Esas No
E. 2014/12885
Karar No
K. 2014/21424
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2014/12885 E.  ,  2014/21424 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : Kanun Yararına Bozma- 2014/292297

Gasp suçundan sanık D.. P..’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/2, 59/2 (3’er kez), 71 ve 77/1. maddeleri gereğince 36 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair MERSİN 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2004 tarihli ve 2003/36 Esas, 2004/164 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun’un 149/1-a, 150 ve 62. (3’er kez) maddeleri uyarınca 3 defa 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezalarının 12 yıl 6 ay olarak içtima edilmesine dair aynı Mahkemenin 04/06/2005 tarihli ve 2003/36 Esas, 2004/164 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24/07/2014 gün ve 2014/15194/51238 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2014 gün ve KYB/2014/292297 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23/09/2014 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde,

2.Sanığın müştekilere karşı işlemiş olduğu silahla yağma suçu bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun daha lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada, anılan Kanun’un 150. maddesi uyarınca verilen cezalar üzerinden, eşyanın değerinin pek hafif olduğu gerekçesiyle indirim yapılmış ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma hâlinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda suçların işlenmesindeki özellik dikkate alındığında, verilen cezalardan indirim yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,

3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca hükmolunan cezaların ayrı ayrı varlıklarını korudukları, cezaların toplanmasının yeni kanun sistematiğinde bulunmadığı, sadece infaz aşamasında koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerinin belirlenmesi için, mahkemeden toplama kararı istenebileceği gözetilmeden, cezaların içtima edilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre:

1.5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinden hüküm kurulması,

2.5237 sayılı Yasa uyarınca hükmolunan cezaların ayrı ayrı varlıklarını korudukları, cezaların toplanması kurumunun anılan Kanunun sistematiğinde bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngörüldüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Usul ve Yasaya aykırı olduğundan, Kanun yararına bozma isteminin kabulü ile;

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.06.2005 tarih ve 2003/36 Esas-2004/164 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin Mahkemesince yerine getirilmesine, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog