6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2014/8782 E. , 2014/19621 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2011/169276
MAHKEMESİ : İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2010
NUMARASI : 2010/616 (E) ve 2010/1032 (K)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27/03/2014 tarih ve 2014/Bşk-43 Esas, 2014/79 sayılı kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.) Sanığın, park halindeki kilitli araçtan hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeyerek, aynı Yasa'nın 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması,
2.) 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca, hükmolunan ceza miktarının iki yıl hapis cezasını veya adlî para cezasını içermesi ve işlenen suçun da inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması durumunda,Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlardaki istisnalar dışında kalan diğer suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu, anılan maddedeki kararın verilebilmesi için aranan 6. fıkranın (c) bendindeki zararın giderilmesi koşulunun ise, yalnızca zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu, somut olayda, sanık ve kimliği belirsiz suç arkadaşlarının, yakınanın aracının camını kırıp suça konu teybi almaya çalıştıkları, sanığın, kollukça kovalamaca sonucu teybi alamadan yakalandığı, dosyada bulunan adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanık tarafından hırsızlık suçu açısından karşılanacak herhangi bir zararın bulunmayıp, (mala zarar verme suçu yönünden zararın bulunduğu) yakınana yönelik iade edilecek bir eşyanın da olmaması dikkate alınarak; ''sanığın müştekiye ait aracın camı kırılmış olup zararı gidermediği için müştekinin şikayetine devam ettiği görüldüğünden koşulları oluşmadığından sanık hakkında CMK'nın 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına'' biçiminde somut olay ile örtüşmeyecek biçimde, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinde, sanık yönünden yasanın öngördüğü objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.) Mahkemenin 14.12.2006 gün, 2005/348-2006/902 Esas ve Karar sayılı ilk hükmünde sanık hakkında TCK'nın 142/1-e, 143, 35, 62, maddeleri gereğince belirlenen 6 ay 20 günlük hapis cezasının, anılan Yasa'nın 51.maddesi uyarınca ertelenip, 1 yıl deneme süresi öngörüldüğü, hükmün sanık savunmanınca temyizi üzerine bozulmasından sonra anılan Mahkemenin 28.12.2010 gün, 2010/616-1032 Esas ve Karar sayılı ikinci hükmü ile TCK'nın 142/1-e, 143, 35, 62. maddeleri gereği belirlenen 6 ay 7 günlük hapis cezasının anılan Yasa'nın 51.maddesi uyarınca ertelendiği ve bu kez üç yıl denetim süresinin belirlendiği anlaşılmaktadır.TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme, ceza ve güvenlik tedbiri değildir. Ertelemenin yasal sonucu olan denetim süresi kazanılmış hakka konu olamaz. Ancak ertelenen ceza miktarı ile verilen cezadan az olmamak üzere kanunda belirtilen 1-3 yıllık deneme süresinin adalet, eşitlik ve orantılılık ilkeleri gözetilmek suretiyle tesbit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde üst hadden belirlenmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık İ.. K.. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.