8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/2471 E. , 2023/8684 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ...'nın hakaret suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat, yaralama suçundan düşme, sanık ... hakkında hakaret suçundan düşme kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, mağdur ve müştekinin şikayetlerinden vazgeçmemesine karşın sanıklar hakkında yaralama ve hakaret suçlarından şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verildiğine, sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, mağdur ...'un olay tarihinde temyiz dışı ... isimli kişi ile, evlenmek üzere birlikte yaşamaya karar verdiği, sanıklardan ...'nın ...'in babası, ... ve ...'nın ise ağabeyleri olduğu, mağdur ile ...'in sanıklarla aynı evde yaşadıkları, sanıklar ile aynı evde yaşadığı süre içerisinde sanıkların mağduru darp ettiği ve sanık ...'nin mağdura hakaret ettiği, bir süre bu şekilde sanıkların da olduğu evde yaşayan mağdur ...'un, sanıkların bayram ziyaretine gitmelerini fırsat bilerek evden ayrıldığı, sanıkların mağduru evde zorla tuttuğu, bu suretle atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklar hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden
Müşteki ve mağdurun 17.02.2016 tarihli karar duruşmasında sanıklar hakkında şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettiklerinin ve atılı kasten yaralama ve hakaret suçlarının şikayete tabi suçlar olduklarının anlaşılması karşısında,
Cumhuriyet savcısının mağdur ve müştekinin şikayetlerinden vazgeçmemesine karşın sanıklar hakkında yaralama ve hakaret suçlarından şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verildiğine yönelik temyiz talebinin reddine karar verilmekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, mağdur ...'un olay tarihinde temyiz dışı ... isimli kişi ile evlenmek üzere birlikte yaşamaya karar verdiği, sanıklardan ...'nın ...'in babası, ... ve ...'nın ise ağabeyleri olduğu, mağdur ile ...'in sanıklarla aynı evde yaşadıkları, bir süre bu şekilde sanıkların da olduğu evde yaşayan mağdur ...'un, sanıkların bayram ziyaretine gitmelerini fırsat bilerek evden ayrıldığı anlaşılmakla, dava dosyası kapsamına göre mağdur ...'un sanıklar tarafından zorla evde tutulduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece sanıklar hakkında atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı belirlenmiştir. Bunun yanında, özellikle mağdurun sanıkların yanında kaldığı süre boyunca mağdur ...'un velisi olan annesinin sanıklar hakkında şikayetçi olmaması dikkate alındığında, mağdur ...'un annesinin bilgisi dışında sanıkların yanında kaldığına dair de dava dosyası kapsamına göre her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı anlaşıldığından Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine yönelik temyiz talebi reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Tebliğname yönünden 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun faillerinin velayeti elinden alınmış anne ya da baba ile üçüncü derece dahil kan hısımları olabileceği cihetle, sanıklar bakımından söz konusu suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek tebliğnamedeki sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerekiği yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Mahkemece dava dosyası kapsamına uygun olacak şekilde, sanıkların mağdur ...'u zorla kaçırdıklarına dair, başka bir delille desteklenmeyen mağdur ve müştekinin soyut beyanları dışında delil bulunmadığı kabul edildiğinden, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yerine, aynı maddesinin (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli, 2015/792 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.