6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/712 E. , 2014/11027 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2012/1071-2013/821
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından açılan 9.367,00 TL olarak ödenen kira bedelinin 01/08/2012 tarihinden itibaren başlayan dönem için endeks uygulanarak 9.941,19 TL olarak tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı kurum tarafından davacı şirkete gönderilen 29/06/2012 tarih ve 11.795.962 sayılı ihtar yazısında ödenmekte olan aylık kira bedelinin 01/08/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere artırılarak 11.000,00-TL olarak ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı kurumun talep ettiği söz konusu kira bedelinin afaki ve çok yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaza ait 01/08/2009-01/08/2010 dönemini kapsar aylık kira bedelinin İzmir 15. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği'nin 2009/448 Esas ve 2010/952 K. Sayılı kararı ile çevre emsaller ile hak ve nesafet kurallarına göre 8.180,00-TL olarak belirlendiğini, şartların değişmediğini, 01/08/2012 tarihinde başlayan yeni kira dönemi kira bedelinin mahkeme kararı ile belirlenmesinden sonraki 3. yenileme dönemi olduğunu, aylık kira bedelinin endeks uygulanmak sureti ile tespit edilmesi gerektiğini belirterek 9.367,00 TL olarak ödenen kira bedelinin 01/08/2012 tarihinden itibaren başlayan dönem için endeks uygulanarak 9.941,19 TL olarak tespitini istemiştir.
Davalı vekili ise Dava konusu işyerinin dava yoluyla belirlenen 01.08.2009-01.08.2010 dönemi kira bedelinin ,emsal rayiçler üzerinden değil, 5502 Sayılı Müvekkil Kurum Kanun'unun 35. maddesinin son paragrafında " kira artış oranları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca her yıl belirlenen yeniden değerleme oranından az olmamak üzere rayiç değerle belirlenir" hükmü gereğince alt sınır olan %12 oranındaki yeniden değerleme oranı göz önünde bulundurularak aylık 8.180,00 TL olarak talep edildiğini ve Mahkeme tarafından bu doğrultuda karar verildiğini, yani sadece rayiç bedellere göre bir tespitin söz konusu olmadığını, davacıya ait işyerinin 01/08/2012 tarihi itibariyle talep edilen aylık 11.000,00-TL kira bedelinin hak ve nesafet kuralları göz önünde bulundurularak tespit ve talep edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 01/08/1998 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede artış şartı olarak “ 3995 Sayılı Yasa'ya göre Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca yayınlanan Tüketici Fiyat İndeksinden az olmamak üzere emsal ve rayiç bedelle belirleneceğini” düzenlenmiş, 06/06/2006 da imzalanan ek prtokolle “Kurumun sahibi bulunduğu taşınmazların kira artış oranları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca her yıl belirlenen yeniden değerleme oranından az olmamak üzere rayiç değerle belirleneceği” kararlaştırılmıştır. İzmir 15. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği'nin 2009/448 Esas ve 2010/952 K. Sayılı kararı ile yeniden değerleme oranı uygulanılarak 01/08/2009 tarihinden itibaren başlayan dönem için aylık kira bedeli 8.180,00-TL olarak belirlenmiş, 04/08/2011 de imzalanan ek protokol ile işyerinin 01.08.2011 - 31.07.2012 dönemi kira bedeli aylık 9.367,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Taraflar kira bedeli konusunda anlaşamadıklarından davacı kiracı 01/08/2012 tarihinde başlayan yeni dönem kira bedelinin endeks uygulanarak tespitini istemiştir. Kira parasının miktarına ilişkin olarak taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunup mahkemeye müracaat edildiğine ve kira parasının dava yoluyla tespiti istenildiğine göre, kiracı olan taraf artırılması istenilen veya karar verilebilecek miktarı ve bundan daha fazlasını ödese bile dava red edilmeyip kira bedelinin tespitine karar verilmelidir. Taraflar arasında hükmen tespit edilmiş ya da sözleşme ile kararlaştırılmış bir kira parası olmadığı için davacının yeni dönem kira parasının mahkemece tespiti ile hüküm altına alınmasını istemekle hukuki yararı vardır.
Davacı tarafın tespit edilecek miktarı ödeyip ödemediği hususu dava açılmasına sebep olup olmaması ve yargılama giderlerinden sorumluluğunun belirlenmesi yönünden sonuca etkilidir. O halde mahkemece davacının kabul ettiği miktardan az olmamak üzere talebi ile ilgili kira bedelinin tespitine ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.