2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında İnternet Gazeticileri bünyesinde kurulan .... Haber Ajansı, .... Reklam Ajansı ve .... yazılım işine dair sözleşme akdedildiğini, işin verildiği tarihten itibaren; .... HABER Ajansı yazılımının eksiklerinin olduğu ve taahhüt edilen sürelerde bu eksiklerin giderilmediğini, müvekkiline ait bu yazılımın sunucu şifrelerinin de sözleşmeye aykırı olarak federasyon yönetimine teslim edilmediği, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşmenin 3. Maddesinde yer alan gizlilik maddesi gereği; .... Yazılım Ltd. Şti. Sahibi - ortağı .... .... ....; şu anda kurulmuş olan ve birebir aynı mesleki faaliyet içerisinde bulunan .... de içinde bulunduğu, Batman'da 16/04/2021 tarihinde yapılan toplantıya katılarak, .... Haber Ajansı, .... Reklam Ajansı ve .... ile ilgili tüm bilgileri paylaştığı ve sözleşmedeki gizlilik ilkesini ihlal ettiğini, davalının, ticari sır ve teknik verileri paylaşmasının, müvekkili işvereni zarara uğratacağının açık olduğunu, davalıya ihtarname keşide edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığı gibi davalı tarafından adeta alay edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile; bilirkişi incelemesi ve hesabından sonra davamızın değerini arttırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen 720.000,00 TL cezai şartın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesindeki iddialar tetkik edildiğinde talebin eser sözleşmesinden kaynaklanan zararın ve cezai şartın tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK m.114/1-c hükmüne göre mahkemenin görevli olması husus dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu bağlamda mahkememizce dosya görev konusu yönünden ele alınmıştır. Benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak; - Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4020 Esas, 2017/1331 Karar sayılı ve 27/03/2017 Tarihli ilamında "...Somut olayda; uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davacı şirketin uyuşmazlık konusu inşaat işini ticarî işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık davalı federasyon uyuşmazlık konusu ihaleyi ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil, spor faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiştir.
Yapılan açıklamalara göre, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu durumda, mahkemece davanın görev yönünden reddi ile kararın kesinleşmesine müteakiben dosyanın talep halinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, öncelikle görev hususu incelenmeden, yanılgılı değerlendirme ile davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir..." - Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/6534 Esas, 2018/818 Karar sayılı ve 27/02/2018 Tarihli ilamında "...Somut olayda; uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davacı yüklenicinin uyuşmazlık konusu tamirat işini ticarî işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık davalı federasyon uyuşmazlık konusu işi ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil, spor faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiştir.
Yapılan açıklamalara göre, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Bu durumda, mahkemece davanın görev yönünden reddi ile kararın kesinleşmesine müteakiben dosyanın talep halinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, öncelikle görev hususu incelenmeden, yanılgılı değerlendirme ile davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir..." denilmektedir. Hal böyle olunca somut uyuşmazlıkta davacı taraf dava konusu işi ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil, gazetecilik faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiş olup bu haliyle davacı tarafın iş bu dava kapsamında tacir olarak kabul edilebilmesi hukuken mümkün değildir.
Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/15-2141 Esas, 2019/442 Karar sayılı ve 11/04/2019 Tarihli ilamında "...6100 sayılı HMK’nın “Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar” başlıklı 138/1. maddesinde, Mahkemenin, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği, gerektiği taktirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir.
Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286).
Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 138. madde gerekçesinde de, usule ilişkin hususların, şekli nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabileceği ancak mahkemenin kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyması hâlinde bunu tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacağı, böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. 6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür..." denilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda dosyada bulunan bilgi ve belgeler doğrultusunda mahkememizin görevsiz olduğu noktasında yeterli kanaat oluştuğundan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve m.115/2-1. cümle hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2.6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3.6100 sayılı HMK m.20 hükmünde öngörülen yasal süre içerisinde talepte bulunulmaması halinde yine 6100 sayılı HMK m.20-2. cümle hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,
4.Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair; tarafların ve vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/01/2023