6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2013/8769 E. , 2014/2479 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 03/12/2012
NUMARASI : 2011/82-2012/289
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira borcunun ve cezai şartın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve % 40 dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin olup, birleşen dava ise; kiracı tarafından açılan kiralayanın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle taşınmazı erken tahliyesi sebebiyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, esas davanın kısmen kabulü ile; Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/7700 sayılı takip dosyasında, davalının 1.440,47 TL asıl alacağa (kira alacağı ve aidat alacağı) yönelik itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Birleşen davanın reddine, karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının, Alışveriş Merkezinin ticari faaliyetine başladığı günden itibaren ticari faaliyetini sürdürdüğü, ancak ilerleyen dönemlerde kira ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, Kira Sözleşmesi 14/F maddesi uyarınca icra takibinde yer alan muaccel kira alacağına %10 oranında cezai şart uygulanmak suretiyle icra kalemleri arasında yer alan 12.459,27 TL alacağın davalıdan tahsilin için davalı şirket aleyhine 10.06.2010 tarihinde Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/7700 E. sayılı dosyasından yapılan takibe borçlu davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %40 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
Davalı vekili; davalının dava konusu taşınmazı 05/04/2010 tarihine kadar kullandığını, davalının akdi feshederek taşınmazı tahliye ettiği ana kadar ki kira bedellerini ödediğini, kira borcu bulunmadığını, davacı kiralayan, mecurun bulunduğu AVM idaresini ve müşteri sirkülasyonunu kötü şekilde idare ettiğinden BK.264. maddesine müsteniden haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğini, davacı tarafından davalının teminat mektubunun da paraya çevrildiğini, kiraya verenin akit dairesindeki sorumluluklarını yerine getirmemesi sonucunda müşteri bulamaması nedeniyle aylarca kar edemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davanın davacısı- asıl davanın davalısı dava dilekçesinde; davalı şirketin, Alışveriş Merkezinin reklam ve tanıtımı için kendi üzerine düşen vazifeleri ifa etmeyerek, davalı/birleşen davanın davacısı için akdi çekilmez hale getirdiğini, bu nedenle gerekli ikaz ve mehil vermesine rağmen durumda bir değişiklik olmaması üzerine mecurun tahliye edildiğini, davacının dekorasyon bedeli, sözleşme gereği mecurda kalan demirbaş bedeli, işletme masrafı olmak üzere bir çok kalemde zararı olduğunu belirterek Borçlar Kanununun 264/2 ve 3. fıkraları Gereği 6 aylık kira bedeli olan 18.000,00 TL'den az olmamak kaydıyla davalı aleyhine tazminata hükmolunmasını istemiş, birleşen davanın davalısı-asıl davanın davacısı davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15/04/2008 başlangıç tarihli 5 yıl 8Ay 15 gün süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde aylık asgari kira bedelinin 15/04/2008-31/12/2008 aylık 2968 $+KDV, 01/01/2009-31/12/2009 aylık 3071 $+KDV, 01/01/2010-31/12/2010 aylık 3225 $+KDV olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, sözleşmenin 14/E maddesinde “Bir ayın kirasının zamanında ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde devam eden 12 aylık asgari kira bedeli muaccel olacağı” ve sözleşmenin 14/F maddesinde “Tüm muaccel kira alacakları ile katılım ücreti alacağı ve iş bu sözleşmeden kaynaklanabilecek her türlü alacak toplamına YTL ve ABD doları üzerinden % 10 cezai şart tazminatı ve aylık % 8 temerrüt faizi uygulanacağı” kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafından 10/06/2010 tarihinde başlatılan icra takibi ile 15/08/2008-07/06/2010 arası ödenmeyen 54.531,91 TL kira ve kira farkı Alacağı, 2.743,25 TL aidat, 67.317,55TL muaccel kira ,12.459,27 TL % 10 cezai şart olmak üzere 137.051,98 TL toplam alacağın tahsili istenmiştir. Davalı ödeme emrinin kendisine tebliği üzerine kira akdini BK'ya dayanarak akdin çekilmez hale gelmesi nedeniyle ihbar ederek tek taraflı olarak feshettiğini, bu tarihe kadar bakiye borcu bulunmadığını, akit haklı sebeple feshedildiğinden ve mecur tahliye edildiğinden, muacceliyet kesbetmis bir kira alacağı ve cezai şartta oluşmadığını belirterek bakiye alacağa süresinde itiraz etmiştir.
Davacı vekili tarafından 31/08/2010 tarihinde itirazın iptali istemi ile açılan davada ise davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep ederek borcun ödendiğini savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında her iki tarafın da ticari defterlerinin tasdiksiz olması nedeniyle delil niteliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. (Asıl Davada) Davacı vekili 19/12/2011 havale tarihli dilekçesinde davacı tarafından talep edilen alacağın iki gruba ayrılarak değerlendirilmesi gerektiğini, 1. grup alacağın taşınmazın davalı tarafından tek taraflı fesih ile akde aykırı olarak boşaltıldığı 05/04/2010 tarihine kadar ödenmeyen kira ve aidat alacaklarından oluştuğunu, 2. grup alacakların ise kira borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle doğan muaccel kira ve cezai şart alacaklarından oluştuğunu bildirdiğinden, davacı vekili talebini 05/04/2010 olan tahliye tarihine kadar alacağa hasretmiştir.
Davalı taraf ödeme savunmasında bulunduğuna göre bu savunmasını yazılı belgeyle kanıtlamak zorundadır. Bu durumda mahkemece varsa davalının yazılı delillerinin ibrazı, aksi halde delil listesinde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı anlaşılmakla, yemin hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.