/188-2013/380
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılara değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; kamulaştırılan taşınmazın zeminine değer biçilmesi bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1.Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan emsal taşınmazın satış bedeli yerine belediye tarafından bildirilen emlak rayiç değeri dikkate alınarak değer belirleneceği belirtmek suretiyle soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, yakın zaman içinde satışı yapılan, dava konusu taşınmaza benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2.Fen bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmazlardan 865 parselin kamulaştırmadan arta kalan C harfli 48,20 m2 kısmının yüzölçümü, geometrik durumu ve imar planındaki konumu dikkate alınarak tüm bedeline hükmedilmesi gerektiği ;dava konusu taşınmazlardan 864 parselin ise kamulaştırmadan arta kalan kısımlarının yüzölçümü, geometrik durumu ve imar planındaki konumu dikkate alınarak, bu kısımlarda değer azalışı olacağı gözetilmeden, değer azalışı kabul etmeyen bilirkişi raporuna göre az bedel tespiti, Doğru olmadığı gibi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 12.08.2012 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 24.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.