Esas No
E. 2021/391
Karar No
K. 2023/1745
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/391

KARAR NO: 2023/1745

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24.09.2020

NUMARASI : 2019/376 E. - 2020/356 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ: 30.11.2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 30.11.2023

İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.09.2020 tarih 2019/376 E. - 2020/356 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili, davalı sigorta şirketine İMMS ile sigortalı bulunan araç ile davacının maliki olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar görerek hasara uğradığını, sigortalı aracın kusurlu olduğunu, ZMMS şirketi tarafından yapılan ödenemin zararı karşılanmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50,00-TL hasar, 10,00-TL, değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi dava ve talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 8.500,00-TL olarak artırmıştır.

CEVAP

Davalı vekili, davalı aracın davalı tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olup İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi gereğince davalı şirketin sorumluluğunun yalnızca zorunlu mali mesuliyet sigortası limitlerini aşan kısım için söz konusu olabileceğini, tespit ve incelemenin genel şartlara göre yapılması gerektiğini, belirterek; davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği, davacının aracında yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda 44.500-TL zarar oluştuğu, bu zarar miktarından ZMMS şirketi tarafından ödenen 36.000-TL düşüldüğünde davacının aracında 8.500-TL bakiye hasar bulunduğu, bu zararın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı davalı tarafça karşılanması gerektiği, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :

Davalı vekili, hasar ile kazanın uyumsuz olduğunu, kazanın kast ile kurulduğuna dair kanıtlar sunulmasına rağmen herhangi bir inceleme yapılmadan karar verildiğini, raporun hükme esas alınamayacağını, eksik inceleme yapıldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasarın İMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

2.Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere işletenin sorumluluğunu zorunlu mali mesuliyet trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının poliçede yazılı hadlere kadar teminat altına alan sigorta türüdür. Zorunlu mali trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından sıralı bir sorumluluk benimsenmiştir. ( Yargıtay 17. HD'nin 08.12.2020 tarih ve 2019/1797 E. - 2020/8207 K.).Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk değil, sıralı bir sorumluluk öngörmüştür. ( Yargıtay 17. HD'nin 08.12.2020 tarih ve 2019/1797 E. - 2020/8207 K. ) Bu nedenle, aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının, olay tarihi itibariyle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limitini aşan kısımdan ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır.

3.Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Somut olayda da davalı sigorta şirketi tarafından hasarın teminat dışı kaldığı savunulmuş ise de tüm dosya kapsamından araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası içeriğinden zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının somut deliller ile ispat edilemediği ve bu nedenle sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

4.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, ZMMS poliçe limitini aşan bakiye hasar bedelin İMMS poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 580,63-TL'den peşin alınan 146,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 434,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.362/1 HMK md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog