Esas No
E. 2023/184
Karar No
K. 2023/881
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/184 K. 2023/881 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/184, K. 2023/881, T. 24.10.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/184
Karar No
2023/881
Karar Tarihi
24.10.2023
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/184 Esas
KARAR NO: 2023/881
DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 27/02/2023
KARAR TARİHİ: 24/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile adı geçen diğer taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesi imzalanmış ve dava dışı ...'nın Türkiye'deki işlerinin yapılması kararlaştırıldığını, söz konusu anlaşma gereğince müvekkili hem maddi olarak katkıda bulunmuş hem de ticari itibarını kullanarak müşteri bulma konusunda emek sarf ettiğini,

TBK'nın 622. Maddesine göre "Ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdürler. " devamındaki 623. Maddeye göre ise "Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir." hükmünü içerdiğini, her ne kadar kanunda eşit paylaşımdan söz edilmişse de taraflar sözleşmeyi imzalarken ...'ın ... Taşımacılığı Ve Turizm Limited Şirketi'nin ortağı olması nedeniyle en büyük kazanç payını %50 ile kendisine verdiklerini, davalı tarafça müvekkilinin kendileriyle fiili ya da organik bağı olmadığı iddia edilmişse de bu durum gerçeği yansıtmadığını, davalı şirket, ... Taşımacılığı Ve Turizm Limited Şirketi çalışanı olarak tanıtılan ... adına kurulduğunu, yine davalı şirket hisselerinin bir kısmı kurulduktan kısa süre sonra dava konusu sözleşmenin taraflarından ... ve ...'ın yeğeni ... 'a devredildiğini, davalı şirket kurulduktan sonra bir süre müvekkiline kar payı ödemesi yapılmış olup bu durumun tanık beyanlarıyla da kanıtlanabileceğini, bu hususlar müvekkilin esasında davalı şirketin gizli ortağı olduğunu göstereceğini, gizli ortaklık, TBK'da açıkça düzenlenmemesine karşın uygulamada sıkça başvurulan bir ortaklık türü olmakla, doktrinde gizli ortaklık “Dış ilişkiye bir ortaklık olarak çıkmayan; işlemlerde bulunan kişinin(aktif ortak) kendi adına faaliyette bulunduğu, diğerinin (iç ortak) kar ve belli sınırlar içinde yönetim ve inceleme haklarına sahip olduğu, koyduğu sermayenin aktif ortağın malvarlığı haline geldiği, ... unsurunu klasik anlamda içermeyen ortaklıktır”(Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku I, s. 41-42.) şeklinde tanımlandığını, buna göre gizli ortak, üçüncü kişilerle yapılan işlemlerde hak ve yetki sahibi olmadığını, ancak gizli ortağın, üçüncü kişilerle yapılan tüm işlemlerden elde edilen karda hak sahibi olduğu gibi oluşabilecek zararlardan da kendi payı oranında sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespiti ile müvekkilinin davalı şirketin %12,5 oranında ortağı olduğunun tespiti ile ticaret siciline işlenmesine, davalı şirketin ilk tescil tarihinden başlamak üzere yıllara göre elde ettiği kar miktarı hesaplanarak müvekkilin payı oranında tarafımıza kar payı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ile davacı arasında gerek ortaklık gerekse bir hukuki ilişki bulunmadığı halde davacının müvekkil şirkette %12,5 oranında ortağı ve şirket kar miktarı kadar kar payı olduğu iddiası gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket ile davacı arasında şirket hisselerinin devri ve kar payına ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığını, davacının müvekkili şirkette gizli ortak olduğunu gösterir somut hiçbir delil bulunmadığı, davalı müvekkili şirketin işbu davaya konu uyuşmazlığın tarafı olmaması ve davacı tarafın talep ettiği %12,5 hissesinin devrinin izah edilen nedenlerle hukuken mümkün olmaması nedeniyle öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacının şirket ortaklığının tespiti ile kar payı ödenmesi istemine ilişkindir.

Davacının davalı şirketin gizli ortağı olduğunu iddia ederek iş bu davayı açtığı, davacının limited şirket ortağı sıfatını iktisap edebilmesi için TTK 594. maddesinde öngörüldüğü şekilde ad ve soyadının,

TTK 503. maddesine göre şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarının ortaklar pay defterine kayıt edilmiş bulunması gerektiği, limited şirkete ortak olma koşullarının kanunla belirlendiği, davacının iddialarının usulüne uygun deliller ile kanıtlanması gerekmektedir.

Ticaret Sicil Müdürlüğünden istenen belgelerin hiçbirinde davacı ... 'un davalı şirkette ortak olduğuna dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, ortak ve yetkili olduğu şirketlere yönelik ticaret sicil kayıtlarının sunulduğu, davalı şirket yetkilileri ile davacı arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğuna dair ortaklık sözleşmesi sunulduğu, ancak sözleşmede ... imzası bulunsa da 2. maddede "Bu sözleşmenin tarafları bir yanda ... ile diğer yanda ...'dır. ... Taşımacılığı ve Tur. Tic. Ltd. Şti. nin, Türkiye'deki ...'na ait yapacağı her türlü iş ve işlemlerde, elde edilecek olan gelirin her türlü giderler düşüldükten sonra, net karın yarısı ...'ın diğer yarısı da ... adlarına eşit oranda olacaktır. Ancak işletmede karar alma ve yürütme yetkisi ...'da olacaktır. İşbu sözleşme, yalnızca ... ait işlemler, için yapılmış olup, ...'ın ortağı ve yöneticisi olduğu diğer herhangi bir kurum veya özel işleri işbu sözleşme kapsamı dışındadır." hükmü bulunmaktadır. Yine sözleşmeye göre ... 'un anlaşmazlık halinde 2. tarafın temsilcisi olacağının belirtildiği, sözleşmede imzası yanında %12,5 oran yazılı olsa da sözleşme içeriğinde buna ilişkin bir bilginin yer almadığı, tanıkla ispat şartlarının bulunmadığı anlaşılmakla davacının ortak olduğunun tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

Kar payı ödenmesine yönelik talebin incelenmesinde;

Türk Ticaret Kanunu'nun 616/1-e maddesi uyarınca limited şirketlerde kar payı hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi yetkisi genel kurula ait bir yetkidir. Somut davada, davalı şirketin sicil dosyasında ortaklara kar payı dağıtılması konusunda genel kurul tarafından alınmış bir karar bulunmamaktadır. Kar payı ödenmesine yönelik karar alınması şirket genel kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında olup, mahkemenin genel kurul yerine geçerek doğrudan ortaklara kar payı ödenmesi konusunda karar vermesi mümkün bulunmadığı gibi, davacının TTK ve şirket ana sözleşmesi kapsamında, bu alacak talebi yönünden doğrudan dava açma hakkı da bulunmamaktadır. Bu nedenle bu talep yönünden de davanın usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının ortak olduğunun tespitine yönelik talebinin REDDİNE,

2.Davacının kar payı ödenmesine yönelik talebinin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

3.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

4.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

7.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/10/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog