Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/426
Karar No
K. 2023/900
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/426 Esas
KARAR NO: 2023/900
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 11.11.2021
KARAR TARİHİ: 21.11.2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ---- numarasıyla, ------sigortalı ------ plakalı, sigortalı ---- adına kayıtlı araç ile dava dışı ----- adına kayıtlı ------ plakalı araç arasında ----- tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından, kazada hasara uğrayan dava dışı araç için ---- hükümleri gereği ---- tarihinde -------- dosyasına toplam 22.381,41 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davacı şirket sigortalısı davalı tarafın --------hükümlerine aykırı olarak kaza mahallini terk etmiş olduğu ve kazaya dair tutanak düzenlenmediğinin davacı şirket tarafından anlaşıldığını, ayrıca kazanın oluşumunda davalı tarafın kusurlu olduğunun davacı şirket tarafından değerlendirildiğini, açıklanan hususlar çerçevesinde, ödenen bedelin davalıya rücusu için ------ tahsili amacıyla ------------- Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlu - davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olması ve kaza tespit tutanağı tutulmaksızın olay yerini terk ettiğinin anlaşılmış olması nedeniyle davacı şirketin sigortalısı olan davalı tarafa rücu etme hak ve yetkisi bulunduğunu, davalı - borçlunun haksız ve hukuka aykırı borca itirazının iptali ile itiraz neticesi durmuş olan takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeni ile davalının -------poliçesine göre karşı tarafa yapılan tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; davanın----- açıldığı, mahkemenin ---- sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın tüketici mahkemesine gönderildiği ve ----- tevzi edildiği, yine bu mahkmenin de -----Kararıyla tekrar görevsizlik kararı vererek dosyayı---- gönderildiği ve mahkememizin işbu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara --------- sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----araç tescil kayıtları, ------- tahkim kararı ve ilgili hasar dosyası ve poliçe celp edilmiş, ---- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; -----tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlusunun davalı olduğu; takibin 22.381,41-TL asıl alacak ve 408,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.789,79-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 29.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 06.10.2021 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik kısmi itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçelerin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 11.11.2021 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 22.789,79-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi heyetinin ------ tarihli raporunda özetle, "Teknik Yönden; ----- idaresindeki------plakalı --- tek yönlü bağlantı yoluna ters yönde girerek ----- plakalı ---- ile kazaya karıştığı için KTK 84/b ve KTY 157/a/2 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; dava dışı sürücü ---- idaresindeki ------ plakalı otomobili ile tek yönlü bağlantı yolunda normal ileri yönde seyrederken ters yönde seyreden ---- plakalı kamyonet ile kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; tazminata konu ----- tarihinde trafiğe çıkmış,-------- tarihinde 11 ay ve -- kullanıldıktan sonra kazaya karışmış, ------- adına tescilli hususi----------- rayiç değerinin kaza öncesindeki 430.000,00 TL onarıldıktan sonra 416.000,00 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 14.000,00 TL olduğu, davacı ----- tarafından----- dosyası ile icra dairesine 09.07.2021 tarihinde ödenen 14.000,00 TL değer kaybı ile 8.381,41 TL ferilerin (ilave zararların) tahsili için 21.09.2021 tarihinde icra takibi yapıldığı, ------ plakalı ---------14.000,00 TL değer kaybı (asıl alacak) dışındaki 8.381,41 TL ilave zarar davalı --- talep edilemeyeceği için işbu raporda daha fazla değerlendirme yapılmadığı; ----- plakalı otomobilin 14.000,00 TL değer kaybı için icra dosyasına ödenme tarihi 09.07.2021 ile takip tarihi 21.09.2021 arasındaki süreye denk işlenmiş yasal faizin 255,45 TL ve değer kaybı ile toplamının 14.255,45 TL olduğu; ---- yönünden: davacı sigortacı tarafından tanzim edilen----- ---- poliçesinin ----tarihleri arasında geçerli olduğu ve---- kaza tarihi itibarı ile ------ plakalı araca ---- verdiği, dava dilekçesinde kazaya ilişkin tutanak düzenlenmediği belirtilmiş olup, ----- numaralı dosyası için düzenlenmiş bilirkişi kusur raporunda----nolu araç sürücüsü ------ tutanak tutmayı reddedip tutanak tutmak için anlaştıkları yere gitmeden ayrıldığı bilgisinin yer aldığı, ------------ sigortalısına rücu hakkını düzenleyen maddesinin bendi ile; davacının talebine konu kazada bedeni hasara neden olan kazalarda olay yerini terk etmesinin veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kaza oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranmasının rücu hakkını doğurduğu, ancak davaya konu olayda sadece maddi hasara neden olan bir kusur söz konusu olduğundan davacının bu maddeye dayanarak rücu talebinde bulunmasının yerinde olmayacağı," yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ------- şirketi, rücu sebebini; sigortalısı olan davalıya ait aracın sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi olgusuna dayandırmıştır.Davacı ---- şirketinin, davalıya ait aracın--- poliçesini tanzim ettiğine ve araç sürücüsünün kaza mahallinde ayrılmış olduğuna ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık----- sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle kazada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartlar nazara alınır.Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen ---- tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde ---yürürlüğe giren ------ nazara alınması gereklidir.Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:

a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,

b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,

c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,

ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,

d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,

e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,

f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez.Sigorta genel şartları B.4-f bendin kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerine terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir. Buna göre sigortalı ancak; -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir.Bu durumda, yeni ---- bendinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanması gerektiğinin kabulü ile gerekir.

Davalı tarafça olay yerini terk etmesinin haklı bir nedeni olduğu yönünde bir savunmada bulunmamıştır. Bu durumda ispat yükü kendisine düşen davacı sigortacının; davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini ---------- rücuya ilişkin B-4. maddesi kapsamında geçerli her hangi bir sebep olmaksızın terk ettiği ve bu suretle tutanak tanzim edilmesi ve alkol muayenesi vb. mevzuat gereği yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmediği ve bu suretle de rizikonun teminat kapsamında olmadığı hususunu ispat ettiği, bu ispatı müteakip artık ispat yükü kendisine düşen davalı tarafın ise az yukarıda açıklandığı üzere rizikonun teminat kapsamında olduğunu ispat edemediği sonucuna ve vicdani kanaatine varılarak denetime elverişli ve kısmen hükme esas alınan bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden;

İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1.Davalının --------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibe asıl alacak olan 22.381,41-TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine,

2.Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3.Alınması gerekli karar harcı 1.528,87-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 275,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.253,62-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafça yatırılan 275,25-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 216,95‬-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.284,75-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.225,89-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 680,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 667,81‬-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 12,19-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8.Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 14/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog