Aramaya Dön

4.Asliye Ceza Mahkemesi

Karar No
K. 2008/536
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 28/04/2022
KARAR TARİHİ: 20/06/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 05/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İSTEM

Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 29/04/2022 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Örneği sunulan "Ölümlü/Yaralamalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı" başlıklı belgenin incelenmesinden anlaşılacağı üzere "1" nolu davalıya ait "2" nolu davalı yönetimindeki, "3" nolu davalıca sigortalanmış ... plakalı araç, Esentepe mahallesi, Taksim yokuşundan, Meydan'a doğru şehiriçi hız kurullarının olağanüstü boyutlarda üstünde, öteki trafik kurallarını çiğneyerek bütünüyle kusurlu olarak seyrederken aracının sol ön çamurluk, lastik bölümüyle "1" nolu müvekkile çarpması sonucu müvekkil,KTÜ Tıp Fakültesinden getirtilecek iyileştirme dosyasında belirtilen düzeyde iş göremez duruma geldiğinden,"2","3" nolu davacı anne baba da yansıma yoluyla "1" nolu müvekkilin acılarına ortak olduklarından, trafik kazası biçiminde gelişen haksız eylemden ötürü,çoğa ilişkin istekle dava hakkımız saklı tutularak,6100 sayılı yasanın 107/1 maddesi uyarınca açılan belirsiz alacak davasına bağlı olarak "1" nolu müvekkilin maddi zararlarının saptanmasıyla 3,00 TL maddi,50.000,00 TL manevi,"2" nolu müvekkil baba için 20.000,00 TL,"3" nolu müvekkil anne için 20.000,00 TL manevi ödenceler toplamı 90.003,00 TL'nin, olay tarihi 09.07.2021'den yürütülecek yasal faizleriyle “3” nolu davalı bakımından sorumluluk düzeyiyle sınırlı olmak üzere (Poliçe miktarlarıyla düzeyiyle sorumlu olmak üzere, poliçe miktarlarındaki artışlar bakımından çoğa ilişkin istekle dava hakkımız saklıdır. Bu davalı bakımından manevi ödence istemimiz yoktur.) davalılardan dayanışmalı olarak alınmasına yargı buyrulması için başvurmak zorunluluğu doğmuştur. Bu nedenlerle, Trabzon 4.Asliye Ceza Mahkemesinin ... E.nolu dosyasının, KTÜ Tıp Fakültesinden iyiliştirme dosyalarının sorularak getirtilmesiyle kanıtlar toplanarak doğrulanacak dava dayanağı olgulara bağlı olarak trafik kazası biçiminde gelişen haksız eylemden ötürü, çoğa ilişkin istekle dava hakkımız saklı tutularak,6100 sayılı yasanın 107/1 maddesi uyarınca açılan belirsiz alacak davasına bağlı olarak "1" nolu müvekkilin maddi zararlarının saptanmasıyla 3,00 TL maddi,50.000,00 TL manevi,"2" nolu müvekkil baba için 20.000,00 TL,"3" nolu müvekkil anne için 20.000,00 TL manevi ödenceler toplamı 90.003,00 TL'nin, olay tarihi 09.07.2021'den yürütülecek yasal faizleriyle “3” nolu davalı bakımından sorumluluk düzeyiyle sınırlı olmak üzere (Poliçe miktarlarıyla düzeyiyle sorumlu olmak üzere, poliçe miktarlarındaki artışlar bakımından çoğa ilişkin istekle dava hakkımız saklıdır. Bu davalı bakımından manevi ödence istemimiz yoktur.) davalılardan dayanışmalı olarak alınmasına yargı buyrulmasını talep etmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesi ekinde delillerini ibraz etmiştir. Duruşmaya gelen davacı vekili dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalılara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından mahkememize sunulan 16/05/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamıştır, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmelidir;- herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe teminat kapsamı ile sınırlıdır. Adli tıp kurumundan kusur raporu alınmalıdır. Mahkemeniz tarafından bilindiği üzere 14.04.2016 tarihinde kabul edilen 6704 Sayılı Kanun ile 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilerek; zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerekmektedir. Davacının söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerekecektir.-davacının resmi geliri çerçevesinde hesaplama yapılmalıdır, müvekkil şirket temerrüde düşmemiştir. Bu nedenlerle, davanın reddi ile yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Bir kısım davalılar vekili tarafından mahkememize sunulan 18/05/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Toplam 3, oo-tl değerinde maddi tazminat talebinde bulunulması usule aykırıdır, hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmektedir, mahkemeniz nezdinde görülmekte olan dosyaya konu olay, 09/07/2021 tarihi, saat 16:32'de gerçekleşen talihsiz trafik kazasıdır. İşbu kaza, görgü tanıkları, kaza tespit tutanağı, polis memurlarınca tutulan kayıt tutanağı ve işbu tutanağın dayandığı kamera kayıtlan ile bilirkişi raporu uyarınca; müvekkil şahıs ...'nin kusuru olmaksızın gerçekleşmiştir. Dava dilekçesindeki iddialara ilişkin cevaplanınız aşağıda detayıyla izah edilecektir. Müvekkil şahıs ..., trafik kurallarına uygun şekilde seyretmiştir. Müvekkil şahıs ..., davaya konu olayda kusurlu değildir. Bu nedenlerle, davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE DEĞERLENDİRMESİ: Ortahisar İlçe Emniyet Müdürlüğü, Trabzon SGK İl Müdürlüğü, ... Sigorta A.Ş., Türkiye Noterler Birliği’nin cevabi yazıları ile mahkememizce istenilen bilgi ve belgelerin gönderildiği anlaşılmıştır. Trabzon 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası iş bu mahkememiz dosyası içerisine celb edilerek incelenmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 02/12/2022 tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ...'nin kusursuz olduğu, Davacı yaya ...'in yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu bildirilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.

Destekten yoksun kalma tazminatı, geçici veya sürekli iş göremezlik tazminatının talep edilebilmesi için zararı yanında zarar ile haksız fiil arasında uygun illiyet bağının da bulunması gerekir. Somut olayda gerçekleşen türden bir sonucu, olayların normal akışına ve hayat tecrübelerine göre mahiyeti ve ana temayülü itibariyle meydana getirmeye genel olarak elverişli olan veya bu türden bir sonucun gerçekleşme ihtimalini objektif olarak artırmış bulunan zorunlu şartla söz konusu sonuç arasındaki bağa uygun illiyet bağı denir. İlliyet bağı, sorumluluğun asli şartı, tazminat hukukunun temel ilkesi olarak görülür. Bu şart olmaksızın bir şahsın sorumluluğu düşünülemez. Hukukta, gerçekleşen zararla sorumluluğu doğuran olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine, genel anlamda illiyet bağı denir (Eren, F.: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 361, Sorumluluk Hukuku ) Trafik kazasından kaynaklanan tazminatlarda üç tür sorumluluk bulunmaktadır. Haksız fiil sorumluluğu, tehlike sorumluluğu ve sözleşmeden doğan sorumluluktur.

Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu BK'nın 41. (TBKm.49.) maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğu olup maddede "Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur. Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur." hükmü ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.

Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu KTK'nın 85. maddesinde düzenlenmiş olup 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatını haiz olması gerekmektedir. Bu hükme göre sorumluluk, motorlu aracın işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla işletenin sorumlu olması için zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda işletenin sorumluluğu doğar.

Yukarıda yar alan açıklamalar ışığında somut olay kül olarak değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasından ve davacının doğan zararından davalının kusurlu olup olmadığının, kusurlu ise kusur oranın tespiti için mahkememizce dosyaATK trafik ihtisas dairesine gönderilmiş olup; Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan rapor ve CD tutanakları incelenmek suretiyle hazırlanan ATK raporunda; davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı davacı ... ın %100 kusurlu olduğu rapor edilmiştir.

Davacı vekili ceza yargılamasının sonucunu beklenilmesin talep etmişse de; kural olarak 6098 Sayılı TBK. 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay HGK'nun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). 6100 Sayılı HMK'nun 165. Maddesine göre bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir ise de ceza dosyasının sonucunun beklenmesi her durumda (hele hele maddi olgu belirlenmişse) bekletici sorun sayılmasını gerektirmez. 6098 Sayılı TBK'nun 74.maddesi hükmünün mutlaka ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesi olarak yorumlanması kabul edilemez aksine bu hüküm maddi olgunun belirlenmesine ilişkindir. Dosyamızda yapılan incelemede maddi olgu belirlendiği ve ceza yargılamasında alınan rapor ile mahkememizde alınan raporun örtüştüğü de dikkate alınarak, yeni raporun yenilik katmayacağı anlaşılmakla talebin reddine karar verilerek, dosyaya kazandırılan raporun denetime elverişli olması, usul ve yasaya uygun olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.

KTK’nın 91. maddesine göre davalı sigorta şirketinin işleten konumundaki davalı işverenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlendiği, bir başka deyişle davalı sigorta şirketinin motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle o zarardan işleten sıfatıyla davalı işveren sigortalının sorumlu olması gerektiği, işleten konumundaki davalı işveren sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan davalı sigorta şirketini sorumlu tutma imkânı bulunmadığı, bu nedenle davacıların geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin tam kusuru ile kendi yaralanmasına neden olan davacının olayda iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğinden davanın reddine, ayrıca manevi tazminat istemi yönünden de yine davalı tarafından davacılara yönelik gerçekleştrilen kusurlu bir eylem olmaması, davacıların duydukları elem ve kedere sebebiyet veren eylemde davalılara atfedilebilecek bir sorumluluk halinin bulunmaması sebebiyle manevi tazminat istemlerinin dinlenilmesi mümkün olmadığından bu talep yönünden de davanını reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacıların subut bulmayan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı REDDİNE.

2.Alınması gereken toplam 179,90 TL’nin peşin alınan 307,41 TL’den mahsubu ile bakiye 127,51 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE.

3.Kendisini vekille temsil eden davalılar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak DAVALILARA ÖDENMESİNE.

4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA.

5.Yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla DAVACIYA İADESİNE.

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.640,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA. Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog