Esas No
E. 2012/31654
Karar No
K. 2013/17391
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

12. Ceza Dairesi

E. 2012/31654 K. 2013/17391 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/31654, K. 2013/17391, T. 25.06.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/31654
Karar No
2013/17391
Karar Tarihi
25.06.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

12. Ceza Dairesi         2012/31654 E.  ,  2013/17391 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 63, 54 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve müsadere 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanıklar müdafileri ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıklar tarafından gerçekleştirilen kazının boyutlarının, ülkemizde toprak işleme derinliği olarak kabul edilen 40 cm'yi aştığı ve eylemin tamamlanmış olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede kazının boyutlarının define bulmaya uygun bir aşamaya ulaşıp ulaşmadığının keşfen belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Suç tarihinde Geyre Jandarma Komutanlığı tarafından edinilen istihbari bilgiler çerçevesinde, önleyici hizmet devriyesi ifa eden jandarma görevlilerinin, Işıklar Köyü, 151 ada, 26 parsel sayılı Mehmet Karaköse'ye ait olup Afrodisias antik kenti sit alanı sınırları içerisinde yer almayan taşınmazda, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar... ve ...'nu adli emanette kayıtlı suç aletleri ile 50 cm derinliğinde ve 50 cm genişliğinde kazı yaptıkları sırada suç üstü yakaladıkları, sanıklar ... ve ...'nin, temyize gelmeyen sanıklar ile suç tarihinde ve öncesinde görüşme yaptıklarına dair Telekominikasyon İletişim Başkanlığının yazısı ekinde yer alan görüşme detayları, Mustafa Zeybekçi ve ...'nun, sanık ...'nün suç tarihinden 2-3 gün önce telefonla arayarak suça konu mevkide kazı yapmayı planladıklarını, kendilerinin de kazıda çalışmalarını istediğini, kazı sırasında da adı geçen sanık ile sürekli telefon ile görüştüklerini, sanık ...'nin aracı ile kendilerini kazı mahalline getirdiğini, kazı yaptıkları esnada sanık ...'nün Osman isimli kişi ile suça konu yere geldiklerini ve bir müddet sonra tekrar araçla olay yerinden ayrıldıklarını beyan etmeleri karşısında, sanıklar ... ve ...'nin üzerlerine atılı suçu işlemediklerine, diğer sanıklar tarafından gerçekleştirilen kazı eylemine iştirak etmediklerine dair savunmalarının itibar edilebilir mahiyette bulunmadığı, tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların, ... ve... tarafından gerçekleştirilen kazı eylemine katıldıklarının sübuta erdiği anlaşılmış olup, her ne kadar keşfe katılan fen bilirkişi raporu ile kazı yapılan yerin sit alanı içerisinde yer almadığı belirlenmiş ise de, 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/1-1. cümlesi ile sadece sit alanlarında değil, sözü edilen Kanunun 6. maddesine göre korunması gerekli diğer taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında izinsiz olarak gerçekleştirilen kazı eylemlerinin de yaptırım altına alındığı, zira maddenin konuluş amacının bu yerlerde mevcut tarihi ve doğal değerleri korumaya ve izinsiz olarak yapılan kazılar ile bu değerlere zarar verilmesini önlemeye matuf olduğu, bu itibarla soruşturma evresinde müze görevlileri tarafından düzenlenen rapor ile Roma dönemine ait duvar kalıntısı ve değişik dönemlere ait kap parçaları ile pek çok mimari parça bulunduğu tespit edilen dava konusu yerde, mahkemece tarafsız arkeolog bilirkişi eşliğinde keşif icra edilerek kazı yapılan alanın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğinde olup olmadığı belirlenmeksizin sanıkların cezasında, anılan Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin, sanıkların mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanıklar hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanıklar ... ve ... haklarında tesis edilen (B) numaralı hüküm fıkrasının (8) numaralı paragrafın “ Kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 53/1,a,b,d,c,e bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog