Esas No
E. 2023/65
Karar No
K. 2023/1592
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/65 Esas 2023/1592 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/65

KARAR NO: 2023/1592

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :20/10/2022

NUMARASI : 2021/209 Esas 2022/530 Karar

DAVA: Tespit (şirket hissesi)
DAVA TARİHİ: 30/03/2021
KARAR TARİHİ: 10/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 10/11/2023

Taraflar arasındaki şirketteki pay oranının tespitine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 132251 sicil numarası ile kayıtlı olan ... ... A.Ş'nin %76'ya ilaveten veraseten intikal eden %1,5 olmak üzere %77,5 payına/hissesine sahip kurucu ortağı olduğunu, ancak davacıya ait bu hisselerin bir kısmının TTK. ve yasal mevzuat hükümlerince geçerli bir “hisse devir sözleşmesi” olmaksızın hukuka aykırı yollarla usulsüz bir biçimde el değiştirildiğini, davacı ...'ın ... A.Ş.'nin kurucusu ve %77.5 pay oranında hissedarı olduğunun pay defteri ve hazirun cetvelleri ile sabit olduğunu, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ve Ticaret Sicil Gazetesi'nin 1997 yılı kayıtları incelendiğinde, davacının ... A.Ş.'nin kurucusu ve kuruluş safhasında da şirketin %82 oranla büyük hissedar sıfatıyla pay sahibi olduğunu, davacıya ait işbu hisselerin bir kısmının, TTK. ve yasal mevzuat hükümlerince geçerli bir hisse devir sözleşmesi olmaksızın, hukuka aykırı yollarla rızası ve bilgisi dışında usule aykırı olarak davalılardan ... , ... ve müşterek muris dava dışı ... ile ... ... adına yolsuz tescil şeklinde pay defterine işlendiğini öğrendiğini, pay defteri incelendiğinde 5 üye kayıt numaralı davacı ...'a ait davalı şirketin ortaklar pay defterinde yer alan 6 numaralı sahife incelendiğinde; Başlangıçta % 82 paya sahip olan davacının, 3 hisseyi ...'a, 3 hisseyi ...'a, 3 hisseyi ... ... olmak üzere 76 hissemi devrettim şeklinde usule aykırı olarak TTK ve Yargıtay kararları muvacehesinde geçerli ve imzalı bir hisse devir sözleşmesi olmaksızın, davacının giyabında sanki ortada bir hisse devir işlemi varmışçasına maliki olduğu payların dağıtılmış olduğu ve pay defterinde devir işleminden bahsedildiğini, sonrasında ise, 70 hisse ...'dan devir alınan,50 hisse ...'a devir edilen, 5 hisse ...'a devir edilen, hisse ...'a devir edilen şeklinde usule aykırı ve yasal dayanağı olmayan devir işlemlerinin devamının pay defterine yazıldığını, bunun yanı sıra müteveffa ...'ın ölümü ile birlikte yolsuz ve geçersiz işlemlerle hukuka aykırı şekilde ele geçirilen hisselerin, işbu defa mirasçılarına veraset ve intikal yoluyla intikal etmişçesine dağıtıldığını, davacıya ait olmayan el yazısı ile pay defterlerine yansıyan bu devir işlemlerine ilişkin davacı ile davalılar ve/veya başkaca bir kişi arasında herhangi bir hisse devir sözleşmesi imzalanmadığı gibi davacıya pay devri karşılığında ödenmiş bir “devir bedeli” de bulunmadığını, davacı tarafından el yazısı ile pay defterine yazılmış gibi gösterilen yazıların davacı eli ürünü olmadığını, talep edilmesi halinde davacının el yazısı örnekleri istenerek tespit edilebileceği gibi davacının ilgili kısımda imzası bulunmadığı da göz önüne alınması gereken bir başka maddi hakikat olduğunu, bu durumun hukuka aykırı şekilde davalı şirket pay defterinin birileri tarafından yeniden şekillendirildiğini kanıtladığını, oysa davalı şirketin olağan genel kurul toplantıları incelendiğinde müvekkilin 2014 yılına dek 76 hisseye sahip olduğu hazirun cetvellerinden anlaşıldığını, davalı şirketin 17.04.2015 tarihinde gelir idaresi başkanlığı tarafından onaylanan kurumlar vergisi beyannamesinde dahi davacının 31.12.2014 tarihi itibariyle 76 hisseye sahip olduğu kayıtlara geçtiğini, 2015 yılına gelindiğinde davacının payının bir anda 18 hisseye düştüğünü, hazirun cetvellerinde 2018 yılına dek davacı yerine başka birinin imza attığını, 2015 yılında usulsüz ve hukuka tamamen aykırı bir biçimde davacı paylarının davalıların uhdesinde bırakıldığını, davacının kendi kurduğu ve yıllarını verdiği şirkette 32 pay ile bırakıldığını, sermaye artırımı ve/veya olağan, olağanüstü Genel Kurulların usulsüz olarak yapıldığını, bu şekilde davacının aile fertlerine karşı yaşadığı güvenin suiistimal edildiğini, hukuka aykırı yollarla elde edilen imzalar suretiyle davacıya ait hisselerin elinden alındığını, davacının söz konusu hisselerin devrine ilişkin imzalamış olduğu herhangi bir devir sözleşmesi bulunmadığını, davacının ... A.Ş.'nin gerçek hali ile % 77,5 hissesine sahip olduğunu, şirkete ait payların çıplak pay olup herhangi bir pay senedi veya ilmühabere bağlanmadığını, çıplak paylı anonim şirketlerde Hisse devrinin şekli açıkça kanunda düzenlenmediğini, davalı ...'ın Yönetim Kurulu başkanı olduğu dava dışı ...

... A.Ş.'nin 09.04.2021 tarihinde 2019 ve 2020 yılları Olağan Genel Kurul Toplantısı yapılması planlandığını, dava dilekçesi nazara alındığında iş bu genel kurul toplantısında ve toplantının akabinde de davalı ... şirketinin bu şartlarda şu anki yetkilileri tarafından temsil edilmesi ve yönetilmesi ile ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğması muhtemel bulunduğundan, davalı şirket hakkında Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirket yetkililerinden Davalı ...'ın temsil ve ilzam yetkilerinin kısıtlanmasına “Şirket pay defteri ve karar defterine el konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek şirket yetkilisi davalı ...'ın iş bu dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar temsil ve ilzam yetkilerinin kısıtlanmasına, şirket pay defteri ve karar defterine el konulmasına, davanın kabulüne, davacının tasarrufunda bulunan sahibi olduğu bir kısım paylara dair devir işleminin hükümsüzlüğünün tespitine, davacının davalı şirket nezdinde yer alan pay oranının gerçek hali olan % 76'ya ilaveten veraseten intikal eden %1,5 olmak üzere toplamda %77,5 hisseye sahip olduğunun tespiti ile işbu % 77,5 hissenin davacıya ait olduğunun pay defterine kaydına ve işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı 04/05/2021 vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'in, dava dışı ... Ticaret ... Anonim Şirketi'nin (...”) %100 oranında pay sahibi olup ...'in tüm gelirinin ... Ticaret ... Anonim Şirketi üzerinden elde edildiğini, bu sebeple, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin ve bu ortaklık ilişkisi kapsamında elde edilen menfaatin doğru anlaşılabilmesi için diğer davalı ... ve dava dışı ... Ticaret ... Anonim Şirketi'de gerçekleşen pay devirlerinin önem arz ettiğini, Merhum ...'ın sağlığında (09.01.2015 tarihinde), davacı'ya ait ... hisselerinin bir bölümünün, davacı tarafından ...'a devredilmiş olup, 09.01.2015 tarihi itibariyle devir sonrası pay sahipliğini gösterir tabloya yukarıda yer verildiğini, ek olarak, 05.05.2015 tarihinde ...'in yegane malvarlığı ve gelir kaynağı olan ...'deki ...'a (499,85) ve diğer ortaklara ait hisseler ...'e devredildiğini, davacı tarafından 09.01.2015 tarihinde ... A.Ş.'de gerçekleşen hisse devirlerine ilişkin bir bilgisinin bulunmadığını ve söz konusu devirlerin rızası dışında yapıldığı iddiasına ilişkin olarak, davacının hisse devirlerinden sonra diğer davalı ...'in yönetiminde süreklilik arz edecek şekilde görev aldığını, ...'in 09.04.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında Davacı, 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, yönetim kurulu başkanvekili olarak görevlendirildiğini, ayrıca davacı'ya ...'i münferiden temsil yetkisi verildiğini, ... 26.10.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında, Davacı'nın görevine 09.04.2016 tarihinden itibaren mevcut görevine 1 yıl süre ile daha devam etmesine karar verildiğini, ...'in 28.05.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, yönetim kurulu başkanı olarak görevlendirildiğini, ayrıca davacı'ya ...'i münferiden temsil yetkisi verildiğini, davacı'nın diğer davalı ... bünyesinde süreklilik arz edecek şekilde yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığını,

Davacı tarafından gönderilen Ankara 63. Noterliği'nin 26.03.2021 tarih ve 11286 yevmiye numaralı ihtarnamesinde yer alan; “Bu meyanda, ...'yu münferiden temsile yönetim kurulu başkanı olarak, ...'ın genel kurulunda müvekkilin temsil edeceğini belirtiriz” şeklindeki kendi beyan ve ikrarları ile de sabit olduğunu, davacının, 09.01.2015 tarihinden sonra yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkanvekili olarak kararlara imza attığını, genel kurul toplantılarına katıldığını, 05.05.2015 tarih ve 3 no'lu yönetim kurulu kararı ile ... hisselerinin alınmasına imza attığını, 30.06.2015 tarih ve 5 no'lu yönetim kurulu kararı ile % 56 ..., %18 ..., %11 ..., %10 ..., %2,5 ... ve %2,5 ... olmak üzere pay senetlerinin basılarak dağıtılmasına imza attığını, 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında divan başkanı olarak görev aldığını, 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında divan başkanı olarak görev aldığını, 05.07.2018 tarih ve 4 no'lu yönetim kurulu kararı ile ...'ın vefatı üzerine, %32 ..., %25 ..., %24 ..., %9,5 ... ve %9,5 ... olmak üzere pay senetlerinin basılarak dağıtılmasına imza attığını, davacının mesnetsiz iddialarının aksine, merhum ...'ın sağlığında yapılan hisse devirleri ile birlikte esasen haksız kazanç elde eden kişinin, davacı olduğunu, söz konusu hisse devirlerinin gerçekleşmemiş olsaydı, dava dışı ...'de, merhum ...'a ait hisseler, miras yolu ile taksim edildiğinde, davacının mevcut durumda olduğu gibi ... gelirlerinden %32 oranında değil, %25'in dahi altında bir oranda faydalanabilecekken, davalıların tamamının, miras taksimi neticesinde ...'deki hisselerinde artış gerçekleşecek ve elde edecekleri menfaatte de ciddi şekilde artış yaşanacağını, davacı'nın bir diğer mesnetsiz iddiasının da 09.01.2015 tarihli hisse devirlerine ilişkin olarak bir bedel ödenmediği olduğunu, diğer davalı ...'deki hisse devirlerinden 4 ay sonra ... hisselerinin tamamının 05.05.2015 tarihinde ...'e devredildiğini, bu vesileyle, Esr;aOâegn yegane gelir kaynağı temin edilmiş ve Davacı'nın hisselerinin de anlam ve değer kazandığını, hisse devirlerinin şekil şartına uygun şekilde yapılmadığına yönelik olarak da, anonim şirketlerde çıplak pay devri mümkün olup söz konusu devirler alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, pay devirlerinin yazılı şekle uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin incelenmesinin önem arz ettiğini, davacının da kabulünde olduğu gibi pay devirlerinin diğer davalı pay defterine işlendiğini, pay devirlerinin şekil şartına uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacı tarafından söz konusu imzaların inkar edildiğini, davacının 09.01.2015 tarihli pay devirlerinden sonra diğer davalı ...'in yönetiminde aktif ve süreklilik arz edecek şekilde görev aldığını, genel kurul ve yönetim kurul kararlarına karşı hiçbir dava açmadığını, hisse devirlerinden sonraki 6 yıl boyunca söz konusu hisse devirleri neticesinde oluşan hissedarlık yapısına uygun şekilde alınan kararlara göre hareket ettiğini, ...'i münferiden temsil yetkisi bulunduğunu, tüm defterlere erişimi olduğunu, davacının, işbu dava ile diğer davalı ...'deki hisse oranının nihai olarak %77,5 şeklinde tespit edilmesini talep ederek, esasen, ...'in 4100 hissedar olduğu dava dışı ... yönetiminde mutlak söz sahibi olmayı ve ... üzerinden elde edilen geliri haksız şekilde kazandırmayı hedeflediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; şirket hisselerinin niteliği tespit edilememekle birlikte anonim şirket pay devrinin her halukarda yazılı yapılması gerektiğinden şirket ortağı olan davacının şirketteki payını davalı gerçek kişilere devrettiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığından geçerli bir pay devrinden bahsetmenin mümkün olmadığı, her ne kadar davacı davalı şirketin yönetim kurulunda yer almış ve şirket payının tespitini içeren yönetim kurulu kararlarını imzalamış ise de, bu hususun pay devrinin şekil şartı olan yazılıklık ilkesini ve davacının pay devri iradesini kapsamadığı, davacının davalılara payını devrine ilişkin yazılı bir pay devri sözleşmesi bulunmasına göre davacının davasında haklı olduğu, pay devirlerinin geçersiz olduğu gerekçeleriyle davacının davasının kabulü ile; davacının ... ... Şirketi'ndeki payının %77.5 olduğunun tespitine ve bu hususun pay defterine tesciline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar ..., ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tek hakim yerine heyetçe görülmesi gerektiğini, dava dilekçesinde dava değerinin gösterilmediğini, davanın gerçek değerinin tespit edilerek nispi harcın tamamlanması gerektiğini, yazılı yargılama usulünün gerekirken basit yargılama usulüne görülüp sonuçlanmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığına, davacının kendi işlemine ve gerçek iradesine dayalı hisse devirlerine karşı eldeki davayı açmasının TMK.nun 2.maddesine aykırı olduğunu, dava konusu hisse devirlerinin şekil şartına uygun olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tek hakim yerine heyetçe görülmesi gerektiğini, dava dilekçesinde dava değerinin gösterilmediğini, davanın gerçek değerinin tespit edilerek nispi harcın tamamlanması gerektiğini, yazılı yargılama usulünün gerekirken basit yargılama usulüne görülüp sonuçlanmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığına, davacının kendi işlemine ve gerçek iradesine dayalı hisse devirlerine karşı eldeki davayı açmasının TMK.nun 2.maddesine aykırı olduğunu, dava konusu hisse devirlerinin şekil şartına uygun olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, şirket hisse devrinin hükümsüzlüğünün tespiti ile davacının şirketteki payının tespiti ile pay defterine işlenmesi istemine ilişkindir. Davacı yan, dava konusu hisse devirlerinin geçersiz olduğunu iddia ederek davalı şirkette toplam %77.5 oranında hisse sahibi olduğunun tespiti ile işbu %77,5 hissenin davacıya ait olduğunun pay defterine kaydına ve işlemlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarından davalı şirketin sermayesinin 1.000.000 TL olup, beher hissenin 1.000 TL değerinde olduğu görülmüştür. Davacının %77,5 hissenin kendi adına pay defterine tesciline dair talebi nazara alındığında dava değerinin 775.000 TL olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile davacının davalı şirketteki payının %77,5 olduğunun tespitine ve bu hususun pay defterine tesciline karar verilmiştir.

İşbu dava tek hakim tarafından görülerek karara bağlanmıştır. 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, "Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri 1.000.000,00 Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işlere bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacağı" şeklinde düzenleme mevcuttur. Dava tarihi itibari ile ise bu tutar 500.000 TL'dir.

Yukarıda açıklandığı üzere dava değeri 500.000,00 TL'nin üzerindedir. Hal böyle olunca, dava değerinin 500.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacak işler kapsamında kaldığı, davanın heyetçe görülmesi gerektiği gözetilerek dosyanın heyete tevdi gerekirken tek hakim tarafından değerlendirilme yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Mahkemenin teşekkülüne ilişkin bu kural kamu düzeninden olduğundan resen gözetilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının mahkeme teşekkülü yönünden kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE,

2.Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarih ve 2021/209 Esas 2022/530 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

3.Davanın yeniden heyetçe görülmesi için dosyanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4.Davalı ... tarafından yatırılan 7.343,33‬ TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davalıya iadesine,

5.Davalı ... ... Şirketi tarafından yatırılan 7.343,35‬ TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davalıya iadesine,

5.Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,

6.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a.4 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katib Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog