35. Hukuk Dairesi
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.
Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2022/1508 - 2023/1533 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2021
NUMARASI : 2016/210 Esas 2021/900 Karar
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 12/12/2023
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14/07/2015 tarihinde yaya olan davacının yolun sağından yürümekte olduğu sırada kendisi ile aynı istikamette seyir halinde olan plaka ve sürücüsü tespit edilemeyen siyah renkli aracın arkadan çarpması neticesinde tek taraflı, yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, faili meçhul araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini,davacının kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,ıslah dilekçesi ile dava değerini 12.006,00 TL geçici iş göremezlik ve 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiklerini belirterek artırmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 290.000,00 TL kalıcı maluliyet tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş,karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davadan önce sigortaya başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davacının plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde yaralandığı iddiasının somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf edenin sıfatı gözetilerek ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı tutulmadığı, davacının kollukta verdiği ifadeye göre 14.07.2015 tarihinde yaya ...’in, yolun sağından yürümekte olduğu sırada kendisiyle aynı istikamette arkasından seyreden plakasını tespit edemediği siyah renkli bir aracın çarpması nedeniyle kazanın meydana geldiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca,kazanın meydana gelmesinde davacının alabileceği herhangi bir önlem olmaması nedeniyle kusursuz olduğu, kimliği tespit edilemeyen siyah renkli otomobil sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği, Bursa CBS’nin 2015/53289 soruşturma nolu dosyasında daimi arama kararı verildiği, mahkemece H.Ü. ATK‘dan alınan 05/10/2017 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak düzenlenen maluliyet raporu uyarınca, kaza neticesi davacının ayak bileği yaralanması ve açık tibia şaft kırığına bağlı kalıcı maluliyetinin %24.2 oranında olduğu, 12 ay süre ile geçici iş göremez halde kaldığının belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle 399.177,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.006,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceğinin belirlendiği, davalı ... kaza tarihindeki limitinin geçici ve kalıcı maluliyet yönünden 290.000,00 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan raporun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve mahkeme gerekçesinin değerlendirilmesinde, davacının 14/07/2015 tarihinde yolun sağından yaya olarak yürümekte olduğu sırada kendisi ile aynı istikamette seyir halinde olan plaka ve sürücüsü tespit edilemeyen siyah renkli aracın arkadan çarpması neticesinde yaralandığı, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun oluşla ve dosya kapsamındaki delillerle uyumlu bulunduğu, mahkemece alınan maluliyet raporu uyarınca kalıcı maluliyetinin %24.2 oranında olduğu, 12 ay süre ile geçici iş göremez halde kaldığının belirlendiği, her ne kadar hükme esas alınan maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin esas alınması yerinde değilse de anılan maluliyet raporuna davalı tarafça süresinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle mahkemece davacı lehine meydana gelen usulü kazanılmış hakların korunmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, anılan raporun Yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği TRH 2010 Yaşam tablosu ve progresif rant tekniğiyle düzenlenmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yine,2918 sayılı KTK'nın 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik 97. maddesine göre; "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Söz konusu madde ile sigorta şirketi hakkında dava açmadan önce Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta şirketine başvuru yapılması dava şartı haline getirilmiştir. Yasal düzenlenme 26/04/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten sonra açılan davalarda uygulanır. Yasa'nın 97. maddesinin uygulanması açısından, Yargıtay 17. H.D'nin 11.12.2018 tarih 2018/4932 E., 2018/12056 K. sayılı kararında, düzenlenmenin HMK'nın 115/2 maddesi kapsamında yargılama sırasında tamamlanabilir dava şartı olduğu kabul edildiğinden, başvuru yapılmadan dava açılmış olması halinde mahkemece öncelikle noksanlığının giderilmesi için davacıya kesin süre verilmeli, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddetmeli, verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmesi halinde ise yargılamaya devam edilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği" belirtilmiştir.
Davacı tarafından, istinafa konu dava 05.03.2016 tarihinde açılmış olup dava tarihi itibarıyla sigorta şirketine başvuru dava şartı olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
1.Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Davalıdan alınması gereken 19.809,90 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.952,47TL harcın mahsubu ile bakiye 14.857,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5.Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 22/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.