Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/377
Karar No
K. 2023/377
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/377 Esas - 2023/1073

T.C.

BURSA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/377
KARAR NO: 2023/1073
DAVACI: ... -TC Kimlik no- ....
VEKİLİ: Av. .. - [16223-22376-..] UETS
DAVALI: ... ORMAN ÜRÜNLERİ AHŞAP AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .... [25939-55379-...] UETS
VEKİLİ: Av. ... - [16940-49587-.] UETS
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 18/04/2023
KARAR TARİHİ: 29/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 04/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün .... sicil numarasına kayıtlı olup 250.000-TL sermaye ile 16 Ocak 2019 tarihinde kurulduğunu, söz konusu şirketin %24 payı davacıya, %24 payı ...’ a kalan %52 payı ise ...’ a ait olduğunu, hali hazırda davalı şirketin Müdürler Kurulu Başkanı ..., Müdürü ... olup 16.01.2024 tarihine kadar şirketi müştereken temsile yetkili kişiler olduğunu, TTK m. 438/1 uyarınca, her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun 617. maddesinde limited şirketlerin olağan genel kurulları her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılacağı hüküm altına alındığını, toplantı öncesinde limited şirketlerin müdürleri veya müdürler kurulları, hazırlamaları gereken faaliyet ve bağlılık raporlarını hazırlamalı ve genel kurulun değerlendirmesine sunmaları gerektiğini, davalı şirkette 28.09.2022 tarihine kadar faaliyet raporları ve mali tablolar hazırlanmadığını, ortaklara sunulmadığını ve genel kurul yapılmadığını, davacının 28.09.2022 tarihinde genel kurul yapıldığını da haricen sonradan öğrenmiş olup söz konusu genel kurula davet edilmediğini, kendisine genel kurul öncesinde gönderilmesi gerekli rapor ve mali tabloların gönderilmediğini, buna karşın söz konusu toplantıda davacı olmadığı halde kararların oybirliği ile alındığı toplantı tutanağına yazıldığını, müdürler Kurulu Başkanı ...’un eşi adına kurulu olup aslen ... tarafından yönetilen ... Eğitim ve Ofis Mobilyaları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ nin iki çalışanı yasal gerekliliklere uyulmaksızın davalı şirkette çalıştırıldığını, işçilerden birisinin bu esnada geçirdiği iş kazası nedeniyle davacının pay sahibi olduğu şirkete de dava açıldığını, bu davanın hangi aşamada olduğunun taraflarınca bilinmemekte olup dava sonunda davalı şirketin maddi zarara uğrayacağının muhakkak olduğunu, ayrıca bir kısım davalı şirket alacaklarının tahsili için avukat tutularak yasal takip başlatıldığını, tahsil edilen paralar şirket hesaplarına yerine ... tarafından şahsına alındığını, davalı şirket ahşap palet ve ambalaj sandığı üretmekte olduğunu, üretimde çıkan parça takoz, odun ve çuvallar şirket hesabına satılması gerekirken ...’un bilgisinde fatura karşılığı olmaksızın satılmakta, şirkette ön muhasebede çalıştığını bildiği Emrah isimli kişinin banka hesaplarına yatırılmakta olduğunu, davalı şirketin Vergi Dairesi, SGK ve benzeri kurumlara olan borçlarını da zamanında ve tam ödemediği, bu borçlar dururken şirkete forklift, minibüs alınmak suretiyle şirketin daha da borca sokulduğu, ortaklara olan borçların ödenmediği, kâr payı dağıtılmadığı, şirketin kötü yönetildiği yapılacak denetim sonucunda ortaya çıkacağını, müvekkil davacının ısrarlı tüm uyarılarına rağmen davalı şirket ile ilgili bilgilerin saklandığını, davacının yokluğunda varmış gibi genel kurul yapıldığını, davacının hakları ihlal edilerek kar elde etme temel gayesi yerine getirilmediğini, davacı dışındaki pay sahiplerinin şahsi tercih ve kararları ile kendi menfaatleri doğrultusunda şirketin yönetildiğinin açık olup mahkemece özel denetçi tayinine karar verilmesi gerektiğini belirterek davalı şirketin davacı pay sahibinin haklarını ihlal edip etmediğinin, şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığının, diğer pay sahiplerinin çıkarlarına ve şirket zararına işler yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması için Özel Denetçi atanarak denetim yaptırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirkete özel denetçi tayin edilmesi talepli olarak ikame edilen huzurdaki davayı, dava dilekçesinde öne sürülen hiçbir iddiayı, davacının asılsız iddialarını ve taleplerini kabul etmediklerini, müvekkil şirket aleyhine açılmış olan işbu davanın, davacının kötüniyetle, gerçeğe aykırı iddialarla ve haksız menfaat elde etme gayesi ile açtığı yersiz bir davadır ve tümden reddi gerektiğini, müvekkil şirketin, "Tahtalı Mah. Bursa Yolu (460) Cad. No: 5/1 Nilüfer/BURSA" adresinde "... Orman Ürünleri Ahşap Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti." ticari unvanıyla ağaç, orman ürünleri ve ambalaj imalatı, pazarlaması vb alanında yıllardır ticari faaliyet gösteren, verdiği hizmet ile güven kazanmış, saygın ve itibarlı bir şirket olduğunu, müvekkil şirketin, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 22.02.2019 tarih ve 9750 sayılı ilanında yer verildiği üzere, ..., ... ve ... tarafından kurularak, 16.01.2019 tarihinde tescil edilip faaliyete geçtiğini, müvekkil şirketin 10.000 paya ayrılmış toplam 250.000,00 TL değerindeki sermayesi ile ortaklık durumunun ... - 5200 hisse, ... - 2400 hisse, ... - 2400 hisse olduğunu, davacı yanın, her ne kadar müvekkil şirkette kurucu sermayeder ortak konumunda olsa da henüz taahhüt ettiği sermaye payını ödemediğini, bizzat davacının eşi tarafından davacının ortağı konumunda bulunduğu müvekkil şirkete karşı haksız rekabette bulunmakta ve bu tarz menfi eylemlerine devam etmekte olduğunu, bilgi alma ve inceleme hakkının bir uzantısı olan özel denetçi tayinini, her bir ortak yalnızca gerekli olduğu takdirde ve belirli bir olaya ilişkin olarak bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış ise talep edebilir." hükmünün yer aldığını, ancak somut olayda, davacı yanın bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadığını, müvekkil şirketten şimdiye değin bu yönde bir talepte bulunmadığını, aynı şekilde bilgi alma ve inceleme talebiyle genel kurula başvurmadığını, genel kurula başvuru yapmadığı gibi bilgi alma ve inceleme hakkı için bir dava da ikame etmediğini, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmaksızın özel denetçi tayin edilemeyeceğinin de açık olduğunu, kaldı ki davacı yanın, özel denetçi tayini talebiyle genel kurula başvuru yapmamış, dolayısıyla müvekkil şirkette özel denetçi tayini talebine dair kabul ya da red kararı verilmediğini, tüm bu nedenlerle davacının, belirli bir husus hakkında bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadan, bu yönde bir talepte bulunmadan, özel denetçi tayinine ilişkin olarak bir genel kurul kararı alınmadan, belirsiz genel geçer iddialar ile doğrudan mahkeme aracılığıyla özel denetçi tayini talebinde bulunması davanın usulden reddini gerektirmekte olduğunu, Kaldı ki müvekkil şirket, mevzuat hükümlerine uygun olarak paylaşılması mümkün olan bilgi ve belgeyi davacı yan ile paylaşmakta olduğunu, davacının huzurdaki davada iddia ettiği hiçbir hususun gerçeği yansıtmadığını, iddiaların hepsinin asılsız ve şirket itibarını zedeler nitelikte olduğunu, şu ana dek müvekkil şirket malvarlığının asla azaltılmadığını, müvekkil şirketin borçlandırılmadığını, şirket geliri ve karlılığı önceki dönemlere göre arttırıldığını, müvekkil şirketin halihazırda kusursuzca yönetilmekte olup, davacı tarafın da iddialarına ilişkin gösterebildiği tek bir sebep veya delil bulunmadığını, bahsi geçen genel kurulun çağrısız şekilde toplandığını ve hazır bulunanlar tarafından oybirliği ile karar alındığını, alınan kararlara karşın süresi içerisinde genel kurul karar iptaline yönelik dava da açılmadığını, söz konusu genel kurul toplantısının kanuna ve usule uygun şekilde yapıldığının ortada olduğunu, kaldı ki davacı yanın şirket ortağı olduğunu ve şirketin genel kurul toplantısı yaptığından habersiz olduğunu ve denk gele öğrendiğini belirtmesinin tamamen davacının basiretsizliğinden kaynaklanmakta olduğunu, davacı yanın, şimdiye değin taahhüt ettiği sermaye bedelinin yalnızca dörtte birini ödemiş, bu ödemeyi de diğer ortak ...'dan aldığı borç ile gerçekleştirdiğini, davacı yanın ödemeyi taahhüt ettiği sermaye bedelini ödemediğini, bu hususa ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacı yan, ev hanımı olduğunu ve şimdiye kadar şirket ile hiçbir şekilde ilgilenmediğini, ilgilenmemesinin de tamamen kendi isteğinden kaynaklanmakta olduğunu, gelinen aşamada ise şirketin faaliyetlerinin artması, davacının eşinin bizzat müvekkil şirket faaliyetiyle ilgilenip müvekkil şirketin hem ürünlerini kopyalaması hem de müvekkil şirket müşterileriyle ilgilenmesi nedeniyle davacı yan huzurdaki davayı ikame etmiş ve müvekkil şirketi zarara uğratarak kendisine menfaat sağlamak istediğini, davacının eşinin müvekkil şirkete izinsiz ve yetkisiz şekilde girerek suç teşkil eden eylemlerde bulunmakta , yasal olmayan şekilde müvekkil şirketin bilgilerini elde ederek dışarı sızdırmakta, müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet yapmakta, müvekkil şirketi karalamakta, gerçeğe aykırı birçok beyan ve suç teşkil eden eylem ile müvekkil şirketin birçok zarara uğramasına sebebiyet vermekte olduğunu, aynı şekil de davacının da tamamen müvekkil şirket aleyhine hareket etmekte ve şirketi zarara uğratmakta olduğunu, davacı yanın huzurdaki davayı ikame nedeni kötüniyetli olup, kanunun aradığı şartları sağlamaksızın belge temini amacıyla özel denetçi tayini talep etmesi müvekkil şirketi zararı uğratma kastıyla hareket etmesinden ibaret olduğunu, tüm bu açıklamalar dikkate alındığında; davacının ne denli kötüniyetli olduğunun da son derece açık olduğunu, davacının tüm iddiaları haksız ve mesnetsiz iddialar olup, hukuki bir dayanağı veya delili de bulunmadığını, davacı tarafından müvekkil şirketin ticari itibarına zarar verilmekte ve şirket işleyişi sekteye uğratılmak istenmekte olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, TTK m. 439’a dayanarak açılan özel denetçi tayin talebine dayalı olarak davalı şirkete denetçi tayini gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının tescil ve ilan edilen tüm genel kurul toplantı tutanakları ve ekleri ile birlikte çıkartılarak gönderilmesi ve şirkete ait vergi dairesi ve SGK kayıtlarının son 3 yıla ilişkin olarak ilk kuruluştan itibaren celbine karar verilmiş, ticaret sicilden gelen yazı cevabında Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 16/01/2019 tarihinde 102325 sicil no ile tescilli ... Orman Ürünleri Ahşap Ambalaj Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nin kaydının devam ettiği, kuruluş ve en son tescilli adresinin Tahtalı Mahallesi Bursa Yolu ( 460) Cad. N:5/1 Nilüfer/Bursa olduğu, kurucu ve ortaklarının ..., ... ve ... olduğu, yetkililerinin ... ve ... olduğu, sicil dosyasında kuruluş tescilinden başkaca tescil talebinde bulunulmadığı görülmüş olup kuruluş tescil belge örneklerinin dosyaya gönderildiği anlaşılmıştır.

Türk Ticaret Kanunu'nda hüküm ve uygulamasını bulan, bilgi alma ve inceleme hakkının bir uzantısı olan özel denetçi tayini hususu kanunen birtakım şartlara bağlıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun mezkur hükümleri doğrultusunda özel denetçi tayini talebinde bulunulmasının şartları Pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması, Ortağın bilgi alma hususunda bir menfaatinin bulunması, Denetim talep edilen hususun net ve belirli olması, Denetçi tayinine dair red veya kabul yönünde bir genel kurul kararı alınmasıdır.

Bu kapsamda bilgi alma ve inceleme hakkının bir uzantısı olan özel denetçi tayinini, her bir ortak yalnızca gerekli olduğu takdirde ve belirli bir olaya ilişkin olarak bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış ise talep edebilir.

Yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince davacının talebinin değerlendirilmesinde; davacı tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle genel kurulda özel denetçi tayininin reddi nedeniyle mahkememizce özel denetçi atanmasını talep etmiş ise de,

TTK'nun 437. maddesi gereğince usulüne uygun olarak bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadığı anlaşılmaktadır.

TTK'nun 437/5. maddesi gereğince, bilgi alma ve inceleme istemlerini cevapsız bırakılan, haksız yere reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen 10 gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurabilir. Dava konusu olayda belirli bir husus hakkında bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadan, bu yönde bir talepte bulunmadan, özel denetçi tayinine ilişkin olarak bir genel kurul kararı alınmadan doğrudan mahkeme aracılığıyla özel denetçi tayini talebinde bulunduğu, yasa hükmü gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmadığı, bunun cevapsız kalması halinde mahkemeye başvurması gerekirken başvuru da yapmadığı anlaşılmaktadır.

TTK'nun 438. maddesi gereğince özel denetçi tayin edilebilmesi için öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması gerekmektedir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında özel denetçi tayinine ilişkin talep yerinde olmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilerek aşağıda şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 269,85.-TL maktu harcın peşin yatırılan 179,90.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,95.-TL harcın davacıya TAMAMLATTIRILMASINA,

3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

5.Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde TTK'nun 440/2. Maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/11/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ..

(e-imzalıdır)

Üye ..

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 9750 sayılı ilanında yer verildiği üzere, ..., ... ve ... tarafından kurularak, 16.01.2019 tarihinde tescil edilip faaliyete geçtiğini, müvekkil şirketin 10.000 paya ayrılmış toplam 250.000,00 TL değerindeki sermayesi ile ortaklık durumunun ... - 5200 hisse, ... - 2400 hisse, ... - 2400 hisse olduğunu, davacı yanın, her ne kadar müvekkil şirkette kurucu sermayeder ortak konumunda olsa da henüz taahhüt ettiği sermaye payını ödemediğini, bizzat davacının eşi tarafından davacının ortağı konumunda bulunduğu müvekkil şirkete karşı haksız rekabette bulunmakta ve bu tarz menfi eylemlerine devam etmekte olduğunu, bilgi alma ve inceleme hakkının bir uzantısı olan özel denetçi tayinini, her bir ortak yalnızca gerekli olduğu takdirde ve belirli bir olaya ilişkin olarak bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış ise talep edebilir." hükmünün yer aldığını, ancak somut olayda, davacı yanın bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadığını, müvekkil şirketten şimdiye değin bu yönde bir talepte bulunmadığını, aynı şekilde bilgi alma ve inceleme talebiyle genel kurula başvurmadığını, genel kurula başvuru yapmadığı gibi bilgi alma ve inceleme hakkı için bir dava da ikame etmediğini, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmaksızın özel denetçi tayin edilemeyeceğinin de açık olduğunu, kaldı ki davacı yanın, özel denetçi tayini talebiyle genel kurula başvuru yapmamış, dolayısıyla müvekkil şirkette özel denetçi tayini talebine dair kabul ya da red kararı verilmediğini, tüm bu nedenlerle davacının, belirli bir husus hakkında bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadan, bu yönde bir talepte bulunmadan, özel denetçi tayinine ilişkin olarak bir genel kurul kararı alınmadan, belirsiz genel geçer iddialar ile doğrudan mahkeme aracılığıyla özel denetçi tayini talebinde bulunması davanın usulden reddini gerektirmekte olduğunu, Kaldı ki müvekkil şirket, mevzuat hükümlerine uygun olarak paylaşılması mümkün olan bilgi ve belgeyi davacı yan ile paylaşmakta olduğunu, davacının huzurdaki davada iddia ettiği hiçbir hususun gerçeği yansıtmadığını, iddiaların hepsinin asılsız ve şirket itibarını zedeler nitelikte olduğunu, şu ana dek müvekkil şirket malvarlığının asla azaltılmadığını, müvekkil şirketin borçlandırılmadığını, şirket geliri ve karlılığı önceki dönemlere göre arttırıldığını, müvekkil şirketin halihazırda kusursuzca yönetilmekte olup, davacı tarafın da iddialarına ilişkin gösterebildiği tek bir sebep veya delil bulunmadığını, bahsi geçen genel kurulun çağrısız şekilde toplandığını ve hazır bulunanlar tarafından oybirliği ile karar alındığını, alınan kararlara karşın süresi içerisinde genel kurul karar iptaline yönelik dava da açılmadığını, söz konusu genel kurul toplantısının kanuna ve usule uygun şekilde yapıldığının ortada olduğunu, kaldı ki davacı yanın şirket ortağı olduğunu ve şirketin genel kurul toplantısı yaptığından habersiz olduğunu ve denk gele öğrendiğini belirtmesinin tamamen davacının basiretsizliğinden kaynaklanmakta olduğunu, davacı yanın, şimdiye değin taahhüt ettiği sermaye bedelinin yalnızca dörtte birini ödemiş, bu ödemeyi de diğer ortak ...'dan aldığı borç ile gerçekleştirdiğini, davacı yanın ödemeyi taahhüt ettiği sermaye bedelini ödemediğini, bu hususa ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacı yan, ev hanımı olduğunu ve şimdiye kadar şirket ile hiçbir şekilde ilgilenmediğini, ilgilenmemesinin de tamamen kendi isteğinden kaynaklanmakta olduğunu, gelinen aşamada ise şirketin faaliyetlerinin artması, davacının eşinin bizzat müvekkil şirket faaliyetiyle ilgilenip müvekkil şirketin hem ürünlerini kopyalaması hem de müvekkil şirket müşterileriyle ilgilenmesi nedeniyle davacı yan huzurdaki davayı ikame etmiş ve müvekkil şirketi zarara uğratarak kendisine menfaat sağlamak istediğini, davacının eşinin müvekkil şirkete izinsiz ve yetkisiz şekilde girerek suç teşkil eden eylemlerde bulunmakta , yasal olmayan şekilde müvekkil şirketin bilgilerini elde ederek dışarı sızdırmakta, müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet yapmakta, müvekkil şirketi karalamakta, gerçeğe aykırı birçok beyan ve suç teşkil eden eylem ile müvekkil şirketin birçok zarara uğramasına sebebiyet vermekte olduğunu, aynı şekil de davacının da tamamen müvekkil şirket aleyhine hareket etmekte ve şirketi zarara uğratmakta olduğunu, davacı yanın huzurdaki davayı ikame nedeni kötüniyetli olup, Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu TTK md.437/5 HMK md.333 TTK md.440/2 K6100 md.333 K6102 md.617 TTK md.437 TTK md.438
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.