6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2012/6678 E. , 2014/10303 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2009/214464
MAHKEMESİ : Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2009
NUMARASI : 2008/1120 (E) ve 2009/187 (K)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; I-Sanık savunmanının lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteminin 5237 sayılı Yasanın 62. maddesini de kapsadığı gözetilmeden bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, II) 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir.
1.Suça ilişkin koşullar;
a)- Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası,
b)-Suçun Anayasanın 174. maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması,
2.Sanığa ilişkin koşullar;
a)-Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,
b)-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi (5271 sayılı CMK’nın 223/9. fıkrasına göre zararın giderilmesi koşulu derhal yerine getirilemediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir).
c)-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir. Bu koşullar bulunması halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.
Ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 51.maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin koşulları ve sonuçları aynı değildir. Bu nedenle önce 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesi yönünden değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir. Hal böyle olunca;
Suç tarihinde sabıkasız olup, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişiliği bulunmayan, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlıktan dolayı tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu kanaat oluştuğundan verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında, bu kere 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar (yakınanın olay nedeniyle zararının bulunmadığını beyan ettiği de) dikkate alınarak, yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken, "Sanığın müştekinin zararını gidermediği, kişilik özellikleri, uyap ortamında hakkında başka davalarında açılmış olması gözönüne alınarak hümkün açıklanmasının ertelenmesi hükümleri uygulanmamıştır.'' şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle gerekçeler arasında çelişkiye düşülmesi,
III-) Hırsızlık suçundan, erteli hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına; anılan maddenin 3. fıkrası gereğince, cezası ertelendiği için kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise maddenin 1 ve 2. fıkralarının uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.