6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2013/14754 E. , 2014/3442 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2013/130512
MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/09/2006
NUMARASI : 2006/769 (E) ve 2006/904 (K)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan hükümlü hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1.Hırsızlık suçunun, haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCY'nın 142/2-d maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması,
2.Temel cezanın belirlenmesi sırasında, 5237 sayılı TCY'nın 61.maddesinde gösterilen ölçütler gözetilmek suretiyle hükümlünün eylemine uyan yasa maddesinde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında kalan bir cezanın takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde yasal gerekçe gösterilmeden temel cezanın alt sınırdan tayini,
3.Hükümlünün, suçu işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY'nın 37/1.maddesi yerine, 39.maddesi ile uygulama yapılması,
4.Hükümlünün hazırlık soruşturması sırasında yakalandığında, suça konu 1 adet bileziği bıraktığı kişi olan F.. Ç..'nun ismini söyleyip evini gösterdiği, bileziğin burada zapt edilip katılana teslim edildiği, bu durumun ise kısmi iadeyi oluşturduğunun anlaşılması karşısında; katılan kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
5.Hükümlünün lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteminin 5237 sayılı Yasanın 50. maddesini de kapsadığı gözetilmeden bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
6.Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
7.5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gündüz vakti katılanın evine girilmek suretiyle işlenmiş olması nedeniyle, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan Yasanın 116/1, 119/1-c maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması,
8.5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca,hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/2, 65/3, 522 (pek fahiş), 59.maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 168/1.(katılana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre), 62, 53; 116/1, 119/1-c, 53. maddeleri uyarınca uygulama yapılıp her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü S.. S..'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.