5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/9499 E. , 2014/20450 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İspir Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/07/2013
NUMARASI : 2012/52-2013/341
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki,
1.Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz ile somut emsal olarak alınan taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; emsal alınan 298 ada 8 ve 10 parselin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek değer biçildiği soyut değerlendirmelerle, bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan 298 ada 8 parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmazdan 44,33 kat, 298 ada 10 parselin ise 43,69 kat gibi emsal taşınmaz olamayacak surette büyük oranda daha değerli olduğu kabul edilerek değer biçilmesi doğru olmadığı gibi, belirlenen değere de itibar edilmeden soyut ifadelerle TL/m² değerinin 50 TL olacağını kabul eden rapor inandırıcı nitelikte değildir.
Bu itibarla; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması,
2.Arsa niteliğindeki taşınmaz kapama meyve bahçesi olduğundan, ağaçların yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2012 yılı kilogram satış fiyatı ve üretim masraflarına göre tespit edilecek net geliri esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı da uygulanmak suretiyle belirlenecek bahçe değerinden; taşınmazın zeminine, o yörede ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle ağaç bedellerinin tespit edilmesi gerektiği halde, bu yönteme uyulmadan hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Dava konusu taşınmazın tapu maliki A.. G..'in davadan önce vefat ettiği dosya kapsamındaki veraset ilamından anlaşıldığından, gerekçeli karar başlığında, davalı olarak, davada temsil edilen mirasçılarının gösterilmesi ve hükmün haklarında kurulması gerekirken ölü malik A.. G..'in davalı olarak gösterilmiş olması ve fark bedelin davalılara ( tapu maliki mirasçıları) veraset ilamındaki payları oranında ödenmesine karar vermek gerekirken hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yazılı olduğu şekilde tapu malikine ödenmesine karar verilmiş olması, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde taraflara iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.