6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2013/8881 E. , 2014/2466 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/01/2013
NUMARASI : 2011/547-2013/72
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, cezai şart alacağının yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı M.. D.. hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalı Birsen hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davalı Birsen vekili ile davacı arasında düzenlenen 25.07.2011 başlangıç tarihli on yıl süreli kira sözleşmesi ile davalı Birsen'e ait aracın davacıya kiralandığı anlaşılmaktadır. Kira sözleşmesinin 4. maddesinde hangi taraf anlaşmayı tek taraflı fesh ederse 20000 TL tazminat öder şeklinde cezai şart kararlaştırılmıştır . Davalı Birsen'in dolandırıldığından bahisle şikayeti sonucunda kiralanan araca el konulduğu ve bu şekilde kira ilişkisinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Kira sözleşmesini kiraya veren Birsen adına 22.07.2011 tarihinde noterde düzenlenen vekaletnameye istinaden davalı Mustafa imzalamıştır. Vekaletnamenin geçersizliğine ilişkin bir mahkeme ilamı sunulmamıştır. Bu durumda kira sözleşmesi ve sözleşmenin dördüncü maddesindeki cezai şart geçerli olup, davalı Birsen'i bağlar.
Cezai şart, geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde, belli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda, borçlunun ödemesi gereken bir edimdir. Cezai şartın ceza ve tazminat fonksiyonu olup, Borçlar Kanununda bu iki fonksiyon kaynaştırılarak bileşik sistem kabul edilmiştir.
B. K. 161/son (T.B.K.
182/son) maddesi hakime fahiş gördüğü cezai şartı indirme yükümlülüğünü vermiştir. Bunun sonucu olarak aşırı görülen cezai şartın indirilmesinde tazmin ve ceza dengeli olarak korunmalıdır
Ticari olmayan işlemlerde bu kuraldan dolayı borçlu ileri sürmese bile, hakim cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağını doğrudan görevinden ötürü saptamalıdır. Ne var ki, hakime akdin bir şartını değiştirme yetkisini veren bu hak, hakime istisnai olarak tanınmış bir hak olduğu için hakim, bu hakkını ölçülü olarak kullanmalı, tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme yeterliliği ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi, borca aykırı davranışın ağırlığı, sözleşmeden beklenen yararın elde edilememesi ve akde aykırı davranılması yüzünden doğan zarar, cezai şartın tazmin ve ceza fonksiyonlarının dengeli olarak korunması prensiplerini göz önünde bulundurmalı ve takdir hakkını Yargıtay’ın denetimine olanak vermeye elverişli objektif esaslara dayandırmalıdır.
Mahkemece belirtilen ilkeler doğrultusunda cezai şartın fahiş olup olmadığı, dolayısıyla indirilmesi gerekip gerekmediği üzerinde durulup, B.K. 161/son (T.B.K. 182/son) maddesi gereğince cezai şartın aşırı olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.