6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/20091 E. , 2014/15057 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2010/271053
MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2002
NUMARASI : 2001/135 (E) ve 2002/520 (K)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın hakkında verilen hükme karşı yasal süresinde temyiz dilekçesi verdiği halde, kararın itiraza tabi olduğu gerekçesiyle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.08.2005 tarih ve 2005/966 sayılı red kararının yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık G.. S.. hakkında suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Yasanın 31/3. maddesiyle yapılacak indirimin 1/2 oranında olması gerektiğinin düşünülmemesi,
2.Sanık S.. A.. yönünden, yakınanlar Y.. Y.., O.. H..'a yönelik eylemde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Yasanın 39. maddesiyle uygulama yapılması,
3.5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek anılan madde uyarınca cezadan indirim yapılması,
4.Sanık S.. A.. hakkında, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
5.5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği, hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu, 5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine, toplama kararı verilmesi,
6.5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilebilmesi ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
7.5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın 493/1, 493/1-son. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemlerin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1, 119/1-c maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma suçu ile 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp, sanık S.. A.. hakkında mala zarar verme suçları yönüyle; sanık G.. S.. hakkında ise 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 31/3, 116/1, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3. maddelerindeki suçların 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
8.Sanık G.. S.. hakkında suç tarihi itibariyle 5395 sayılı Yasanın 23. maddesiyle değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler S.. A.., G.. S..'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 10.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.