3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/90
- Karar No
- 2023/90
- Karar Tarihi
- 20.11.2023
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- İş Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/90 Esas - 2023/835
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Av. ...
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili idare arasında imzalanan hizmet alım işi kapsamında çalıştırılan personellerin işten çıkarılması sonucunda, müvekkili hem de yüklenici şirketler/karşı taraf aleyhine 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için davalar açıldığını, personellerden.... tarafından ... Mahkemelerinde açılan davaların hükme bağlandığını, alacağın takibe konulduğunu ve takip sonrası müvekkili tarafından söz konusu icra takip dosyalarına vergi kesintileri yapılarak toplamda 30.367,87 TL'nin ödeme yapıldığını, davalı tarafla arabuluculuk yolunda anlaşılamadığını, davalı yüklenici şirketle imzalanan Teknik Şartnamenin 14.6. maddesine göre “Yüklenici yürürlükteki... mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye aittir.” denildiğini, davalının ilgili sözleşme, teknik şartname, Borçlar Kanunu ve sair mevzuat gereğince sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile işçilik alacağından kaynaklanan ve müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 30.367,87 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı idare arasında akdedilen .... ihale kayıt numaralı 03.08.2015 tarihli "..." adı altındaki sözleşme kapsamında davacı idare bünyesinde çalıştırılmak üzere 1192 işçi istihdam edildiğini, söz konusu sözleşmenin ... numaralı maddesi uyarınca sözleşme kapsamındaki işin süresi işe başlama tarihinden itibaren 12 ay olmakla birlikte davacı kurum tarafından asgari ücret artışı neden gösterilerek ihale kapsamında çalışan işçilerle kurulan belirli süreli iş sözleşmeleri müvekkilinin iradesi dışında kurum tarafından feshedildiğini, müvekkili şirketin bu hizmet alımı sözleşmelerinin feshine sebebiyet vermediği, işbu dava kapsamında rücuya konu edilen işçilik alacaklarından davacı idare münferit olarak sorumlu olduğunu, beyanla müvekkili şirketin dava konusu alacak kalemlerin ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığından davacının haksız ve dayanıksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-07/11/2022 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -Taraflar arasında imzalanan Sözleşme ve Eki (Teknik ve İdari Şartname-CD), -... kararları, -... Ödeme Dekontu, -Dava dışı işçilere ait ... kayıtları, -16/10/2023 tarihli bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava dışı işçilere ödenen " işçilik alacakları" ile buna ilişkin diğer masraflardan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir.
Davalı vekilinin zamanaşımı def'inin değerlendirilmesinde; taraflar arasındaki ilişkinin 03.08.2015 tarihli sözleşmeye dayanması nedeni ile Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146. maddesi gereğince, Kanun'da aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olması, dava tarihi itibariyle (06/02/2023) 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olması nazara alınarak zamaaşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir.
Emsal .... 21.12.2021 gün ve .... ve .... sayılı emsal kararlarında;"...Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir..." şeklinde kararları mevcuttur.
Tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan personellerden ... tarafından ... Mahkemelerinde açılan davaların hükme bağlandığını, işçi alacaklarının takibe konulduğunu ve takip sonrası davalı işveren tarafından söz konusu icra takip dosyalarına vergi kesintileri yapılarak toplamda 30.367,87 TL'nin ödeme yapıldığını, davalı ile yapılan sözleşmelerde şirketin çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olacağını, bu nedenle idarenin ödemiş olduğu toplam 30.367,87-TL'nın ödeme tarihleri itibariyle işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketden rücuen tahsili için dava açmıştır.
Davalı taraf davanın reddini dilemiştir
Dosyada bilirkişi incelemeleri yaptırılmış 16/10/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına kazandırılmış raporunda özetle; "...mahkemece verilen görev çerçevesinde, dava dosyasında ve Bilirkişi Portal Sisteminde yer alan tarafların dilekçeleri, dava dışı işçilerce tarafından açılmış .... Mahkemesinin dava dosyalarına ait evraklar, ... icra takip dosyalarına ait evraklar, taraflar arasındaki ihaleye dayalı Hizmet Alım Sözleşmesi ve eki Şartnameler, ihale sözleşmesinin feshine ilişkin yazışmalar, ödeme belgeleri, dava dışı işçilerin ... kayıtları ve diğer ilgili tüm belge ile dokümanların incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda, nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere; taraflar arasındaki ihale kayıt sözleşme ve eklerinin incelenmesi sonucunda davacı ... tarafından dava dışı 5 (beş) işçi için ödenen tutarları davalı davalı ... A.Ş. (Eski Unvanı: ... A.Ş.”nden yarı oranda rüçyen talep edilebileceğinin değerlendirildiği; davalı şirketin tam veya yarı oranda sorumlu olacağı konusundaki nihai takdir Mahkemeye ait olduğu; bu itibarla, davacı ...'nin dava dışı 5 (beş) işçiye işçilik alacakları kalemleri olarak ödediği tutarların toplamı olar 30.367,84-TL'nın yarısı olan (%50 oranında) 15.183,92 TL'yi davalı alt işveren Şirket davalı ... A.Ş (Eski Unvanı: ... A.Ş.) den rücu edebileceği..." bildirilmiştir. Rapor içeriğindeki hesaplamalara mahkememizce de itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Taraf beyan ve itirazları, dosya kapsamındaki sözleşme, idari ve teknik şartnameler bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir.
Dava dışı işçilerin davalı yüklenici şirkette geçen çalışma süresine göre kendi dönemleriyle sorumlu olduğu, 16/10/2023 tarihli bilirkişi raporlarundaki hesap edilen tüm alacağından, dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemi kapsayan kısmıyla sınırlı olarak ve oranlanma yapılmak suretiyle davalıdan talep edebileceği mahkememizce değerlendirmiş ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davacı alacağına dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulüne; 30.367,84-TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, alacağa dava tarihi olan 06/02/2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2.Harçlar Kanununa öre alınması gereken 2.074,42 TL harçtan peşin alınan 518,61 TL harcın mahsubu ile eksik 1.555,81 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar dahil ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen, aşağıda dökümü de yapılan 3.467,36-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca .... bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20.11.2023 Katip .... Hakim .... ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır] DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ Vekalet Harcı 25,60 TL Başvurma Harcı 179,90 TL Peşin Harç 518,61 TL Tebligat ve müzekkere 243,25 TL Bilirkişi ücreti 2.500,00 TL TOPLAM 3.467,36 TL