Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/747
Karar No
K. 2023/783
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/747 Esas
KARAR NO: 2023/783
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/09/2022
KARAR TARİHİ: 13/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... ile davalı yan tarafından sigortalı olan ... plakalı araç arasında meydana gelen 01.02.2019 tarihli kaza neticesinde, ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, söz konusu kazada ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müvekkilinin 07.02.2019 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketinin kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediği; müvekkilinin haklarını (tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal etmiş olduğunu, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürüncemede bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, tahsil etmeleri gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilememiş olduğunu, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve avans faizini aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebine ilişkin dava açma zarureti doğduğunu, kazanın çift taraflı olduğunu karşı yanın kusurlu olduğu dikkate alındığında açıkça sigortalısının kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu, 11/02/2021 tarihinde... sayılı dosyası ile değer kaybı tazminatı talep edildiği; ... numarasıyla karar verildiği,

Uyuşmazlık Hakem Kararında, "1-Başvuranın talebinin kısmen kabulüyle, 2.500,00 TL değer kaybı bedelinin 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine, başvuranın araç mahrumiyeti tazminatına ilişkin talebinin reddine” kesin olarak karar verildiğini, alacağın 27/07/2021 tarihinde icra kanalı ile tahsil edildiğini, müvekkilinin davalıdan talep ettiği değer kaybı tazminatının temerrüte düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmayacağını, müvekkilinin zarara uğrayacağını beyanla müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA/

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, TBK m. 122/1 kapsamında aşkın zarar koşullarının oluşmadığını, aşkın zararın talep edilebilmesi için alacaklı yanın temerrüt faizini aşan bir zararının olması gerektiğini, davacı yanın temerrüt faizini aşan zararı bulunmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonunun 27.06.2021 tarih ... karar sayılı ilamında avans (temerrüt faizi) faize hükmedilmiş olup davacı yan temerrüt faizine göre tazminatı almış olduğunu, müvekkilinin temerrütünün gerçekleşmediğini, zararın oluşmasında kusuru olmadığını, davacı yanın 01.02.2019 tarihinde meydana gelen maliki olduğu ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybı zararının geç karşılandığını ifade ettiğini, ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybı zararına ilişkin yapılan ihbar sonucu hasar dosyası açıldığını, yapılan incelemede değer kaybı zararı talep edilen aracın 193.574 kilometrede olduğu Genel Şartlar uyarınca 165.000 kilometre üzeri araçların değer kaybı zararı olmayacağı değerlendirmesi ile ödeme yapılmamış talep teminat dışı bırakılmış olduğunu, davacı yanın Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat ettiğini, Tahkim Komisyonunca bilirkişi raporu alındığı ve sonrasında karşı yan lehine değer kaybı tazminatına hükmedilmiş olduğunu, müvekkili şirketin ödeme yapmamasının nedeninin taleplerin teminat dışı olması olduğunu, bu durumda yargılamaya tabi bir ihtilaf nedeniyle müvekkili şirketin kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceğini, temerrüt için borcun varlığı gerektiğini, borcun olup olmadığının Sigorta Tahkim Komisyonun... sayılı dosyasında tespit edilmiş olduğunu, somut olarak bir zarar bulunmadığını beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, Haksız Fiilden Kaynaklanan tazminat davasıdır.

Dava dosyasına celp edilen ...

1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine ilamsız yolla 29.06.2021 tarihinde 2.500,00 TL maddi tazminat, 2.500,00 TL ilam vekalet ücreti, 428,28 TL yargılama gideri, 1,23 TL işlemiş faiz, 0,21 TL işlemiş faiz, 165,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.594,93 TL alacağın avans ve yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği; 27.07.2021 tarihinde icra müdürlüğü dosyasında davacı vekiline ödemenin yapıldığı anlaşılmıştır.

Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... başvuru ... sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı'nda başvuran (davacının) talebinin kısmen kabulüyle 2.500,00 TL değer kaybı bedelinin 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine, araç mahrumiyeti tazminatı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İhtilaf, davacının işleteni olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı araçların 01/02/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası yapmaları neticesinde davacının aracında meydana gelen değer kaybı nedeniyle sigorta hakem heyetine başvurulması ve sigorta hakem heyeti kararının ...

1.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası üzerinden icraya konmak suretiyle tahsilat yapılmış olmasına rağmen ... plakalı aracın işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğu üstlenmiş olan davalı sigorta şirketi temerrüte düştüğü tarih ile fiili ödeme yaptığı tarih arasında davacının munzam zararını olup olmadığı, bu zararın davalıdan tahsili mümkün olup olmadığı, varsa miktarının tespiti hususlarından kaynaklanmakta olup, bu hususun incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.

Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ...ve sözleşme uzmanı ... tarafından tarafından hazırlanan 24/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; davalının 05.02.2021-27.07.2021 arasındaki dönem için aşkın zarar talep edebileceği, işleyen faiz düşüldüğünde davacının talep edebileceği aşkın zararının 259,37TL olduğu, hesaplanan aşkın zarar alacağına dava tarihinden itibaren avans faizi oranında temerrüt faizi yürütülebileceği tespit edilmiştir.

İstanbul BAM 43. HD 2022/1828 Esas 2023/361 Karar sayılı ilamında da" Munzam(aşkın) zarar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Dava konusu edilen zararın yasal dayanağını oluşturan Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi hükmüne göre, borcun ödenmemesi veya geç ödenmesi nedeniyle alacaklı geçmiş günler için öngörülen faizle karşılanamayacak bir zarara uğramış ise, borçlu, geç ödemeden dolayı kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlamadıkça bu zararı da karşılamak zorundadır. Yasa bu hüküm ile alacaklıya temerrüt faizini aşan zararını borçludan isteme olanağı tanımıştır. Ancak bunun için uğranılan zararın varlığı ve miktarının alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir. Zarar kanıtlandığı takdirde borçlu, ödemenin geç yapılmasında kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlaması halinde bu zararı ödeme yükümlülüğünden kurtulabilir. O halde, munzam zararın ödenmesi söz konusu olduğunda kusur, bir unsur olarak yer almaktadır. Kısacası, munzam zarar davasında davacı, zararın varlığını ve miktarını; davalı ise, borcun geç ödenmesinde kusurunun olmadığını kanıtlayacaktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.1996 gün ve 1996/5-144 esas 1996/503 karar sayılı kararında da değinildiği üzere; bu konuda kanıtlanması gereken, belli paranın gününde ödenmemesinden doğan zarardır. Alacaklı, borcun kendisine geç ödenmesi yüzünden uğradığı zararın ne olduğunu ve miktarını kanıtlamak durumundadır. Doğaldır ki bu zarar paranın zamanında ödenmemesinden dolayı mahrum kalınan olası (muhtemel) kar ya da varsayılan (farz edilen) gelir değildir. Bu zarar davacının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan somut olgular nedeniyle uğramış olduğu zarardır. Hal böyle olunca davada istenen zararı doğuran somut olayın ve bu nedenle uğranılan zararın kanıtlanması gerektiği açıktır.

Munzam zararın tazmini için alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu somut olgulara dayanarak inanılır, kesin ve net bir biçimde kanıtlamak zorundadır. Genel ve soyut nitelikteki enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması, munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. davacının enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olguları değil, şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğünü kanıtlaması gerekir. Aksi halde soyut ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen, genel ekonomik gelişmeler TBK'nın 122. maddesinde sözü edilen munzam zararın tazminini gerektirmez(Yargıtay18. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2015 Tarih, 2015/5164 E.-18416 K. Sayılı kararı).

Bunun gibi, borçlunun borcunu ödemede temerrüte düşmesi durumunda, alacaklının başkaca bir hususu kanıtlamadan sadece ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu TBK'nin 122. maddesindeki munzam zararın kanıtı olarak göstermesi ve ekonomik gelişmelerin getirdiği olumsuzluğun gerçek zarar olarak kabulü mümkün değildir. Zira, alacaklının somut olarak herhangi bir zarara uğradığını kanıtlamaksızın salt enflasyon (ya da onun yarattığı diğer olumsuzluklar) oranında bir zarara uğradığının varsayılması, 3095 sayılı Kanunla belirlenen faiz oranlarını mahkeme kararıyla enflasyon oranına çıkaracak niteliktedir. Bu ise mümkün değildir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/11-418 Esas 2012/9874 Karar sayılı ilamı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2007/11-668 Esas 2007/798 Karar sayılı ilamı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/11-938 Esas- 2022/401Karar sayılı ilamı

Bu halde TBK'nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan-munzam zararın, Ülkede varlığı kabul edilen genel ekonomik olumsuzlukların (enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri vb. gibi) “malum ve meşhur” olgular olarak kabulü ile değil, bunlar dışında davacının durumuna özgü somut olaylarla kanıtlanması gerekir. Davacı ileri sürdüğü munzam zararını somut olgularla kanıtlamadıkça zarar miktarının saptanması gerçekçi olmayıp varsayımsal kalacaktır."

Davaya konu olayda davacı taraf, tahsil edilmesi gereken araç değer kaybı bedeline ilişkin tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediğini, alacağın zamanında tahsil edilememesinden dolayı ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebine ilişkin iddiasını ispata elverişli deliller ortaya koymadığı zararın ne şekilde oluştuğunu konusunda ispat külfeti üzerinde olan davacının munzam zararın varlığını somut deliler ile ispatlayamadığı anlaşılmakla dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da munzam zarara ait deliller bulunmadığı için dava tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı görülmekle iş bu bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcının peşin yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 18/12/2023

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Harç / Masraf Dökümü

Peşin Harç : 80,70 TL

Karar Harcı : 269,85 TL

Noksan Harç : 189,15 TL

Davacı Gider Avansı

Yatırılan Avans : 3.550,00 TL

Davalı Gider Avansı

Yatırılan Avans : 00,00 TL

Yargılama Gideri Detayları

Bilirkişi Ücreti : 3.000,00 TL

Posta Giderleri : 72,00 TL

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.