44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1970
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/11/2019
NUMARASI: 2017/139 E. - 2019/465 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 04/01/2013 tarihinden beri "..." şirketinin sahibi olduğunu, unlu mamüller ve pastacılık ürünleri alım, satım, üretim, yeniden ambalajlanması, ithalat ve ihracatı alanlarında faaliyet gösterdiğini, ... tarafından tasarlanmış TPMK nezdinde onaylanmış ... tescil sayılı 1.2.3.4 nolu figürlerinin; pasta süsü olarak kullanımı, şeker hamuru kullanılarak elle yapılıp üretilmesi, kafalarının ezik yumurta şekline benzemesi, gözlerinin yuvarlak ayrık noktalar şeklinde olması ve kız figürlerinde kirpiklerin gözlerin yanlarında bulunması, saç şeklinin figürden figüre değişiklik göstermesi özelliklerinde olduğu, tescilli tasarımların, davalı ... tarafından www....com ve "..." sayfalarında piyasaya sunularak satışının yapıldığını, webde müvekkilin adıyla "..." şeklinde izinliymiş gibi imaj verildiğini, Ankara 3.FSHHM nezdinde tecavüzün tespiti ve durdurulması talebiyle 2017/22 D.iş dosya kapsamında,
05/06/2017 tarihli bilirkişi raporu ile yapılan ihlalin tespit edildiğini, bu rapora alınan 3 görsel ürün dışında davalıya ait anılan internet adreslerinde yüzlerce benzer ürün sergilendiğini ve Ankara 3. FSHHM tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının uygulamaya konmasını talep ettiklerini, ürünlerin ne kadar satışının yapıldığının dosyaya davalı tarafından ibraz edilmesini talep ettiklerini, 6769 SMK, TTK, HMK ve ilgili kanun hükümlerinden doğan hakları gereğince her türlü dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, tescilli tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına, d.iş dosyasından verilen ihtiyati tedbirin devamına ve üretim vasıtalarının imha edilmesini, internet ve sosyal medya hesaplarının tedbiren kapatılmasını, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline karşı yapılan suçlama ve iddiaları kabul etmediklerini, Ankara'da açılan davanın öncelikle müvekkili şirketin İstanbul/Bostancı adresinde faaliyet göstermesi nedeniyle usule uygun olmadığını ve İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu, Ankara'da açılan haksız ve usulsüz dava sebebiyle müvekkilinin zor durumda bırakıldığını, dava konusu ...'a ait tarafın ismi belirtilerek kopyalandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bahsedilen o fotoğrafın davalı adının belirtilerek sayfaya konmasının sebebinin yapılan işin beğenilerek paylaşılması sebebiyle olduğunu, ancak bu dava sonrası ise sayfa ve siteden kaldırıldığını, Ankara mahkemesine sunulan bilirkişi raporunun eksik ve detaylı ele alınmamış hatalı bir rapor olduğunu, bilirkişi raporunun konunun uzmanı olmayan bilirkişi tarafından ve yanlış düzenlenmiş bir rapor olduğunu, raporda benzer olduğu ileri sürülen çalışmaların 28/02/2014 tarihinde paylaşıldığını, o tarihte dava konusu ürünlerin tescilli olmadığını ve bir tescil ihlalinden söz edilemeyeceğini, pastacılık sektöründe kullanılan malzeme ve şekillerin kısıtlı olduğunu ve yalnızca müvekkili tarafından değil sektörde bilinen birçok sayfada aynı figürlerin paylaşıldığını, davacının kendi sayfasında da aynı şekilde birçok bilinen ünlü karakterlerin kullanılarak paylaşıldığını, aynı eylemlerde bulunan davalı tarafından haksız bir suçlama yapıldığını, müvekkilinin bu sosyal medya hesabında yalnız paylaşım yaptığının kolaylıkla görülebileceğini, tüm bu sebeplerle tedbir kararının reddi gerektiğini, tedbire gerekçe olarak sunulan davacının ne tür bir zarara uğradığının açıkça beyan edilmediğini, tedbir kararına süresinde yapılan itiraz ve beyanların ise Ankara mahkemesi tarafından işleme konulmadığı için usulsüzlük yapıldığını, neye istinaden ne tür bir tedbir uygulanacağının belli olmadığını, tedbir ile müvekkilin mağdur olacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince toplanan delillere ve yapılan yargılamaya göre; " davanın kabulüne; davalı kullanımlarının davacının TPMK nezdinde ... no ile tescilli çoklu tasarımına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine tecavüz ve haksız rekabet niteliğindeki kullanımların ve muhtemel kullanımlarının durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda tecavüz kapsamında kalan ürünlere, bu ürünlerin üretiminde kullanılan (diğer ürünlere yönelik üretimi engellememek kaydıyla) araçlara ve kalıplara el konulmasına, masrafları davalıya ait olma üzere imhasına, davalıya ait tüm sosyal medya hesapları ve internet sayfasında yer alan tecavüze konu ürün görsellerinin çıkartılmasına, infazda Ankara 3. FSHHM 2017/22 değişik iş dosyasına sunulan 30/06/2017 havale tarihli bilirkişi raporu ile dosyaya sunulan 20/12/2018 teslim tarihli heyet raporunun dikkate alınmasına, raporların hüküm eki sayılmasına," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyada da mevcut olan fotoğraflar incelendiğinde davacı figürlerinin göz, burun ve ağız yapısının basitliği ve sıradanlığı açıkça ortada olup tescilli bir ürün izleniminden de oldukça uzak olduğunu, karşı tarafın tasarımlarına özgü özellik olarak dile getirdiği hususların sunulan tescil evraklarında figürlere has bir özellik olarak sayılmadığını,Karşı tarafın saydığı özelliklerin tüm '... figürleri' ni kapsayacak nitelikte olup, şeker hamurundan yapılıyor olmasının dahi özgü bir nitelik olarak sayılmasının kabul edilebilir olmadığını, Müvekkilinin de '... figürleri'ni kullandığını ancak kendine özgü tasarımlarla bunları meydana getirdiğini, müvekkilinin hiçbir paylaşımında karşı tarafın tescil ettiği haldeki figürleri bulunmamakta olup, yüz şeklinin dahi benzer olmadığını, kafalarının ezik yumurta şekline benzemesi, gözlerinin yuvarlak ayrık noktalar şeklinde olması hususlarının dahi müvekkilinin tasarımlarında yer almadığını, müvekkilinin paylaşımları dikkatle incelendiğinde; figürlerin kafaları yuvarlak olup, kafalarının ezik yumurta şekline benzemesi gibi özellikler taşımadığını,Müvekkilinin adından da anlaşılacağı üzere "..." adlı butik pastanesinde ana ürün olarak kurabiye üretmekte ve kurabiye yapımı ve süslemesi konusunda kurslar vermekte olduğunu, sipariş üzerine pasta yapmakta ve yukarıdaki örneklerde de göründüğü üzere sipariş üzerine özel olarak üretildikleri için davacı tarafın ürünlerine benzemediğini, Davalı yanın figürleri ile ilk bakışta dahi benzemeyen müvekkiline ait figürlere detaylı şekilde bakıldığında ezik yumurta şeklindeki kafanın burada armut şeklinde olduğunu, gözlerinin yuvarlak ayrık noktalar şeklinde olması gereken figürlerden erkek figürün gözleri neredeyse bitişik kadın figürlerde ise gözlerin çizgi şeklinde olduğunu, yine figürlerde davacı yanınkilerde olan göz çukurluğu bulunmadığını,
Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere (2) nolu figürün 16 ay öncesinde kamuya sunulduğu görülmüş olup, bu figürün davaya konu edilemeyeceğinin kabulü gerektiğini,Müvekkilinin karşı tarafa ait olan bir figürü içeren yaptığı tek paylaşımın 28.02.2014 tarihinde yaptığı paylaşım olduğunu, bu paylaşımda mevcut duruma bakıldığı zaman ticari amaç gütmeyen ve tarih itibariyle kimsenin tasarımına tecavüz niteliği taşımayan bir paylaşım olduğunu, 2014 tarihinde yapılan paylaşımda yer alan figürün, herhangi biri için tescil edilmiş bir tasarım olmadığını ve ticari amaç güdülmeksizin paylaşıldığını, ayrıca altına açıklama olarak '...' yazıldığını, karşı tarafın herhangi bir tescili olmadan paylaşıldığını, hatta paylaşımda hiçbir ticari amaç güdülmeksizin, altına müvekkilinin kendi satış yaptığı internet sitesi bilgilerini içeren bir açıklama dahi yazılmaksızın sadece beğenildiği için hangi sayfaya ait olduğu da belirtilerek paylaşım yapıldığını, ayrıca yapılan paylaşımda yer alan figürde tescilli figürler içinde yer almadığını,Bilirkişiler tarafından re'sen yapılan araştırmalarda da açıkça ilk bakışta "... figür" kullanılması nedeniyle benzerlik gösterebilecek ancak detaya inildiğinde farklılıkları ortaya çıkan tasarımlara da yer verilmiş ve bu tasarımların her birinin tasarımcısının yansıttığı özgün özellikleri üzerinde barındıran ve ayırt edici özellikleri bulunan özgün üretimler olduğu tespit edilmişken müvekkilinin tasarımları ile davacı yanınkiler arasında karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derece benzer olarak üretildikleri sonucuna varılmasının açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu,Müvekkilinin sipariş üzerine pasta satışı yaptığını ve pastanın şeklini de müşterilerin belirlediğini, yapılan her ürünün biricik ve birbirinden farklı olduğunu,Sadece pastacılık sektörüyle sınırlı olmayan söz konusu figürün aslında genel bir bebek şekli olduğunu, bebek figürlerinin yuvarlak ayrık noktalar şeklinde gözler, düğme şeklinde burun, kıvrımlı çizgi şeklinde bir ağız ve hatta ilk fotoğrafa bakıldığında gözlerinin yanında bulunan kirpiklere kadar aynı olduğunu, hal böyle olunca eğer piyasada ve dünya genelinde yapılan oyuncak bebek figürleri arasında bu kadar benzerlik varsa ufak detaylara bakarak karar vermenin hakkaniyetin korunması için gerekli hatta zorunlu olduğunu,Davacı yanın beyan ettiği üzere figürlerin ayırt edici nitelikler "kafalarının ezik yumurta şekline benzemesi, gözlerinin yuvarlak ayrık noktalar şeklinde olması ve kız figürlerinde kirpiklerin gözlerin yanlarında bulunması, saç şeklinin figürden figüre değişiklik göstermesi" ise dosyada karşılaştırılan figürlere bakıldığında müvekkilin figürlerinde kafa yuvarlak bazen armut şeklinde, bazı figürlerin gözleri bitişik bazılarının çizgi şeklinde, saçlarının şekilleri, renkleri ve bitiş çizgileri, aksesuar ve kıyafet modelleri tamamen farklı olduğunu,Somut olaya bakıldığında müvekkilinin tanınmışlığı ve ününün yaptığı kurabiyeler ve verdiği kurabiye kursları sayesinde olduğunu, dava konusu olan pasta figürlerinin müvekkiline ekstra bir kazanç sağlamayacağını, müvekkilinin bulunduğu konumun kendi emeği ve çabasıyla olduğunu, bu bağlamda müvekkilinin 2. Fıkri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu 2019/465 K. Sayılı kararı ile haksız rekabette bulunduğu sonucuna varılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış endüstriyel tasarım tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ortadan kaldırılması davasıdır.Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, teknik ve özel bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; ... tescil 1-2-3-4 nolu pasta figürü tasarımlarının ayırt ediciliği ve yenilik özelliklerine sahip, özgün tasarımlar olduğu, ... tescil (l)-(3)-(4) nolu tasarımların, 6769 SMK'da tasarımın piyasa sunulduğu 12 aylık süre içerisinde tesciline başvurulduğu, (3) nolu tasarımının 12 aylık süreyi aşkın süre önce üretilmiş olduğu, davalı ... tarafından üretilerek satışı yapılan pasta figürlerinin, davacı ... adına tescilli ... (1) (2) (3) (4) nolu tasarımlarla, karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derece benzer olarak üretildiklerinin bildirildiği anlaşılmıştır.Ankara 3. FSHHM'nin 2017/22 D.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; davalının ... ve web sayfasında tespit edilen ürünlerin ... tescil nolu tasarıma, tasarım koruması anlamında benzerlik teşkil ettiği ve tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğu görüşüne varıldığı anlaşılmıştır. Davacı adına tescilli 21/01/2016 tarih ...nolu tasarımlara genel görünüşlerini veren özelliklerinin incelenmesine yönelik bilirkişi tespitlerinde; davacı tarafından tescilli ürünler "pasta süsü olarak kullanımı, şeker hamuru kullanarak elle yapılıp üretilmesi, kafalarının ezik yumurta şekline benzemesi, gözlerinin yuvarlak ayrık noktalar şeklinde olması ve kız figürlerinde kirpiklerin gözlerin yanlarında bulunması, saç şeklinin figürden figüre değişiklik göstermesi" özelliklerinde olduğu şeklinde tanımlandığı, tasarımların dünyada pastacılık sektöründe "... figürleri" olarak tanımlanan, el ile şekillendirilerek üretilen, figür pasta süslemeleri sınıfında ürün tasarımları olduğu tasarım tarifindeki yüz modelinin değiştirilmeden korunarak, figürlerin kostüm ve dekoratif pozlarıyla çeşitlendirilerek kullanıldığı, ...-(l) nolu figürde yüz modeline uzun saçlı elbiseli kostüm ile üretilmiş bir kız modeli, (2) nolu figürde damatlık giydirilmiş bir erkek modeli, (3) nolu figürde kurdelalı kısa saçlı pembe elbiseli bir kız çocuğu modeli (4) nolu figürde ise pantolon askılı papyonlu pantolonlu bir erkek çocuğu modeli olarak tasarlandığının tespit olunduğu anlaşılmıştır.Toplanan deliller ve bilirkişi raporları, tarafların iddia ve savunmaları ile birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ... tescil 1-2-3-4 nolu pasta figürü tasarımlarının ayırt ediciliği ve yenilik özelli.rine sahip, özgün tasarımlar olduğu, davalı ... tarafından üretilerek satışı yapılan pasta figürlerinin, davacı ... adına tescilli ... (1) (2) (3) (4) nolu tasarımlarla, karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derece benzer olarak üretildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda .. tescil (l)-(3)-(4) nolu tasarımların, 6769 SMK'da tasarımın piyasa sunulduğu 12 aylık süre içerisinde tesciline başvurulduğu ancak (3) nolu tasarımının 12 aylık süreyi aşkın süre önce üretilmiş olduğu belirtilmiş ise de tasarımların hükümsüzlüğü yönünden açılan bir dava bulunmadığı dikkate alındığında davaya konu tasarımların tescil korumasından faydalanmaya devam ettiği şu hale göre davalı kullanımlarının davacı adına tescilli çoklu tasarıma tecavüz ve izahı yapılan TTK 55/4 maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.