5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/16448 E. , 2014/26689 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2014
NUMARASI : 2012/72-2014/27
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş ise de, dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur.Ancak;
1.Taşınmazın 2.sınıf sulu tarım arazisi niteliğinde olması nedeniyle, sınıfına göre belirlenecek ürün verimlerine göre tespit edilen net gelirine %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerekirken, bu oranın %5 alınması suretiyle az bedel tespiti,
2.Üretim giderlerine genel idare giderleri ile beklenmeyen giderler de eklenerek, masrafın fazla hesaplanması suretiyle düşük bedel tespit eden bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
3.Dava konusu taşınmaz bilirkişi raporundaki özellikleri ve belediye başkanlığı yazısına göre mücavir alanda olduğundan %100 objektif değer artışı unsuru ilave edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4.Dava konusu taşınmazın acele el koyma kararından sonra davalı taraf adına bankaya bloke edilen bedelin, tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsup edilerek, fark bedelin ödenmesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması, Doğru olmadığı gibi,
5.2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine, 6459 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, fark kamulaştırma bedeline 17.09.2012 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.