6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/1428 E. , 2014/2146 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/10/2012
NUMARASI : 2011/367-2012/447
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre, kiraya verilen taşınmazda, kira sözleşmesi sonunda, kiralananın teslim edilmemesi nedeni ile sözleşme gereğince cezai şart tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece cezai şart tazminatının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalı vekilinin cezai şartın tenkisine ilişkin temyiz itirazına gelince; 2886 Sayılı Yasa hükümlerince kiraya verilen taşınmazla ilgili düzenlenen davacı Maliye Hazinesine İzafeten Kocaeli Defterdarlığı ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin Genel Şartlar 13. maddesinde “İşletme hakkı süresi sona erdiği halde işletme hakkı sahibi kuruluş veya şahıs tarafından işletme hakkı verilen yer idareye teslim edilmediği takdirde geçen her gün için bu kuruluş veya şahıs tarafından yıllık kira bedelinin %5'i oranında ceza ödenir.”hükmüne yer verilmiştir.
İlgili hüküm B.K'nun 158 vd. (T.B.K'nun 179 vd.) maddelerinde düzenlenen cezai şart niteliğindedir.
Cezai şart, geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde, belli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda, borçlunun ödemesi gereken bir edimdir. Cezai şartın ceza ve tazminat fonksiyonu olup, Borçlar Kanununda bu iki fonksiyon kaynaştırılarak bileşik sistem kabul edilmiştir.
B. K. 161/son (T.B.K.
182/son) maddesi hakime fahiş gördüğü cezai şartı indirme yükümlülüğünü vermiştir. Bunun sonucu olarak aşırı görülen cezai şartın indirilmesinde tazmin ve ceza dengeli olarak korunmalıdır
Ticari olmayan işlemlerde bu kuraldan dolayı borçlu ileri sürmese bile, hakim cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağını doğrudan görevinden ötürü saptamalıdır. Ne var ki, hakime akdin bir şartını değiştirme yetkisini veren bu hak, hakime istisnai olarak tanınmış bir hak olduğu için hakim, bu hakkını ölçülü olarak kullanmalı, tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme yeterliliği ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi, borca aykırı davranışın ağırlığı, sözleşmeden beklenen yararın elde edilememesi ve akde aykırı davranılması yüzünden doğan zarar, cezai şartın tazmin ve ceza fonksiyonlarının dengeli olarak korunması prensiplerini göz önünde bulundurmalı ve takdir hakkını Yargıtay’ın denetimine olanak vermeye elverişli objektif esaslara dayandırmalıdır.
Dava konusu olayda ise cezai şartın fahiş olup olmadığı, dolayısıyla indirilmesi gerekip gerekmediği mahkemece tartışılmamıştır. B.K. 161/son (T.B.K. 182/son) maddesi gereğince cezai şartın aşırı olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken anılan hususun gözardı edilerek hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.