11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/286
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/07/2020
NUMARASI : 2018/992 Esas 2020/270 Karar
DAVANIN KONUSU :İtirazın İptali
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.07.2020 gün ve 2018/992 Esas 2020/270 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... , ..., ..., ... A.Ş vekili ve davalı... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili, davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ... A.Ş. lehine diğer davalıların müteselsil kefaleti ile krediler kullandırıldığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine davacı banka alacağının tahsilini teminen Aydın İcra Müdürlüğünün 2018/24369 sayılı dosyasında davalılar hakkında haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalılarca borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini, davacı bankanın gayri nakit alacaklarının depo edilmesini, davalı borçluların Aydın İcra Müdürlüğünün 2018/24369 sayılı icra takip dosyasına yaptıkları itirazların iptali ile, inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... A.Ş, ..., ... ve ... vekili, Aydın Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı şirketin davacı bankadan ... BANK'a sunulmak üzere, 726.000,00 USD teminat mektubu alabilmek için kredi kullandığını, şirket ortakları arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle şirket kayıtlarının incelenemediğini, şirketin bakiye borcunun tam olarak belirlenemediğini,... Bank lehine düzenlenen teminat mektubunun paraya çevrildiği konusunda, davalı şirkete herhangi bir bilgi verilmediğini, alacaklı bankanın henüz doğmamış borç nedeniyle icra takibine başlamasının hukuki dayanağının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar... ve ...cevap dilekçelerinde; kredi kat sonrası kat ihtarnamesi hesap özeti, ihtiyati haciz kararı, icra takip dosyasındaki ödeme emri tebligatlarının usule uygun yapılmadığını, yasal sürede icra takibine de yetki ve esas yönünden itiraz edildiğini, İcra Müdürlüğünce yetki itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu, itirazın iptali davasının mahkemede açılarak yetki itirazının davacı tarafça zımnen kabul edildiğini, İzmir icra dairesinde bir takip yapılmaksızın mahkemede dava açılmasına yetki açısından itiraz edildiğini, dava konusu alacaklı banka takibinin meri teminat mektup bedelinin depo edilmesi yönünde bir talep olup alacağın yargılamayı gerektirir bir alacak olması sebebiyle bu hususta icra takibi yapılmasının mümkün olmadığını, bankanın öncelikle bir depo talep davası açıp bu dava lehine sonuçlanır ise bunu ilamlı takip konusu yapması gerektiğini, dolayısıyla yapılan icra takibi alınan ihtiyati haciz kararı ve tüm takip sürecinin iptali gerektiğini, davacı bankanın ticari defter ve kayıtlarının tek delil olduğunu, bunların aksine delil ibrazı yapılamayacağını, BK'nun 20-25 maddeleri uyarınca genel işlem koşulu mahiyetindeki davacı bankanın tek taraflı koşulları matbu sözleşme koşulu olarak imza altına aldırdıkları sözleşme koşullarının genel işlem şartları niteliğinde olduğunu, davanın öncelikle yetki yönünden, aksi halde esastan reddine, kötüniyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalıların Aydın İcra Müd. 2018/24369 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 726.000,00 USD gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesapta bloke edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili, yerel mahkemece gayrinakit alacak yönünden sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığından, kefillerin gayrinakit alacak yönünden sorumlu olamayacakları gerekçesi ile kefiller yönünden reddedilmiş ise de, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin 13.4 maddesinde tarafların tüm sözleşme hükümlerinin haklarında geçerli olacağını kabul ve beyan ettiklerinin hükme bağlandığını, İcra takibine konu 726.000,00.-USD bakiyeli teminat mektubu alacağının takip sırasında nakde dönüştüğünden, nakde dönüşme tarihi olan 19.11.2018 tarihinden ödeninceye kadar Kredi Sözleşmesi hükümleri uyarınca temerrüt faizi ve temerrüt faizin % 5 oranında gider vergisi ile birlikte tahsiline imkan verecek şekilde hüküm kurulması gerekirken gayrinakit alacağın deposuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... yönünden iki ayrı hüküm tesis edilmiş olmakla, yerel mahkeme kararının uygulanabilirliğini teminen işbu çelişkinin de takip talebindeki talebe uygun olarak giderilmesi gerektiğini, ayrıca bu davalı hakkında uygulanması gereken temerrüt faiz oranının yıllık % 73,875 olması gerekirken, anılan kefil yönünden sözleşme hükümlerine aykırı olarak yıllık %72 oranında temerrüt faizi uygulanmasının hatalı olduğunu, yerel Mahkemece yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de hükümde “müşteken ve müteselsilen” ibaresine yer verilmediğini, zorunlu dava arkadaşı olan davalıların yargılama gideri ve vekalet ücretinden de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili;yerel mahkeme hükmüne dayanak bilirkişi raporunda müvekkilin 11.416,65.TL nakit alacak ile bankaya sorumlu olduğu diğer kefiller..., ..., ..., ... ve ...'in ise 1.755.223,10.TL nakit alacak ile bankaya sorumlu olduğu belirtilmesine karşın, müvekkil ... aleyhine aynı kararda, tesis edilen iki farklı hükmün yerel mahkemenin hatasına dayanmakta olup, kararın kaldırılması gerektiğini, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde de, yerel mahkemece müvekkil hakkında iki ayrı hüküm tesis edildiğinin ve mahkeme kararının uygulanabilirliğini teminen işbu çelişkinin giderilmesi gerektiğinin ifade edildiği, müvekkilimiz lehine kaldırılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalılar ... , ... ve davalı şirket vekili; borçlu şirketin merkezi Aydın olup, kredinin bankanın Aydın Şubesinden kullanılması nedeniyle davada Aydın mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin, davacı bankadan ...bank'a sunulmak üzere 726.000 USD teminat mektubu alabilmek için kredi kullandığını, müvekkillerinden ...'in davaya konu kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihten sonra hasta olduğu anladığını, müvekkilinin hastalığının etkisi ile 28.03.2012 tarihinde intihar girişiminde bulunduğunu, Aydın 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/504 Esas sayılı dava dosyasında ...'in Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 14.03.2014 tarihli raporunda belirtildiği üzere cezai ehliyetinin olmaması nedeniyle CMK 223/3-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, babasının Aydın 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/558 Esas 2018/1387 Karar sayılı karaıyla ...'e TMK 429 maddesi gereğince yasal danışman olarak atanmasına karar verildiğini, Kredi sözleşmeleri sağlık kurulu raporlarından önceki bir tarihi taşımakta ise de, raporlara konu olan hastalığın çok önceki tarihlerde başlamasının mümkün olduğunu, bu durumun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle bu başvurunun yapılmasının zorunlu olduğunu, davaya konu kredi sözleşmelerinin imzaladığı tarihte müvekkilinin hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını, davaya konu olan borcun tamamı KGF tarafından ödendiğini, icra takibi ve dava açma yetkisinin de KGF de olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefillerden tahsili hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Yerel mahkemenin 22/01/2021 tarihli istinaf başvurusunun reddi kararıyla davalı ... tarafından istinaf nispi karar harcının yatırılmamış olması nedeniyle,
HMK'nun 344/1. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurma isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiğin ve iş bu ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından, davalı... yönünden herhangi bir istinaf incelemesi yapılmamıştır.
Somut olayda, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri uyarınca davalı kredi lehdarı şirkete toplam 15.000.000,00 TL tutarlı krediler kullandırıldığı, davalılar ..., ...,..., ...ve ... ’nin 17.07.2014 tarihli sözleşmede 5.000.000,00 TL, 05.04.2017 tarihli sözleşmede de 10.000.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000.000,00 TL tutarla, davalı ...’in ise 17.07.2014 tarihli sözleşmede 5.000.000,00 TL tutarla müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 03.08.2018 takip tarihi itibariyle depo sorumluluğunun devam ettiği belirtilmesine karşın, gerek davacı vekilinin beyan ve istinaf dilekçesinde, gerekse bir kısım davalılar vekili Av. ...'nin 01.11.2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde teminat mektubu bedeli olan 726.000 USD'nin 19.11.2018 tarihinde davacı banka tarafından ödendiğinin belirtildiği, bu şekilde taraf vekillerince söz konusu gayri nakdi alacağın nakdi alacağa dönüştüğü dile getirilmesine karşın, mahkemece, İcra takibine konu 726.000,00 USD bedelli teminat mektubu alacağının takip sırasında nakde dönüşüp dönüşmediği hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığı, diğer taraftan gerekçeli kararın hüküm fıkrası incelendiğinde davalılardan ... yönünden iki ayrı hüküm tesis edildiği, bu hususun kararın infazında tereddüt yaratacağı, davalı ...'in ise davaya konu kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihten sonra akıl hastası olduğunun ileri sürüldüğü, hatta Aydın 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/504 Esas sayılı dava dosyasında ...'in Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 14.03.2014 tarihli raporu uyarınca cezai ehliyetinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verilerek, Aydın 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/558 Esas, 2018/1387 Karar sayılı kararıyla kendisin TMK 429 maddesi gereğince yasal danışman atandığının belirtildiği, mahkemece sözleşme tarihi itibarıyla bu davalının hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bu şekilde yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiği, bu yönüyle taraf vekillerinin istinaf talebinin haklı ve yerinde olduğu anlaşılmakla, yerel mahkeme kararının 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
1.Tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2.İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2020 tarih 2018/992 Esas 2020/270 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03.11.2023