2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davacı ile davalı şirket arasında 02/09/2019 tarih ve SİN018-ANT01-2019 nolu sözleşme yapılarak, davacı şirket tarafından, davalı şirketin fabrikasında sözleşme eki ve proforma faturalarda listesi yapılan bir kısım ... ve benzeri hamur işleri üretim ekipmanı ve techizatı imalat ve montajı yapılması için 270.000,00 Euro + KDV karşılığı anlaşmaya varıldığını, sözleşme gereği imalat ve montaj işleri ile sözleşmeye ilavaten ayrıca davalının talebi üzerine sözleşme dışı ek imalat ve montaj işleri yapıldığını ve teslim edildiğini, yapılan iş ve imalatlar karşılığında bir kısım nakit ve bir kısımda vadeli çekler alındığını, bakiye 46.435,4, euro asıl alacağın kaldığını, dava konusu iş ve imalatlar ithalata dayalı malzeme ile gerçekleştirildiğini, bunların fiyatlarının günlük döviz kurları ile belirlendiğini, bu nedenle davaya konu sözleşme döviz cinsinden maliyet içeren nitelikte bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin 5. Maddesinde yazılı TL cinsinden çeklerin fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Euro ya çevrilip hesaptan düşüleceğinin yazılı olduğunu, bütün şifahi görüşmelere ve arabulucuya başvurulmasına rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu vekilince 07/01/2021 tarihinde borç bulunmadığı iddiası ile takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibe ve dayaya konu işler ile ilgili faturalar düzenlendiğini, davalı tarafından işbu faturalara 8 günlük sürede ve halen itiraz etmediğini, bu nedenle bu faturalarda belirli olan bedelleri davacı şirkete ödediğini ispatla mükellef olduğunu, davaya konu sözleşmenin 10. Maddesinde ödemelerin vadesinde yapılmaması durumunda herhangi bir ihtar, ihbar ya da mahkeme hükmüne gerek kalmaksızın muaccel olacağı ve geç ödeme halinde gecikme bedeli uygulanacağının yazılı olduğunu, ayrıca Kayseri 4. Noterliği'nin 25/03/2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin son cümlesinde de sözleşmeye göre ödemede geciktiğiniz takdirde geri kalan borçlarınız da muaccel olacaktır, şeklinde ihtarda bulunulduğunu, faiz başlangıcının 25/03/2020 tarihli olması gerektiğini, davalı borçlunun arabuluculuk toplantısına katılmaması nedeni ile, davada tamamen veya kısmen haklı çıkması halinde dahi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesinin ilgili yasa hükmü gereği olduğunu belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılamam giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın hem sözleşme gereği hemde sözleşme dışı tüm imalat ve montaj işlemlerini yapıp teslim ettiğini iddia ettiğini, ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını ve sözleşmede yazan hizmetleri eksiksiz olarak yerine getirmediğini, kaldı ki davacı tarafın hizmetin yerine getirildiğine delil teşkil eden irsaliye, sevk irsaliyesi, ticari defter kaydı gibi herhangi bir belge de sunulmadığını, davacı taraf herne kadar sözleşme maddelerinde yer alan ödemelerin vadesinde yapılmadığından bahisle müvekkilinin temerrüde düştüğünü ve ihtara gerek kalmaksızın alacağın muaccel olacağını, söz konusu alacağa geriye yönelik olarak faiz işletileceğini iddia etse de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin sözleşme gereğince borcunu ifa etmediğini, müvekkiline karşı temerrüde düştüğünü, davacı tarafın yapmakla mükellef olduğu ancak ayıplı olarak ifa ettiği iş ve işlemlere ilişkin olarak Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas - ... karar sayılı D.iş dosyasından alınan bilirkişi raporu gereğince 1.729.736,00-TL eksik iş yaptığının tespit edildiğini, dava ve takip konusu faturaların usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, müvekkiline usulüne uygun tebliğ yapılmadığından sözkonusu faturalara itiraz etmek için kanunun öngördüğü sekiz günlük sürenin işlemeye başladığını, bu nedenle düzenlenen faturaların içeriğinin kabulünün mümkün olmadığını, BA ve BS kayıtlarının taraflarca düzenlendiğini ve vergi dairesine bildirildiğini iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin müvekkilinin arabuluculuk toplantısına katılmaması nedeniyle davanın kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkili tarafından ödenmesi gerektiği iddiasında bulunduğunu, ancak davacının müvekkilinin ilk oturuma katılmadığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığını, müvekkili ile yaptığı sözleşmeye uymayan ve hiçbir şekilde yapmayı üstlendiği işi ve hizmeti yerine getirmeyen davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan itirazın iptali talebini ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kayseri Erciyes Vergi Dairesinden, Mimarsinan Vergi Dairesinden, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası, Kayseri 4. Noterliği'nin 25/03/2020 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarı, Kayseri İhtisas Vergi Dairsinden ... Proje.., Ltd. Şti'ne ait 2019/12 dönemi 2020 yılına ait tüm KDV beyannameleri, Erciyes Vergi Dairesinden ... ... Gıd. Tic. Ltd. Şti'ne ait form BA kayıtları celp edilmiş, tanık beyanları alınmış takip dayanağı faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, ödeme kaydı olup olmadığı hususlarında rapor tanzimi hususunda dosya Muhasebeci bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 21/08/2022 tarihli Muhasebeci bilirkişi raporundan özetle; Davacı ve davalıya ait 2019 ve 2020 yılına ait defterlerin kağıt defter şeklinde ve usule uygun tutulduğu, ilgili defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usule uygun olarak yapıldığı, davacı ve davalı arasındaki cari hesap bakiye farkının 693.766,18-TL olduğu bu farkın davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve sistemde kayıtlı 4 adet faturadan kaynaklandığı, faturaların davalı tarafından kayıtlara alınmadığı, davacının davalıdan 361.373,18-TL alacaklı olduğu, davalının davacıya farklı tarihlerde 1.693.765,00-TL ödeme yaptığı yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce tarafların itirazlarının değerlendirilmesi hususunda Muhasebeci bilirkişiden alınan 04/12/2022 tarihli ek rapordan özetle; Davacı ve davalı arasındaki cari hesap bakiye farkının 693.766,18-TL olduğu, bu farkın davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve sistemde kayıtlı 4 adet faturadan kaynaklandığı, faturaların davalı tarafından kayıtlara alınmadığı, davacının davalıdan 361.373,18-TL ve 361.373,18-TL karşılığı 54.204,47Euro alacaklı olduğu, davalının davacıya farklı tarihlerde 1.639.765,00-TL ödeme yaptığı yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce daha önce rapor mali müşavir bilirkişinin yanına bir makine mühendisi ile bir hukukçu bilirkişi eklenerek taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında imzalanan eser sözleşmesinden dolayı tarafların üzerlerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirip getirmedikleri, davalının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp var ise bunun açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu, davacının icra takibine konu edilen faturadan dolayı davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır.
Mahkememizce alınan 25/07/2023 tarihli heyet raporundan özetle; Davalının sözleşmede kararlaştırılan bedeli zamanında ödememesi nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği, tesisin çalışmakta olduğu, makine ve teçhizatlarında herhangi bir sorun olmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmelerden ve tanık ifadelerinden anlaşıldığı kadarı ile yapılan prafabrik binanın sorunlu olduğu, zemininde çatlakların oluştuğu, yükleme rampasının olmadığı, tespiti yapılan bu sorunların açık ayıp niteliğinde olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce davacı ve davalı tanıklarının beyanları alınmıştır.
Davacı tanığı ... beyanında: Ben serbest olarak proje danışmanlığı yaparım. O zaman da ... Proje'ye çalışıyordum. Yaptığımız iş ... imalatı ile ilgili kurumu yani binanın yapımı işini yaptık, yaptığımız iş hangarın içerisine ... yapımı ile ilgili panellerin yerleştirilmesi ve makinelerin alt yapılarının hazırlanması işlerini yaptık, ben kurulumun başından sonuna kadar bulundum. İmalat için makineleri satın alınan yerlere monte ediyorlardı. Montajını da ... Ltd. Şti yaptı. Yapılan işler projeye uygun olarak yapıldı. Proje dışında ilave olarak davacı şirketin genel müdürü olan ...'in talimatı doğrultusunda yangın söndürme sisteminin alarmlarının kurulumu, itfaiye için dış kapının acil çıkış kapısı olarak değiştirilmesi, doğalgaz tesisatlarının yapılması işlemleri yapıldı. Bunlar için herhangi bir ücret alınmadı. Ayrıca ana bina ile fabrika arasındaki ahşap kapı sensörlü kapı haline getirildi. dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Biz teslim tutanağı düzenlemek istedik, ama kabul düzenlemediler, fakat şuan fabrika çalışmaktadır, üretim yapmaktadır. Fabrika çalışmasından sonra da biz teknik destek vermeye devam ettik, şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı tanığı ... beyanında : Ben davalı şirketin üretim müdürlüğünü yaptım. Ben inşaat aşamasında 3 ay çalıştım, karşı firma inşaatın yapması gerekin ana duvarları ve zeminleri yaptı. Makineler davalı şirket tarafından alındı. Bunlar ... yapımı için gerekli olan hamur açma , hamur yoğurma ve fırın malzemelerinin monte edilecek yere getirilmesini organize ettim. Aralarında bir sözleşmeden bahsediyorlardı, ama ben kendim görmedim. Makinelerin kurulumunu ve montajını yaptık, hatta fırın test için çalıştırıldı. Deneme amaçlı olarak da üretim de yapıldı. Fakat üretim yapılmasına başlanması ile ilgili montajın yapıldığına dair bir tutanak tutulmadı. Hepsini test etmiş olduk, çünkü hamur yoğurulup, açılıp sonra fırına gitmektedir. Biz işlemleri yaparken de başımızda ... bulunuyordu. ... davacı şirketin temsilcisidir. Yapım ile ilgili eksik veya farklı yapılanlar olduğunda müdahale edip düzeltmeler yapıyordu dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Biz test işlemlerini yaparken davalı şirketten herhangi bir temsilcisi yoktu.
3.Ayın sonuna doğru ... geldi, hepsini kontrol etti, beğenmediği bir şey olduğunda müdahale ediyordu, yeniden yapılmasını talep ediyordu, soğutma sisteminin motorlarının seviyesini yükselttirdi. Biz çalışırken de yanımızda babası ... bana eşlik ediyordu, fakat bize herhangi bir müdahalesi olmuyordu dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Biz soğutma sisteminin sağlıklı çalışıp çalışmadığının denemek için yaptığımız deneme ürünlerini soğutucu kısmına koyuyorduk, hatta bunları davacı firmanın yetkilisine ve Hulusi amcaya da gönderdik, bir sıkıntı olmadı. Bundan 3 ay kadar sonra ben ayrıldım, şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı tanığı ... beyanında : Ben soğutma cihazları ustasıyım ve dava konusu yerin de soğutma tesisatının kurulumunu yaptım. Ayrıca soğutucu makinelerin ... Projeye satımını da ben yaptım. Yaptıktan sonra kış ayıydı. Üretim olmadığı için bu haliyle test ettik. Daha sonra deneme üretimleri yapılınca bazı sorunlar çıkması üzerine bana haber verdiler, ben de tamir için gittim. Fakat sıkıntı olan karlanma, nem, rutubet gibi şeyler fazla sıcak konulmasından ve çok fazla ürün yapılıp soğutucuya konulmasından kaynaklı sıkıntılardı, makinenin kendisinden kaynaklı sıkıntılar yoktu. Ben oraya emin olmamakla birlikte 2-3 defa gittim. Ek ücret almadığımız için de herhangi bir tutanak da düzenlemedik, şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı tanığı ... beyanında : Ben davalı şirketin elemanı olarak deneme üretimine başlandıktan sonra başında bulundum. Ben üretim aşamasında yani deneme üretimi aşamasında bulunduğumuzda projeye uygun olarak teslim edilmesi gereken birçok şeyin teslim edilmediğini tespit ettik, bununla ilgili olarak tespit yaptırdık. Davacı şirket yetkilisi Salim bey eksiklikleri tamamlayacağını yazılı olarak beyan etmesine rağmen tamamlamadı. Biz bu eksiklikleri kendimiz tamamladık. Davacı şirket yapmadığı şeylerin parasını istemektedir. Test üretiminde projeye uygun yapılmadığı anlaşıldı, bunlar hamur açma hattı, paketleme ve pişirme hattı ve soğutucu kısımları, yangın söndürme dedektörleridir. Biz bunları sözleşmede olduğu için yapılmasını istedik. Kendilerinin yaptıkları sözleşmeye uygun değildi. Hatta sonrasında tamiratını da biz başka usta getirip tamir ettirdik dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Ben davalı şirketin ticaret sicilindeki yetkilisi değilim, şirket sahibi olan ...'nın bende vekaleti vardır, kendisi yurt dışında olduğu için fabrika ile ilgili olan işlerini ben yaptım dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: taraflar arasında iş teslim tutanağı düzenlenmedi ve monte edilen makineler sözleşmeye uygun yapılmadığı için üretim de sağlıklı olmadı. Test üretimleri yapılıp eksiklikler tespit edildikten sonra mahkemeden tespit yaptırdık, şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı tanığı ... beyanında: Ben davalı ... Ltd. Şti'nin gıda mühendisi olarak çalışmaktayım. Ben fabrikanın test üretimlerine başladıktan sonra orada bulundum. Test aşamalarında eksiklikleri belirledik. Bunun üzerine mahkemeye müracaat edilerek bilirkişi marifetiyle tespit yaptırıldı. Eksiklikler hatırladığım kadarıyla soğuk hava deposunun kapısının standarda uygun olmaması, personel soyunma odasının kadın, erkek ayrı olmaması, personel dinlenme odasının olmaması gibi şeylerdi, biz bunlarla ilgili tespit yaptırdık. Daha sonra iki firma arasında görüşmeler oldu. Eksikliklerin bir kısmı yapıldı, bir kısmı yapılmadı ama bu konuda detaylı bilgi sahibi değilim. Taraflar arasında bir teslim tutanağı olmadı. Ruhsat almak istediğimiz de fabrikanın planını istiyorlar, bununla ilgili bir plan olmadığı için sıkıntılar yaşandı dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Yapılanlar Türkiye'deki standartlara uygundu, ama Avrupa standartlarına göre eksiklikler vardı, ben taraflar arasındaki sözleşmeyi görmediğim için sözleşmeye uygun olup olmadığını bilmiyorum, şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı tanığı ... beyanında: ben fabrikanın kuruluşundan itibaren genel müdür olarak çalıştım, kuruluşundan itibaren başında bulundum 2019 yılının 9 ayının 2 sinde davacı şirket ile anlaşmayı bizzat kendim yaptım, fabrika anahtar teslim olarak yapılacaktı, fabrikayı yaptırmadan önce emsal fabrikaları davacı şirket yetkilisi olan ... ile beraber araştırdık, amacımız Türkiye 'deki en büyük ve teknolojik olarak donatılmış fabrika yapmak istedik, bize davacı şirket fabrikanın 3 boyutlu olarak bilgisayar üzerinde görselini hazırladı, biz de onu seyrettikten sonra kendileri ile yapım konusunda anlaşmaya vardık, biz anlaştıktan sonra ön ödemeleri gerçekleştirdik ve sonrasında tamamının ücretlendirmesi olan çekleri de teslim ettik, çeklerin teslimine dair tutanağımızı yaptık para olarak gönderdiklerimizi de banka üzerinden gönderdik, daha sonra inşaata başladılar bize üç ay sonrasında kontrole gelebileceğimiz söylendi üç ay sonra kontrole gittiğimde bazı eksikliklerin olduğunu gördüm zaten OSB müdürlük yetkileri bize aksaklıkların olduğunu bildirdiler temel yapıda standartlara uygun malzeme kullanılmadığı ve projeye uygun hareket edilmediğini bildirdiler, projenin bir örneği OSB müdürlüğüne davacı şirket tarafından bildirildiği için onlarda projeye uygun olup olmadığını denetliyorlar biz kendilerini uyardıktan sonra düzelteceklerini söylediler, ikinci üç aylık sürenin bitiminde tekrar gittiğimde binan %70 seviyesine geldiğini gördüm, eksikler vardı, duvarlar ve çatının yalıtım malzemelerinin standartlara uygun olmadığını fark ettim bu hususta uyarıda bulundum, değiştireceğiz dediler yanlış gelmiş dediler, hatta davacı şirket yetkilisi ... benim yanımda malzemeyi aldığı firmayı aradı standartlara uygun malzemeyi değiştirin diye uyarıda bulundu ama değiştirilmedi, zeminin kalitesi standarta uygun değildi kalın demir kullanılması gerekirken ince demir kullanılmış ve zemin seviyesinin de 90-120 cm metre arasında olması gerekirken zeminin toprak seviyesinden 15-20 cm yüksek olduğunu gördüm bu husus ta da uyardım, sevinin yüksek olmasının amacı tırların yüklenirken tır seviyesin de olması gerektiğindendir, uyarımdan sonra bir 15-20 cm daha yüksettiler ama yine de doğru seviyeye gelmedi, zeminde kullanılan demir beton döküldüğü için oda değişmedi, ayrıca fabrika üretilen baklavanın yurt dışına satımı ile ilgiliydi ve bi taraftan un girip bir taraftan da ... çıkıp çıkan baklavada soğuk hava deposuna girip birbiri takip etmesi gerekirken bu zincirleme bağlantıyı kuramadılar, 4 farklı soğuk hava deposunun kurulması gerekiyordu, 4 tane kurdular fakat her birinin dereceleri farklı olması gerekiyordu, bunlar -4, artı 4, -8,-40 olarak yapılması gerekiyordu fakat 4 ününde -4 ve artı 4 ayarında olduğu anlaşıldı ve -40 a yani şoklama yapılan yer çalıştırıldığında malzeme buna uygun olmadığı için çatlama ve patlama kapıdan kaçaklar oldu, bu nedenle şoklama yapamadı şoklama yapılamayınca ihraacatı yapamadık, yapılan baklavalar ihracaata uygun olmadığı, anlaşmaya göre davacı şirket bize makinelerin tamamını proje olarak teslim edecekti, makinelerin biri fıstık makinesi bir yağ makinesi teslim edildi, hamur açma makinesi teslim edilmedi, hamur kazanları teslim edilmedi, tepsi taşıyıcı arabalar teslim edilmedi, baklavayı pişireceğimiz elektirikli fırın alınacaktı onlar teslim edilmedi, tel kadayıf makinesi, börek pişirme makinesi teslim edilmedi, havalandırma motorlarının dış hazneleri toprak zemine kondu, gıda yönetmeliğine göre toprak seviyesinin üzerinde olması gerekiyordu, ayrıca çöp odası, teneke çöp odası, yağ artı çöp odası, boş tenekelerin konulacak teneke deposu yapılması gerekiyordu bunlar hiç yapılmadı, biz bunlarla ilgili Kayseri 4 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyası ise tespit yaptırdık, ayrıca fotoğraflama da yaptırdık, daha sonrasında biz yetkili ... ile avukatın bürosunda oturduk anlaşma yaptık, yazılı taahhüt verdi, eksiklikleri herhangi bir bedel almadan tamamlayacağım dedi, ama maalesef buna rağmen bir şey yapmadılar, yangın sistemi hiç yapılmamıştı, onu da biz yaptırdık, kesinlikle alarm sistemi de koyulmamıştı onu da biz yaptırdık, 5 yıllık ta garanti vermiş olmalarına rağmen kendilerine de ulaşmadık, fabrikanın giriş ve acil çıkış kapıları da yoktu onları da biz yaptırdık, personellerin soyunma kabinleri ve tuvaletleri de yoktu onları da biz yaptırdık, BRC belgesi alındığında tüm dünyaya sorgusuz olarak ihraacat yapılıyor, davacı şirket fabrikayı projedeki gibi yapamadığı için BRC belgesi alamadık bundan dolayı da ihracaat yapamadık, ayrıca yurt dışında gelen misarifler için Vip karşılama salonu ile otoparkı olması gerekiyordu onlarda yapılmadı tanıklık için ücret talebim yoktur. dedi. Beyanı okundu imzası alındı.
Davalı vekili talebi üzerinden soruldu: iş teslim ve tamamlama tutanağı düzenlendi mi iş bittikten sonra, Tanık; işler tamamlanmadığı için herhangi bir imza karşılığı teslim tutanağı yapılmadı, şeklinde beyanda buluğunda görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası celp edilmiş incelemesinde; Alacaklı ... PROJE - İnşaat ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından, borçlu ... ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Aleyhine, Taraflar arasında imzalanan 02.09.2019 tarih ve SİN018-ANT01-2019 numaralı sözleşme ve sözleşme dışı fazladan yapılan imalat bedeli 58.559,76 euro alacak üzerinden, 17/12/2020 tarihinde takip başlattığı, borçlu vekilinin itirazı üzerine 21/01/2021 tarihli borca itirazı üzerinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeye davalı olarak yapılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Somut olayda; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında imzalanan sözleşmeden kaynaklı tarafların yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirip getirmedikleri, davalının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp var ise bunun açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu hususlarının tespiti, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşme dışı yapılan işler nedeniyle eksik ödenen iş bedelinin davalıdan tahsili ile davacı taraf fatura alacağına yönelik davalı aleyhine başlattığı takibe yönelik itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
TTK 21/1.maddesine göre, 'Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” TTK 21/2.maddesine göre 'Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'.
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir....." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Sözleşme incelendiğinde; ödemeye ilişkin madde '' fabrikanın mamül üretim hattı hariç anahtar teslim fiyatı 270.000 EURO + KDV olarak toplam 318.600 eurodur'' sözkonusu bedelin bir kısmının ödenmemiş olması nedeniyle davalının sözleşeme aykırı hareket ettiği görülmüştür.
Toplanan deliller, tanık beyanları ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi ek ve kök raporu ve bilirkişi heyet raporuna göre ; Davacı ve davalı arasındaki cari hesap bakiye farkının 693.766,18-TL olduğu, bu farkın davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve sistemde kayıtlı 4 adet faturadan kaynaklandığı, faturaların davalı tarafından kayıtlara alınmadığı, davacının davalıdan 361.373,18-TL ve 361.373,18-TL karşılığı 54.204,47 euro alacaklı olduğu, davalının davacıya farklı tarihlerde 1.639.765,00-TL ödeme yaptığı, davalının sözleşmede kararlaştırılan bedeli zamanında ödememesi nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği, tesisin çalışmakta olduğu, makine ve teçhizatlarında herhangi bir sorun olmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmelerden ve tanık ifadelerinden anlaşıldığı kadarıyla ve bilirkişi raporunda davacının üzerine düşen görev ve sorumluluklarını yerine getirdiği, yapılan prafabrik binanın sorunlu olduğu, zemininde çatlakların oluştuğu, yükleme rampasının olmadığı, tespiti yapılan bu sorunların bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davalının kusurundan kaynaklandığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 54.204,47 EURO asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir.
İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Anılan şartlar incelendiğinde takibe konu alacağın likit olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu gözetilerek davalı aleyhine kabul edilen asıl alacak miktarı olan 54.204,47 Euro alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 54.204,47 EURO asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Kabul edilen asıl alacak bedeli olan 54.204,41 EURO'nun %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine,
4.Alınması gereken 33.657,61-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacı tarafından yatırılan 6.311,61-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 27.346,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı ile dava başında yatırılan 6.311,61-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 306,00-TL tebligat - müzekkere gideri ile 4.800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.106,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 4.726,25-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan; 51,60-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 3,24-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 74.980,61-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 98,17-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
11.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın red oranına göre belirlenen 1.221,83-TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
12.HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/11/2023
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)