Aramaya Dön

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/716
Karar No
K. 2023/647
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/716 Esas
KARAR NO: 2023/647
DAVA: İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/01/2023
KARAR TARİHİ: 23/11/2023

Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan

yargılaması sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçludan olan haklı alacağına istinaden T.C. ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra dosyasından genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takipte borçlu tarafça borca ve yetkiye itiraz edildiğini ve icra dosyasına yetkili icra dairesi olan .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı icra dosyası ile devam edildiğini, yetkili icra dairesince de borçlu tarafa ödeme emri gönderildiğini ve borçlu tarafça haksız bir biçimde icra takibine, borca, işlemiş faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, müvekkilinin haklı alacağına istinaden başlatılan icra takibine davalı/borçlu tarafından borca itiraz edilmiş olduğundan işbu borca ve ferilerine yapılan itirazın iptali ile işbu takibin devamına, ilaveten alacağın likit olmasından mütevellit karşı taraf aleyhine dava ve takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı dava dilekçesinde paranın ... 'a borç olarak verildiğini iddia ettiğini, müvekkili şirketten ise borcu adam çalıştırılan sıfatıyla talep edilmesinin abesle iştigal olduğunu, hukukça korunmasının mümkün olmadığını, ancak borç verdiği şahsa karşı ileri sürülebilecek bir talep olduğunu, kişinin müvekkil işletmesinde çalışıyor olmasının kişinin özel borcundan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının akıl ve mantıkla bir izahı bulunmadığını, şirket çalışanlarından ... 'ın haricen davacı ile varsa bir borç/alacak ilişkisi kendilerini bağlayacağını, müvekkili şirket ve yetkililerin herhangi bir dahli ve bilgisi bulunmadığını, davacı ile dava dışı ... arasında bir borç ve alacaklılık ilişkisi varsa da bu ilişkinin tamamen ... ile davacı arasında özel hukuktan kaynaklı bir borç ve alacaklılık ilişkisi olduğunu, ortada herhangi bir haksız fiil söz konusu olmadığını, davacının kendi rızası ile dava dışı ... 'a verdiğini iddia ettiği bir borç söz konusu olduğundan adam çalıştıran sıfatıyla müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını belirterek davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, 2023/ ... esasına kaydedildiği ve 2023/... sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. Dava; davacı tarafından alacağına istinaden başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktalarda incelenmiştir.

TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.

Bu kapsamda yapılan incelemede; huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmekle, davacı hakkında vergi dairesine yazılan müzekkereye; "ödevlinin dairemizde 01/01/2011 tarihinden itibaren gmsi mükellefi olduğu, faaliyetinin "kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi" olduğu, götürü usulde vergilendirildiği ve halen faal olduğu" şeklinde yanıt verildiği, yine ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkereye; davacının gerçek kişi işletme kaydının bulunmadığı cevabının verildiği, nitekim resen yapılan mersis sorgusunda da davacının tacir kaydının çıkmadığı anlaşılmış olup eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle işbu dava görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş olsa da dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Mahkememizin huzurdaki davada görevli olmadığı, görevli Mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 114/1-C VE HMK 115/2 UYARINCA DAVANIN USULDEN REDDİNE,

2.6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip her iki mahkeme arasında görev açısından olumsuz görev uyuşmazlığı meydana gelmekle merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine,

3.HMK nın 331. maddesi uyarınca harç ve masrafların görevli mahkemede nazara alınmasına,

Dair; HMK'nın 320. maddesi uyarınca dosya üzerinden, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/11/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmekle, davacı hakkında vergi dairesine yazılan müzekkereye; "ödevlinin dairemizde 01/01/2011 tarihinden itibaren gmsi mükellefi olduğu, faaliyetinin "kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi" olduğu, götürü usulde vergilendirildiği ve halen faal olduğu" şeklinde yanıt verildiği, yine ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkereye; davacının gerçek kişi işletme kaydının bulunmadığı cevabının verildiği, nitekim resen yapılan mersis sorgusunda da davacının tacir kaydının çıkmadığı anlaşılmış olup eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle işbu dava görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş olsa da dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TTK md.4 TTK md.4/1 K6100 md.115 HMK md.114/1 HMK md.320 HMK md.115/2 K6098 md.4/1 HMK md.331 HMK md.2 K6102 md.4 HMK md.20 K6100 md.20
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog