2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında hayvan satışı yapıldığını, 13 adet hayvanın müvekkili tarafından davalıya teslim edildiğini, hayvanların bedelinin 180.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, Gaziantep Cumhuriyet başsavcılığı'nın 2022/30261 esas sayılı soruşturma dosyasında davalının borcu kabul ettiğini ve 2022 yılı Ekim ayında ödeyeceğini beyan ettiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen herhangi bir olumlu sonuç alınamadığını iddia etmiş ve 180.000,00 TL'nin 01/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf kendisine dava dilekçesi ile tensip zaptı ekli ve gerekli şerhleri içerir davetiye tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş ve herhangi bir delil sunmamıştır.
DELİLLER
1.Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2.İlgili kurumlardan celp edilen cevabi yazılar,
3.İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hayvan satışından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK m.114/1-c hükmüne göre mahkemenin görevli olması husus dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu bağlamda mahkememizce dosya görev konusu yönünden ele alınmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddialara bakıldığı zaman davaya konu alacağın hayvan satışı ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen cevabi yazıda davalının esnaf kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Gaziantep Ticaret Odası'ndan gelen cevabi yazıda tarafların herhangi bir tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Gazikent Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazısında davalının 24/12/2009 tarihinden önce vergi kaydının bulunduğu, davacının ise potansiyel vergi kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
Potansiyel mükellef, herhangi bir nedenden veya bir zorunluluktan ötürü potansiyel vergi numarası alan kisiye vergi idaresi nezdinde “potansiyel vergi mükellefi” denir. Potansiyel vergi mukellefleri, adından da anlaşılacağı üzere herhangi bir verginin mükellefi değillerdir. Potansiyel, yani vergi numarası almış olan ve ileri de vergi mükellefi olabilecek kişilere verilen numaradır. Yani esasen bakıldığı zaman kişi gerçek manada vergi mükellefi konumunda değildir. Davalının ise hukuki ilişki tarihi itibariyle herhangi bir vergi kaydı bulunmamaktadır. Bu haliyle bakıldığı zaman da mahkememizce her iki tarafın da tacir sıfatını haiz olmadığına kanaat getirilmiştir. Nitekim benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak; - Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2020/1409 Esas, 2020/1604 Karar sayılı ve 04/06/2020 Tarihli ilamında "...Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının ticari işletme için 15/09/2012 tarihinde 5 yıllık adi ortaklık sözleşmesi imzaladığını, ancak davalının hiç bir neden yokken sözleşmeyi tek taraflı fesh ettiğini, fesih nedeni ile davacının zararının meydana geldiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.000 TL yoksun kalınan kâr ile 1.000 USD (2.000 TL) cezai şartın fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve müsbet zararın karşılanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda taraflar tacir olmadığından, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE..."
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2017/367 Esas, 2017/409 Karar sayılı ve 26/04/2017 Tarihli ilamında "...Davacının davalı şirketin yapımına başladığı İnnovia 2 adlı projeden 04/03/2012 tarihinde bir adet işyerini KDV hariç 122.000 USD bedelle harici satımla satın aldığı, davacı ile davalı şirket arasında Gayrimenkul Satış ve İnşaat Yapım Sözleşmesi (Ticari Unite) akdedildiği ve imzalandığı sabittir. Dosya kapsamında davacının gerçek kişi tacir kaydı ve gerçek kişi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, Uyap sisteminden yapılan vergi kaydı sorgulamasında davacının potansiyel vergi numarası aldığı, potansiyel mükellef olduğu anlaşılmış olup davacının tacir sıfatı bulunmamaktadır..." - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 2021/603 Esas, 2021/803 Karar sayılı ve 23/06/2021 Tarihli ilamında "...Dosya kapsamından, Sincan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03/03/2021 tarihli ve 75213 sayılı yazısında davalı ... ... karayolu ile şehirlerarası yük taşımacılığı faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydının olup, ticari faaliyetine halen devam ettiği, bilanço hesabına göre defter tuttuğu ve bu nedenle tacir olarak değerlendirildiği belirtilmiş, ancak vergi dairesinin 08/03/2021 tarihli ve 80942 sayılı yazısında davacı ... ... mükellefiyet kaydı ve ortaklık bilgisine rastlanmamış olup potansiyel mükellef olduğunun bildirildiği görülmüş ve davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca davalı taraf için ticari iş sayılan işin davacı yönünden de ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceğinden, mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır..." denilmektedir. Dosya kapsamında tarafların tacir olduğu ve davaya konu alacağın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğuna dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu haliyle de iş bu davaya konu uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak nitelemek mümkün bulunmayıp uyuşmazlığın çözümü noktasında mahkememiz görevli değildir. Mahkememizin görevsiz olmasının yanında verilecek görevsizlik kararında görevli mahkemenin neresi olduğu da önem arz etmektedir. Taraflar arasında hayvan satışı ilişkisi bulunduğu ve tarafların da tüketici olarak kabulünün mümkün olmadığı da nazara alındığından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna kanaat getirilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve m.115/2-1. cümle hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2.6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3.6100 sayılı HMK m.20 hükmünde öngörülen yasal süre içerisinde talepte bulunulmaması halinde yine 6100 sayılı HMK m.20-2. cümle hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,
4.Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 25/04/2023