Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
DAVACI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: İtirazın İptali (Fatura Alacağından Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: ***

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ...'ın , tacir olup, davalı/borçlu arasında gerçekleşen ticari ilişki neticesinde davacı müvekkilinin davalı/borçluya toplam 4.459,95-USD tutarında ürün sattığını, söz konusu davalı tarafından 25.000,00-TL ödeme yapılmış olup iş bu ödemeden sonra kalan bakiye 3.098,64-USD kaldığını, ekte sunulan faturalardan (E k-1) da görüleceği üzere tarafların arasında satım sözleşmesine binaen müvekkil söz konusu taşınırların zilyetlik ve mülkiyetin devretme borcuna yerine getirmesine karşılık; davalı/borçlu yan söz konusu faturalara binaen üstlendiği bedel ödeme borcunu yerine getirmediğini, Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas numaralı dosya ile icra takibi başlatıldığını, icra takip dosyasına davalı/borçlu 20/08/2022 vermiş olduğu dilekçe ile borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve bahse konu takibin durdurulduğunu, hal böyle iken, davalı aleyhine müvekkil lehine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptal edilmesi gerektiğini, ileri sürerek; davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptal edilerek takibin devamına asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu madde 21/2'deki karinenin işletilebilmesi için faturanın usulüne uygun şekilde müvekkili şirkete gönderilmesi gerektiğini ancak davacı yanın dilekçesinde faturanın müvekkile gönderildiğine dair herhangi bir evrak yer almadığını, işbu dava ve karşı yanın iddiaları gereği müvekkile davaya konu edilen faturaların gönderildiği bizzat davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, bu ispat külfetine rağmen davacı yan herhangi bir şekilde ispatta bulunamadığını, taraflar arasında var olduğunu iddia ettikleri sözleşmenin de dosyaya sunulmadığını, müvekkille davacı yan arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, nitekim bir an için faturanın usulüne uygun şekilde müvekkile gönderildiği varsayılsa dahi, sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını, nitekim sözleşmeye ve faturaya konu olduğu iddia edilen malların müvekkil şirkete teslim edildiği de ispat edilemediğini, davacı yan her ne kadar "müvekkillerinin taşınırların zilyetlik ve mülkiyetini devretme borcunu yerine getirdiğini" iddia etmişse de, müvekkile dava dilekçesi ekinde sunulu ürünlerin teslim edilmediğini, davacı yan tarafından buna ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi ya da teslim belgesi de dosyaya sunulmadığını, 22/09/2022 tarihli tensip tutanağı uyarınca Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye 03/10/2022 tarihinde verilen yanıtın ekinde müvekkil şirketin 2022 dönemine ait Form BS bilgileri yer almakta olup, davacı yanın iddialarının haksız olduğunu ispat eder şekilde davacı yanla yapılmış herhangi bir alım satım evrakta görünmediğini, savunarak davanın reddine, davacı yanın alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 26/01/2023 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ***'nin mahkememize sunmuş olduğu 14/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2021-2022 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olduğunu, e-defterlerin beratlarının yüklemiş olduğunu, 2021-2022 yılı envanter defterlerinin ibraz edilmediğinden defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğrulama teyidinin yapılamadığını, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olmadığını, Mahkeme davacının fatura içeriğinin teslim edildiğini ve alacağın dövizli olduğunu kabul eder ise; davacının takip tarihi itibarı ile 2.332,17-USD alacağı olacağı hesap edildiğini, dava tarihi itibarı ile Türk Lirası karşılığının 42.628,81-TL olacağını, Mahkeme davacının fatura içeriğinin teslim edildiğini ve alacağın Türk Lirası olduğunu kabul eder ise; davacının takip tarihi itibarı ile 32.590,85-TL alacağı olacağını, takip öncesi faiz talebinin olmadığını mahkememize bildirmişitr. 11/05/2023 tarihli celsede Yerinde inceleme esnasında bir takım sorunların yaşandığı beyan edilmekle; Taraflara ticari defterlerinin asıllarını mahkememize sunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine, ticari defterler sunulduktan sonra dosyanın davacının talebi doğrultusunda re'sen seçilen başka bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile mahkememizin ön inceleme duruşmasındaki 8 nolu ara kararı ilgili bilirkişi tarafından icrasına karar verilmiş bilirkişi Prof. Dr. ***'ın mahkememize sunmuş olduğu 17/08/2023 tarihli raporda özetle; Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu takipte davalıdan 3.098,80 USD alacak talebinde bulunduğunu, takip dayanağı olarak 2 adet fatura gösterildiğini, davacının takip ve dava konusu yaptığı faturalar hem davacının hesap ekstresinde hem de davalının hesap ekstresinde kayıtlı olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemeler incelendi iğinde takip konusu faturalardan sonra 2 ayrı ödeme olduğu ve bunun toplam tutarının 35.000TL olduğu tespit edilmekte olduğunu, bahse konu ödemeler USD cinsine çevrildiğinde 2.131,63 USD ödeme hesaplanmakta olduğunu, takip konusu yapılan faturalardan sonraki bu ödemeler takip konusu faturalara sayıldığında (TBK Md.

102.takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 2.324,32 TL davacı alacağı hesaplandığını, takipten sonra ve davadan önce davalı ödemesi gözüktüğünü, taraflar arasındaki ticari ilişkinin TL üzerinden kabulü durumunda takip tarihindeki alacak tutarı (67.590,85 TL - 35.000 TL=) 35.590,85 TL olarak hesaplanmakta olduğunu, mahkemece taraflar arasındaki tüm ticari ilişki dikkate alınırsa davacının davalıdan 44.084 TL alacağı tespit edilmekte olup bu konuda taraf ticari ekstreleri birbiri ile uyumlu olduğunu mahkememize bildirmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Davacı dava dilekçesiyle, *** fatura numaralı 27.04.2022 tarihli faturadan ve *** fatura numaralı 16.05.2022 tarihli faturadan dolayı alacaklı olduğunu, davalının ödeme yapmadığını belirterek yapılan takibe itirazın iptali dilemiştir.

Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 3.098,64 USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının *** fatura numaralı 27.04.2022 tarihli faturadan ve *** fatura numaralı 16.05.2022 tarihli faturadan kaynaklı olduğu ödeme emrinin itiraz üzerine takibin durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. Somut olayda konunun iyi anlaşılması için açıklamak gerekir ise, davacı taraf başlatmış olduğu takipte açık hesap ilişkisine dayanmamış sadece faturaya dayandığı görülmüş ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Tarafların ticari defter incelemesinde dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olduğu, taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunduğu ancak davacı tarafça sadece faturaya dayanılması, açık hesap ilişkisine dayanılmaması sebebiyle takipten sonra yapılan ödemelerin USD cinsine çevrilmek suretiyle bakiye davacının 2.324,32 USD alacağı bulunduğu tespit olunmuştur. Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir.

Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.

TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”.

TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".

27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir. Somut olayda, davalının defterlerinde dava konusu faturanın yer alması sebebiyle davacı şirketin faturaya konu mal ve / veya hizmetin davalıya teslim edildiğini anlaşılmıştır.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nın 102 maddesine göre; “kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmış ise ödeme vadesi önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmiş ise mahsup orantılı olarak; borçlulardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.”

Usulüne uygun tutulsun veya tutulmasın ticari defterler sahibi aleyhine delil teşkil edeceğinden, bir açıklama yapılmadığı sürece yapılan ödemenin 6098 sayılı TBK'nun 102.maddesi gereğince muaccel olan borç için yapıldığının kabulü gerekir.

Davalı tarafından daha önce yapılan ödemelerin başka bir borca mahsuben yapıldığını iddia eden alacaklının kanıtlaması gerekir. Alacaklı tarafından yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık yapıldığı kanıtlanmadığı sürece, yapılan ödemelerin daha önce muaccel olan borca yönelik kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.

Özetle davacının dava konusu faturadan sonra davalının yapmış olduğu ödemelerin icra takibinin dayanağı olan fatura bedellerinden düşülmesi gerektiğinden davacının faturalardan kaynaklı olarak 2.324,32 USD alacaklı olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin takipten önce yapılan ödemelerin açık hesaba mahsup edilerek fatura alacağından mahsup edilmemesi gerektiği yönündeki beyanı TBK'nun 102. Maddesi'nin uygulama alanına ve kanunun lafzı ve özüne olmak üzere kanuna aykırı olduğundan bu yöndeki itirazları kabul görmemiştir. -İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;

İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.

Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun *** Karar sayılı kararı).

Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı davalı ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Davalı bu miktar borçlu olduğunu kendi ticari defterleri ile dahi bilebilecek durumda iken takibe itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedililmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:

1.Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına konu vaki itirazının kısmen iptali ile, 2.324,32 USD asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine,

2.2.324,32 USD asıl alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru (17,9901TL) üzerinden belirlenen TL karşılığının (41.814,74TL)'nin %20'si oranında olan 8.362,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 4.504,42 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 690,05 TL peşin harç ve 5,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 695,05 TL harcın mahsubu ile mahsubu ile bakiye 3.809,37 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.170,00 TL'sinin davalıdan bakiye 390,00 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

6.Davacı tarafından peşin yatırılan 690,05 TL peşin harç, 5,00 TL tamamlama harcı ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 775,75 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 3.200,00 TL, 8 elektronik tebligat gideri 76,00 TL ve 1 tebligat gideri 42,00 TL olmak üzere toplam 3.318,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.488,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, artan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,

9.AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

10.AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

11.6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

12.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/11/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

*5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.