6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2013/16286 E. , 2014/1141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2013
NUMARASI : 2013/315-2013/370
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi ile 4.800.- TL kira alacağının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, kiralanan davadan önce tahliye edildiğinden tahliye isteminin reddine, alacağın tahsiline karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından alacağın tahsiline ilişkin hükme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı, 28.02.2013 keşide tarihli ihtarname ile davalının Şubat 2013 ayı kira parasını ödememesi sebebiyle kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 14. maddesi gereğince dönem sonuna kadar Mart ve Nisan 2013 ayları kiralarının da muaccel olduğundan bahisle, üç aylık kira parası olan toplam 4.800.- TL'nin davalılardan yasal 30 günlük sürede tahsilini istediklerini ancak, yasal sürede ödeme yapılmadığından kiralananın tahliyesini ve 4.800.-TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, 10 Ocak 2013 tarihinde kiralananın boşaltıldığını, anahtarların emlakçıya teslim edilmesi üzerine kiralananın kiralık olduğuna ilişkin ilanların emlakçı tarafından asıldığını, bu sebeple talep olunan kira borçlarından sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen yazılı kira sözleşmesi 01.05.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, sözleşmeyi davalı A.. G.. kiracı, diğer davalı ise müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır.
Davacı vekili, 13.06.2013 günlü celsede; davalının Ocak 2013 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini, anahtarların emlakçıya bırakılmış olduğunu emlakçıdan öğrendiklerini, ancak anahtarları teslim almayıp, kiralanana kiralık tabelası asmaları için emlakçıya talimat verdiklerini beyan etmiştir.
Bu durumda anahtar davacıya teslim edilmese de, davacının Ocak 2013 tarihinde kiralananın boşaltıldığından haberdar olduğu gibi yeniden kiralanan için emlakçıya talimat verdiği anlaşıldığından, Ocak 2013 tarihinde anahtarın davacıya teslim edildiğinin ve bu tarihte taşınmazın tahliye edildiğinin kabulü gerekir.
Kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 13. maddesine göre kiracının, kontrat süresinin sonunda taşınmazın tahliyesi için bir ay önceden kiralayana yazılı bildirimde bulunacağının kararlaştırılmasına, davalının sözleşmedeki şart gereğince davacının rızası ile kiralananı tahliye ettiğini ispat edememesine göre, kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak fesh ederek, kiralananı erken tahliye ettiğinin kabulü gerekir. Kural olarak kiracı kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumlu olacaktır. Buna karşın kiralayanın da kendi üzerine düşen görevi yapması, kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi yasa hükmü gereğidir. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Mahkemece mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak tahliye tarihinden itibaren makul kiralama süresinin tespiti ile buna göre alacağa hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.