6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/634 E. , 2014/10725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/06/2013
NUMARASI : 2010/279-2013/332
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, rödövans sözleşmesiyle işletilen maden sahasında kaçak üretim yapılması nedeniyle ödenen cezanın ve bu cezaya itiraz davasında hükmedilen avukatlık ücretinin davalı işleticiden rücu'an tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı - ruhsat sahibi vekili dava dilekçesinde özetle, davacıya ait andezit madeni sahasının 8.6.2007 tarihinde imzalanan rödövans sözleşmesi ile on yıl süre için davalıya kiralandığını, davalının yaptığı üretimi ve sevkiyatı tam olarak bildirmemesi nedeniyle 3213 sayılı maden kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası gereğince idari para cezasına karar verildiğini, 13334.25 TL idari para cezasının davacı tarafından 11.5.2010 tarihinde ödendiğini, ayrıca bu cezanın iptali için açılan dava sonucunda hükmedilen 529 TL vekalet ücretinin de 24.8.2010 tarihinde ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesine göre kiralanan yerde yapılacak madencilik faaliyetlerinin sorumluluğunun işletmeciye ait olduğunun düzenlendiğini belirterek davacı tarafından ödenen miktarların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde , sözleşmenin 8.6.2007 tarihinde imzalandığını, bu tarihten bir hafta sonra kaçak üretim yapıldığından bahisle şikayet dilekçesi verildiğini, iki ay sonra yapılan denetim sonucunda 66000 m3-200 bin ton üretim yapıldığının, 15 m3-45 tonun ocakta bulunduğunun tespit edildiğini, bu kadar kısa süre içerisinde bu miktarda üretim yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, kaçak üretimin kendisi tarafından yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tarafların % 50 ' şer oranda kusurlu olduğu görüşünü bildiren bilirkişi raporu esas alınarak tarafların yarı oranda sorumlu olduğuna ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 08.06. 2007 tarihli ve on yıl süreli rödövans sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyle davacıya ait andezit madeninin işletme hakkının davalıya verildiği, davalının 10.6.2007 tarihinde faaliyete başladığı anlaşılmaktadır. Davalı- kiracının faaliyete başladığı tarihten üç gün sonra, madenin teknik nezaretçisi Metin Güneş tarafından 13.06.2007 tarihli dilekçe ile Maden İşleri Genel Müdürlüğüne müracaat edilerek madende kaçak üretim yapıldığının bildirildiği ve gereğinin yapılmasının talep edildiği görülmektedir. Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 3-6 Ağustos 2007 tarihinde madende incelemeler yapılarak düzenlenen raporda sahada 7928.8 m3 üretim yapıldığı, 45 ton malzemenin stokta bulunduğu, 1 eskavatör ve 1 kamyon ile faaliyetin yürütüldüğü tespit edilmiş, ruhsat sahibi tarafından belgelenen 2534.81 m3 üretim ve satış miktarı mahsup edilerek 5393.99 m3 madenin kaçak olarak üretildiğinden bahisle maden yasasının 12. maddesinin 4.fıkrasına göre belirlenen cezanın ruhsat sahibinden tahsiline karar verilmiştir. Davacı- ruhsat sahibi tarafından cezaya itiraz edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda kaçak olarak üretilen miktarın 2222.47 m3 olduğunun belirlenmesi nedeniyle bu miktar üzerinden belirlenen ceza %25 indirimli olarak 11.5.2010 tarihinde 13334.25 TL olarak davacı-ruhsat sahibi tarafından ödenmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle ; üretim yöntemi olarak bazanitin üzerindeki örtü tabakasının iş makinesi yardımıyla alındıktan sonra büyük bloklarda patlatmasız, tel kesme yöntemiyle kesilerek uygulandığı baz alındığında kiracının bu üretim miktarlarını gerçekleştirmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, kaldı ki projede yıllık öngörülen üretim miktarının 1000 m3 olarak belirtildiğini, buradan anlaşılacağı gibi bu sahada rödövans sözleşmesi düzenlenmeden önce sevk fişleri düzenlenmeden üretim yapılmış olabileceğini, bu üretimin imalat haritalarında gözükmediğini, dolayısıyla denetim esnasında ortaya çıkmadığını, tarafların rödövans sözleşmesine göre ocağın teslimi esnasında üretim haritaları ile bir tespit ve tutanak düzenlemediklerini ve teslim tarihinde ocağın mevcut durumunu tespit ettirmediklerini ancak, ruhsat sahibinin 10.6.2007 tarihinde sevk fişlerini teslim etmiş olmasına rağmen işletmecinin sözleşmeden sonra yapmış olduğu üretimlerle ilgili sevk fişi düzenlememesi ve maden kanununun 100. maddesinin 2. fıkrası gereğince dava konusu idari para cezası ile ilgili olarak her iki tarafın da %50 oranında kusurlu bulunduğunu belirtmiş, ek raporda ise üretilen miktarın ne kadarının rödövans sözleşmesinden önce ne kadarının sonra olduğunun tespiti mümkün olmadığından %50 sorumlu tutulmaları gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece bilirkişi kurulu raporundaki %50 oranında sorumluluğa ilişkin görüş esas alınarak sonuca gidilmişse de kaçak üretime ilişkin şikayetin kiracının faaliyete başlamasından üç gün sonra, kaçak üretime esas tespitin ise iki ay sonra yapıldığı, kiracının üretim yöntemleri ve projede bir yılda 1000 m3 üretim öngörülmüş olması hususları gözetildiğinde kaçak üretim miktarı olan 2222.47 m3 ün iki ay gibi kısa bir sürede üretilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporunda da bu husus belirtilmektedir. Esasen teknik nezaretçi Metin Güneş tarafından kiracının faaliyete başlamasından üç gün sonra Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne verilen 13.6.2007 tarihli dilekçe içeriğinde de sahadan ruhsat sahibi dışında başka şahısların üretim yaptığı, ruhsat sahibinin de aynı konuda şikayetinin olduğu belirtilmekle kiracının değil, üçüncü kişilerin şikayet edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kaçak üretim tespitinin yapıldığı tarihte stokta bulunan ve kiracı tarafından üretildiği uyuşmazlık konusu olmayan 45 ton dışındaki kısmın kiracı tarafından üretildiği davacı tarafından ispatlanamamıştır. Mahkemece olayda uygulanması imkanı bulunmayan maden yasasının 100. maddesi ile kira sözleşmesinin 3.maddesine göre davalı kiracının kaçak olarak üretim nedeniyle % 50 oranında sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Davalı - kiracı sadece tespit tarihi itibariyle stokta bulunan ve sevk fişi düzenlenmeyen üretim miktarı olan 45 ton yönünden sorumludur. Bu durumda 45 tonluk üretim yönünden ceza miktarı ve vekalet ücreti belirlenerek sadece bu miktar yönünden davanın kabulüne geriye kalan kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.