20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/1582 - 2023/1548
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2021
NUMARASI : 2020/323 E. - 2021/197 K.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “...” ve “... ...” ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira her ne kadar dava konusu markada yer alan “...” ibaresi “...” ibaresine nazaran biraz daha büyük punto kullanılarak yazılmışsa da, tüketicinin sadece “...” ibaresine odaklanmayacağı, aksine bu ibareyi başvuruda yer alan daha uzun bir ibare olan ve marka işaretinde görsel olarak belirgin bir şekilde yer alan “...” ibaresine odaklanacağı, tüketicinin tamamen sessiz harflerden oluşan “...” ibaresini başvuruda yer alan diğer ibarenin kısaltması olarak algılayacağı ve “...” ibaresine kıyasla yabancı dil olmasına rağmen telaffuz olarak da "...” ibaresini kullanacağı hususları dikkate alındığında dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresinin daha baskın olmakla birlikte bütüncül olarak “... ...” ibaresinden oluştuğu, dava konusunun asli unsurlarından olan "..." ibaresi ile davacının itirazına mesnet "..." ibareleri arasında, ilk iki harfin aynı olmasından kaynaklı bir benzerlik bulunsa da, yukarıda açıklanan nedenlerle "..." ibaresi ile başvuruya yeterli ayırt edicilik sağladığından, anılan benzerliğin iltibasa neden olmayacağı, diğer taraftan mahkemece alınan bilirkişi raporunda örnekleri ile açıklandığı üzere taraf markalarında olduğu gibi baskın unsur konumundaki ibarelerin kısaltmasının marka işaretinin altında veya üstünde konumlandırılmasının ticari hayatta yaygın kullanılan bir durum olduğu, bu itibarla davacının markaların tertip tarzlarının aynı olmasının iltibasa neden olacağı iddiasının da yerinde bulunmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacının markalarının tanınmış olmasının sonuca etkili olmadığı, diğer yandan dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı ispatlanamadığı gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :25/12/2023
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.