6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2013/9132 E. , 2014/2227 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2013
NUMARASI : 2011/14-2013/34
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor ve normal kullanımdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
BK.nun 266. maddesine göre; Kiracı, kiralananı ne halde tesellüm etmiş ise, sözleşmenin sona ermesinde, o halde ve mahalli âdete tevfikan geri vermekle mükelleftir. Yine taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde kiralananın ne halde bulunduysa o halde teslim edileceği,demirbaş ve teferruatlar zayi edilirse veya eskirse kiracının bunları kıymetleri ile tazmine talep edildiği takdirde ödemeye mecbur olacağı kabul edilmiştir. Ne var ki BK.nun 266/2 maddesi gereğince kiracı, kira sözleşmesine uygun kullanım neticesinde kiralananda meydana gelen eskilik yahut değişiklikten sorumlu değildir. Taraflar arasındaki sözleşmede, kiracının normal kullanımdan doğan eskime ve değişmelerden de sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Kiralananın tahliyesi esnasında, kiralananın ne halde bulunursa o halde teslim edileceği, demirbaş ve teferruatlar zayi edilirse veya eskirse o halde ödemeye mecbur olacağı şeklinde sözleşme maddesi normal kullanımdan kaynaklanan eskimelerin de kiracı tarafından karşılanacağı anlamına gelmemektedir.
O halde, somut olayda davalı kiracı, sadece ve ancak, kira süresi içerisinde kiralananın hor kullanılması nedeniyle oluşan zararlarla sınırlı olarak kiralayana karşı sorumludur. Dolayısıyla, hor kullanma iddiasının ileri sürüldüğü eldeki davada, yerel mahkemece öncelikle bu yön üzerinde durulmalı, kiralananda varlığı saptanan hasarların hor kullanım sonucunda oluşup oluşmadığı belirlenmelidir.Delil tespiti raporunda kiralananda mevcut hasarlar tek tek açıklanmış ve taşınmazda hor kullanımdan kaynaklanan ve normal kullanımdan kaynaklanan hasarlar ayrı ayrı belirtilmiştir.
Nitekim bu ayırım mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuyla da ortaya konulmuştur. Buna göre tavandaki kirlenmeden dolayı ve boya badanada meydana gelen hasarlar normal kullanım, kırılan cam bedeli de hor kullanım olarak belirlenmiştir. Bu durumda, normal kullanımdan kaynaklanan hasarlardan dolayı Borçlar Kanunu'nun 266/2. maddesi uyarınca ve tersini öngören bir sözleşme hükmünün de bulunmaması karşısında, kiracının tazminat sorumluluğu bulunmadığından yazılı şekilde hem normal hem de hor kullanımdan kaynaklanan hasarlara hükmedilmesi doğru değildir.. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.