6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2012/7694 E. , 2014/18190 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2011/316665
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesi) TARİHİ : 25/05/2011 NUMARASI : 2009/603 (E) ve 2011/259 (K)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1.) Oluş ve dosya içeriğine göre; katılan vekilinin 18.02.2009 tarihinde Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği şikayet dilekçesinde özetle, müvekkili sendikanın R..
K. Genel Merkez binası içinde konferans salonu bulunduğunu, bu salonun işleyişi, sendikanın elektrik, santral ve elektronik yapısal aygıtlarının kullanımı ve arızalanması halinde bakımı için 2004-2006 yılları arasında sanığın istihdam edildiğini, sanığın 01.08.2004-15.12.2006 tarihleri arasında sendikada çalıştığını, sanığın işten ayrılmasından sonra bu pozisyonda kimsenin çalıştırılmadığını ve teknik hizmetlerin dışardan alındığını, ocak ayı içinde verilecek konferans ve eğitim nedeniyle hazırlıklara başlanıldığını, sanığın çalıştığı dönem ve sonrasında yeni hizmete giren bina olmasına rağmen konferans salonundan verim alınamadığını, hazırlıklarla birlikte önceden süregelen aksaklıkların tamiri için servis çağrıldığını ve M.. B..isimli kişiyle anlaşıldığını, yapılan kontrol sırasında salonun teknik ekipmanlarında olması gereken birçok aletin ya çok önemli elektronik parçalarının olmadığının yada birçoğunun sadece kasalarının olduğunun tespit edildiğini, incelemeden sonra kasaları olup da içinin olmadığı ekipmanların bir listesi ile fiyatının teknik servisten alındığını, bu bölümün de yetkilisi olan sanık hakkında daha önce sendikaya ait GSM SIM kartlarını alıp kullandığı gerekçesiyle, Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 27.06.2008 gün, 2007/1502 Esas, 2008/827 Karar sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiğini, sanığın konferans salonundan toplam değeri 2531,10 Euro olan malzemeyi (power, recever, hoparlör, adaptör vs.) aldığını belirttiği ve ekinde M..B... imzalı hasar ve arıza verilen malzeme listesini sunduğu,
Sanığın 10.09.2009 tarihinde savcılıkta alınan beyanında, 2000-2004 yılları arasında sendikanın Üsküdar'da bulunan merkez binasında elektrikçi olarak çalıştığını, bir takım elektronik eşyaları aldığı iddiasını kesinlikle kabul etmediğini, kendileriyle daha önce mahkemelik olduğu için böyle bir iddiada bulunmuş olabileceklerini, bu eşyaların demirbaşa kayıtlı olduğunu, demirbaşa eşyayı verdiğine dair belgeyi sendika müdürüne teslim edip imzaladığını, bu tutanağın bir örneğinin kendisinde olmadığını ve mikrofonun tamirde olduğunun tutanakta belirtildiğini beyan ettiği,
Dosyada onaylı örneği bulunan Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27.06.2008 gün, 2007/1502 Esas, 2008/827 Karar sayılı kararında, sanık hakkında katılan şirkete ait SIM kartını kullandığı gerekçesiyle, karşılıksız yararlanma suçundan mahkumiyetine ve verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, gerekçeli karar içeriğinde sanığın sendikada 2004-2006 yıllarında çalıştığını beyan ettiği ve SIM kartı kullanıp ayrıca kayınpederine verdiğini kabul ettiğinden bahsedildiği, suç tarihinin ise 01.06.2007 olarak belirtildiği, Sanığın 15.03.2010 tarihli oturumda, işyerinden ayrılırken o zamanki sorumlu K.. B.. evrakları, daha doğrusu demirbaşları evrakla teslim ettiğini, suçlamayı kabul etmediğini, aralarında bir telefon olayı olduğunu, bundan dolayı kendisini suçlamış olabileceklerini beyan ettiği,
Tanık K.. Ö..'ın 18.01.2011 tarihinde yurtdışında talimatla alınan beyanında, firmada koordinatörlük departmanında müdür olduğunu ve sanığın da işçilerinden biri olduğunu, çalıştığı dönemde sanığın parasal sıkıntıları nedeniyle çok sık avans istediğini, çalıştığı süre içinde malzeme çaldığından şüphelenmediğini, atölyeleri sık sık denetlediğini ve dikkatini çeken bir şey olmadığını, 2006 yılı sonunda firmadan ayrıldığını ve yurt dışında çalışmaya başladığını, eski iş arkadaşlarından sanığın konferans salonundan elektronik eşyalar çaldığını öğrendiğini, sanıkla ilgili bilgiye sahip olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında;
Sanık savunması, tanık beyanı ile dosyaya sunulan belgeler bu haliyle dikkate alındığında, öncelikle sanığın sendikada hangi tarihte işe başlayıp hangi tarihte ayrıldığı, sanığın çalıştığı dönemde ve sonrasında suça konu malzemelerin başka kişi yada kişilerce de kullanılıp kullanılmadığı, sanığın işten ayrıldığı tarihte yargılamaya konu malzemeleri zimmet belgesiyle teslim edip etmediği, sanığın işten ayrıldığı tarihten sonra konferans salonundaki malzemelerin herhangi bir nedenle kullanılıp kullanılmadığına ilişkin hususun duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekmektedir. Hal böyle olunca;
Öncelikle, katılan sendikaya müzekkere yazılarak sanığın işe başlama ve ayrılış tarihi ile işten ayrıldığı tarihte malzemeleri zimmet belgesiyle teslim edip etmediği, malzemelerden sadece sanığın sorumlu olup olmadığı sorulup, buna ilişkin varsa evraklar getirtilip, konferans salonunda bu tarihten şikayet tarihine kadar geçen süreçte suça konu malzemelerin kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp, tanık K.. Ö..'a sanığın savunmasında geçtiği haliyle, sanığın işten ayrılırken kendisine zimmet listesi verip vermediği sorulup, olanaklı olması halinde yüzleştirme yapılıp, M.. B.. tanık olarak dinlenip, Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/1502 Esas sayılı dosyası getirtilip incelenip, onaylı örneği dosya içine alınıp; olaya ilişkin tüm deliller toplandıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması;
2.) Kabule ve uygulamaya göre de; a-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 49/2. maddesi gereğince sonuçta hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının “uzun süreli hapis cezası” olduğu ve anılan Yasanın 53/3-4. madde ve fıkraları gereğince, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, anılan Yasa maddesinin 1. fıkrasında belirtilen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b-) Mahkeme cezası ertelenen hükümlünün kişiliği ve sosyal durumuna göre denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden veya uzman bir kişi görevlendirilmeden geçirilmesine karar verebilir. Denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi, bu süre zarfında kasıtlı suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranmış olması halinde ceza infaz edilmiş sayılır. Aykırısı durumda mahkeme erteleme kararını geri alır. Görüldüğü üzere 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi bir infaz rejimi olarak düzenlenmiştir. Hal böyle olunca kanunda gösterilen "denetim süresi" ifadesi yerine, "denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına" denilmek suretiyle infazda duraksamaya neden olacak şekilde karar verilmesi, c-) Cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesinde öngörülen denetim süresine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık L.. D..'in temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.