T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/256 Esas - 2023/1253
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalının, müvekkilinin oğlunun eski ortağı olduğunu, aralarında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını takibe konu 2.150.000,000 TL tutarında 18.01.2019 tanzim 20.07.2020 vade tarihli bononun sahte olduğunu, bonoda bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, Ankara ... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyasında imzaya itiraz ettiklerini mahkemenin davanın reddine karar verdiğini müvekkilin hukuki haklarını korumak için menfi tespit talebinde bulunduğunu, huzurdaki davanın sahtecilik hukuksal nedenine dayalı olduğunu, bono üzerindeki yazı ve rakamların müvekkilin el ürünü olmadığını, bono üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığını, müvekkilin 74 yaşında olduğunu ticaretle uğraşmadığını hayatın olağan akışına göre davalı taraf ile aralarında bir hukuki ilişki olamayacağını, imzanın sahte olduğunun ispatı için İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinde inceleme yapılmasını istediğini, sahtecilik talebinin kabul edilmemesi halinde hile hukuksal olgusunun değerlendirilmesini, müvekkilin borçlanma iradesi bulunmadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu, müvekkili hakkındaki icra takibinin durdurulmasını, maddi ve manevi kayıpların olması sebebiyle %100 tazminata mahkum edilmesini, menfi tespit talebinin kabul edilmesini istediğini , Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu bononun Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayısı ile takipte olduğu için yetkili mahkemenin Ankara mahkemeleri olduğunu, davada Türk Ticaret
DELİLLER
Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı soruşturma dosyası, Ankara ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı dava dosyası, davacının imza incelemesine esas ilgili kurumlardan celp edilen imza örnekleri, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi 20.07.2023 tarihli ...-... sayılı bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu bono nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Davacı tarafça davalının sahte bono düzenlediğini, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, imzanın davacının el ürünü olması halinde hile ile senedin imzalattırıldığını bu sebepten borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi nedeniyle İİK 72. maddesi gereğince menfi tespit davası açılmıştır.
Davalı taraf ise iddiaların haksız ve kötü niyetli olduğunu icra takibini sürüncemede bırakmak adına ileri sürüldüğünü imzanın davacıya ait olduğunu, bononun sahte olduğunun davacı borçlu tarafından ispatlanması gerektiğini, borcun varlığının tespitini talep etmiştir.
Davacının şikayeti üzerine davalı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma başlatılmış dosya kapsamında imza incelemesi yapıldığı 28/05/2021 tarihli rapor ile imzanın el ürünü olmadığına kanaat getirildiği bu sebepten iddianame düzenlendiği, Ankara ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama yapıldığı davalı hakkında hapis ve adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmıştır.
TBK 74. maddesi gereğince ceza yargılamasında bir bononun sahte olduğu saptanmış ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilirse bu durum hukuk mahkemeleri bakımından kesin hüküm teşkil edecektir. Bu itibarla ceza yargılaması sonucunda bononun sahte düzenlendiği anlaşılmış mahkememiz nezdinde yapılan yargılama bakımından hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık bononun sahte olmasına dayanmakta ve sahtecilik mutlak def'ilerden olduğundan herkese karşı ileri sürülebilir.
Davacı tarafın bonodaki imzaya itiraz etmesi sebebiyle Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip başlatılmış, Ankara ... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile görülen imzaya itiraz davasında davacıya ait imza örnekleri alınmış imzanın davacının el ürünü olduğunun tespiti ile davanın reddine karar verildiğinden davacı tarafın borçlu olmadığının tespiti amacıyla
1.Davanın KABULÜ ile, davacının Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen 18/01/2019 düzenleme, 20/07/2020 vade tarihli 2.150.000,00TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, Bono miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2.a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 146.866,50TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 36.716,63TL harcın mahsubu ile bakiye 110.149,87TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)Davacı tarafından yatırılan 36.716,63TL peşin harç, 97,70TL tedbir harcı ve 59,30TL başvurma harcı olmak üzere toplam 36.873,63TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
c)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 244.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen 3.000,00TL bilirkişi ücreti, 281,40TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.281,40TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5.Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/11/2023
(e-imzalıdır)
Kanununda bulunan kambiyo hukukuna ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, bonodaki imzanın sahte olduğuna ilişkin Ankara ...İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyasında imzaya itiraz davasının hükme bağlandığını, ileri sürülen iddiaların soyut olduğunu hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı yanın icra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak amacıyla menfi tespit davasını açtığını, öncelikle sahtecilik sebebine bu iddia ispatlanamazsa hile ile imza attırıldığı iddiasında bulunulduğunu bu sebepten davacının çelişki içinde olduğu çelişen iddialardan birinin ileri sürülmesi gerektiğini, davacının iddiasını ispatlayacak yazılı delil sunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu hukuki dayanaktan yoksun olduğu için davanın reddini, davacının borçlunun mali gücünün olmadığı iddiasının doğru olmadığını bu durumun uyuşmazlığın esasını oluşturmadığını, davacı ve oğlunun 03.01.2019 ve 11.01.2019 tarihli borç kabul ve ödeme taahhüdü başlıklı belgede belgede borcun varlığının açık bir şekilde kabul edildiğini, takibin durdurulması talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının %100 tazminat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, senede karşı senetle ispat ispat yapılmasını gerektiğini tanık dinletme talebine muvafakat etmediklerini, imza incelemesi söz konusu olursa İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesine muvafakatları olmadığını, davanın ve tedbir talebinin reddini, davacı borçlunun müvekkile %20 icra inkar tazminatı ödemesini talep etmiştir.
(e-imzalıdır)
açılan işbu menfi tespit davasında imzanın davacının el ürünü olup olmadığının tespiti bakımından 30/03/2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış raporda imzanın el ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır denilmiştir, 26/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda imzanın el ürünü olduğu kanaatine varılmış raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle Ankara ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında BAM'ın ilgili dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu alınması kararı verildiği 20/07/2023 tarihli rapor neticesinde imzanın davacıya ait olmadığına dair görüş ve kanaat bildirildiğinden davaların taraflarının ve uyuşmazlık konusunun aynı olması sebebiyle söz konusu rapor hükme esas alınmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; takibe konu bononun bulunan imzanın davacının el ürünü olmadığı anlaşılmış olup ceza yargılaması sonucunda verilen mahkumiyet kararı ile 20/07/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda imzanın sahte olduğuna kanaat getirilmesi sonucu bononun sahte olduğu, davacının davasında haklı olduğu sonucuna varılmıştır.Davacının davasının kabulü ile Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kambiyo taahhüdü karşılıklı olduğu için davalı alacaklı imzanın sahte olduğunu bilecek durumda olması sebebiyle kötü niyetli olarak bonoyu takibe koyduğu anlaşıldığından tazminat talebinin kabulü ile 2004 sayılı İİK 72/5 maddesi gereğince bono miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
(e-imzalıdır)