Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/773
Karar No
K. 2023/974
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/773 Esas
KARAR NO: 2023/974
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)-Alacak
DAVA TARİHİ: 26/08/2022
KARAR TARİHİ: 25/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)-Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının borçlu davalı şirkete verdiği ve fatura ettiği hizmetten dolayı Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... sayılı dosyasına sunulan faturalardan kaynaklanan davalı şirketten 150.000,00-TL bakiye cari hesap (açık hesap) alacağının bulunduğunu, müvekkili davacı şirketin söz konusu alacağını tahsil için Bakırköy ........ İcra Müdürlüğü'nün ....... sayılı dosyası ile icra takibi açmışsa da, davalı borçlu ..... Taşımacılık Otomativ İnşaat Temizlik Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin söz konusu icra takibinin tamamına itiraz ederek anılan icra takibinin durdurulmasını sağladığını, davalı şirketin icra takibine karşı yapmış olduğu itirazının hiçbir hukuki dayanağı olmadığı gibi takibe ve borca yaptığı itirazının haksız olduğunu, aslında davalının da müvekkili şirkete borçlu olduğunu bildiğini, ancak borca itiraz etmek sureti ile alacağın tahsilini geciktirmeyi amaçladığını iddia ederek; davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazının iptaline, borca haksız olarak itiraz edilip borç inkar edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek davalıdan, ticari avans faizi ile birlikte tahsiline ve borca ilavesi sureti ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı karşı davacı vekili tarafından cevap ile birlikte karşı dava açılarak cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davalı karşı davacı müvekkili şirket ile davacı karşı davalı şirket arasında araç kiralama hususunda anlaşmaya varıldığını, davacı karşı davalının müvekkiline araç kiralaması gerekirken anlaşmaya uymadığını ve araçları kiralamadığını, müvekkili şirketin başta okullar olmak üzere kamu kurumlarına servis taşımacılığı hizmeti verdiğini, iş bu servis araçlarının müvekkilinin envanterinde ve ilgili kamu kurumlarına bildirmesinin zorunlu olduğunu, davacı karşı davalının söz konusu haksız göndermiş olduğu faturada belirtiği araçları kiralamadığını, davacının açıkça şirket envanterinde bulunan hangi plakalı aracı kiraladığını, hangi araçlardan dolayı alacak talep ettiğini açıkça belirtmesi gerektiğini, kiraladığı araçlara ilişkin olarak hangi kurumlarda kullandıkları, hangi araçlara dair kiralama bedeli talep ettiğini belirtmesi gerektiğini, davacı karşı davalının mal ve hizmet vermemesinden dolayı, kestiği faturaların gerçek olmaması nedeni ile herhangi bir vergi incelemesine girip girmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulmasını gerektiğini, davacı karşı davalı yanca sağlayacağı araçlar nedeni ile ön ödeme olarak kendisine 06/07/2021, 31/05/2021, 28/04/2021 tarihlerinde toplamda 150.000.TL ön ödeme yapıldığını, ancak bu ödeme karşılığında davacı karşı davalının ne bir mal ne de bir hizmet verdiğini, davacı karşı davalının haksız aldığı ödemeleri müvekkiline faizi ile birlikte ödemesi gerektiğini savunarak; davacı karşı davalının haksız davasının reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini, davacı karşı davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına yükletilmesine karar verilmesini, vaki karşı davalarının kayıt ve kabulüne, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı karşı davacı şirketin cari hesap ilişkisi uyarınca borçlu olduğunun dilekçe ekinde sunulan çek uyarınca sabit olduğunu, aksini iddia eden davalının kesin delille bu durumu ispatlaması gerektiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi uyarınca davalı şirkete 30.11.2020 tarihinde 118.000,00 TL; 11.01.2021 tarihinde 118.000,00 TL; 08.02.2021 tarihinde ise 64.000,00 TL tutarında faturalar keşide edildiğini, davalı şirketin ise bu cari hesap ilişkisi çerçevesinde 31.05.2021 tarihinde 50.000,00 TL; 06.07.2021 tarihinde 50.000,00 TL; 05.01.2022 tarihinde 50.000,00 TL ödemede bulunduğunu, fakat bu ödemelerden önce esasen ....... Bankası tarafından basılan, keşidecisinin davalı şirket olduğu, ....... seri numaralı çek keşide edildiğini, bu çek yaprağının 11.09.2020 tarihinde basıldığını, çekin gerçek düzenlenme tarihinin ise 28.02.2021 olduğunu, fakat çekin üzerine düzenlenme tarihinin hatalı olarak 2021 yerine 2020 yazılması nedeniyle bu çekin ibraz edilemediğini, işbu çekin, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi uyarınca üçüncü faturanın 08.02.2021 tarihinde kesilmesi üzerine keşide edildiğini, görüldüğü üzere üç faturanın toplamında davalı şirketin davacı müvekkiline borcunun toplam 300.000,00 TL olduğunu, bunun üzerine davalı şirketin 2021 yılının Şubat ayında tam 300.000,00 TL tutarında çek keşide ettiğini, çekin tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davalı karşı davacı şirketin, Mayıs 2021 ve Ocak 2022 ayları arasında 150.000,00 TL ödemede bulunduğunu, işbu davanın konusunun bakiye 150.000,00 Türk lirasının ödenmesinden ibaret olduğunu, davacı müvekkilinin ispat görevini kesin delil niteliğindeki çekle yerine getirdiğini, başkaca bir ispat aracı talep etmenin davayı uzatmak amacı güden kötü niyetli bir talepten ibaret olduğunu, davalı karşı davacı şirketin, 300.000,00 Türk lirası borçlu olduğunu ekteki senette kabul ettiğini, davacı müvekkilinin alacaklı olduğunu ekteki çek; faturalar ve ödeme makbuzları ile ispat etmiş durumda olduğunu, aksini iddia eden davalının bu durumu aynı kuvvetteki delillerle ortaya koymasının zorunlu olduğunu, fakat davalı karşı davacının hiçbir delil sunmaksızın ispat külfetinin davacı müvekkilinde olduğunu iddia etmekle yetindiğini, dava dilekçesinin ekindeki ödeme makbuzları incelendiğinde, davalı karşı davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin “cari hesaba mahsuben” gerçekleştirildiğinin görüleceğini, davalı karşı davacı şirketin bu beyanıyla dahi taraflar arasında yürüyen ticari bir ilişki bulunduğunu kabul etmiş durumda olduğunu, davacı müvekkilinin 300.000,00 TL tutarında alacaklı olduğunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca senet niteliğindeki delillerle ispatlandığını, davalı şirketin yaptığı 150.000,00 TL tutarındaki cari hesap ödemesinin bu alacağın bir kısmına tekabül ettiğini, tam da bu sebeple icra takibi uyarınca talep edilen alacağın bakiye 150.000,00 TL olduğunu savunarak; asıl dava yönünden, davalı şirketin icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline; davalının dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine; karşı dava yönünden, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, asıl dava yönünden faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine; karşı dava yönünden alacak istemine ilişkindir.

Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.

Uyuşmazlığın, Asıl davada; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasında takibe konu cari hesaptan kaynaklı davacının alacağının olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında faturaya konu araç kiralama hizmetinin verilip verilmediği, davacının gerçeğe aykırı fatura kesip kesmediği, karşı davada; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında karşı davalı tarafça araç kiralama hizmeti verilip verilmediği, 150.000,00-TL'nin davalı karşı davacıya faizi ile birlikte iadesi talebinin kabul edilip edilmeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu şirket aleyhine 150.000,00-TL asıl alacak, 45.200,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 195.200,00-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 09/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 10/05/2022 tarihli dilekçe ile borca ve ferilere itiraz ettiği, davalı vekilinin itirazı üzerine aynı tarihte icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Tuna ve Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2020 ve 2021 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davalı savunması kapsamında faturaya konu araç kiralama hizmetinin verilip verilmediği, davacının gerçeğe aykırı fatura kesip kesmediği hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;

31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; '' Davacının 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 150.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 150.000,00 TL borçlu olduğu, davacı yanın davalı yana 30.11.2020 tarihli ...... no.lu 118.000,00- TL tutarlı, 11.01.2022 tarihli ...... no.lu 118.000,00 TL tutarlı ve 08.02.2021 tarihli ........ no.lu 64.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 300.000,00 TL tutarlı 3 adet fatura düzenlemiş olduğu, davacı yanın düzenlemiş olduğu toplam 300.000,00 TL tutarlı 3 adet faturanın tamamının davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yanın cari alacağı teşkil eden faturalar mukabilinde toplam 150.000,00 TL havale yapmış olduğu, mezkur havalelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan

150.000,00 TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, davacı yanın, davalı yana dava konusu araçları teslimine ilişkin dosyaya mübrez herhangi bir belge bulunmadığı, takip konusu cari alacağı teşkil eden faturaların içeriğindeki araç kiralama hizmetinin davalı yana sunulup sunulmadığı hususunda takdir Sayın Mahkemede olmak üzere, taraf ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalı yandan 150.000,00 TL cari alacaklı olduğu'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler; davacı karşı davalı vekili tarafından yevmiye defteri kapanış ve envanter defteri açılış tasdikleri sunulmuştur. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ..... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ....... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ..... E. ...... K. sayılı, Yargıtay ....... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ....... E. ....... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ........ E. ....... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.

İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ....... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası,

31/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında araç kiralama hizmetine dayanan ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı karşı davalı tarafından cari hesap bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı karşı davacı hakkında icra takibine girişildiği, davalı karşı davacı tarafça borca, faiz ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli asıl davanın açıldığı, asıl davanın görülmesi sırasında davalı tarafça cevap-karşı dava dilekçesi ile karşı dava olarak alacak davası açıldığı ve karşı dava harcının yatırıldığı, asıl ve karşı davanın taraflarının her ikisi de ticaret şirketi ve tacir olup, aralarındaki davanın da ticari dava niteliğinde olduğu,

TTK 4/2. Maddesi uyarınca davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli, yukarıda özetlenen 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı karşı davalı şirketin davalı tarafa 30.11.2020 tarihli ...... no.lu 118.000,00- TL tutarlı, 11.01.2022 tarihli ....... no.lu 118.000,00 TL tutarlı ve 08.02.2021 tarihli ..... no.lu 64.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 300.000,00 TL tutarlı 3 adet fatura düzenlemiş olduğu, davacı karşı davalının düzenlemiş olduğu toplam 300.000,00 TL tutarlı 3 adet faturanın tamamının davalı karşı davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı karşı davacının cari alacağı teşkil eden faturalar mukabilinde toplam 150.000,00 TL havale yapmış olduğu, mezkur havalelerin davacı karşı davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin davacının takip tarihi itibariyle davalıdan

150.000,00 TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; yukarıda özetlenen, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu gözönüne alınarak, her ne kadar davalı tarafça faturalara konu araç kiralama hizmetinin verilmediği iddia edilmiş ise de; davalı tarafından davacının düzenlemiş olduğu faturalara süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması, cari alacağı teşkil eden faturalara istinaden toplam 150.000,00 TL ödeme yapılması, davalının bu faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olması karşısında; takibe konu edilen faturaları yasal süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden davalı karşı davacının, fatura münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan bu faturalar nedeniyle hizmet almadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalı karşı davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporu ile dosyaya ibraz edilmiş olan faturalar, taraf şirketlerin ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacı karşı davalının vermiş olduğu araç kiralama hizmetinden dolayı davalı karşı davacıdan 150.000,00-TL bakiye alacaklı olduğu yönünde mahkememizde kanaat oluşmakla, asıl davanın kabulü ile, davalının Bakırköy ....... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile, takibin 150.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu alacağın faturaya dayalı olması sebebiyle alacağın likit ve bilinebilir olduğu dikkate alınarak hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında, borçlu davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karşı davanın ise karşı dava dilekçesinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, karşı dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmayacağına dair bir hukuki düzenleme de bulunmadığı, bu nedenle, karşı davanın TTK'nın 5/A maddesindeki arabuluculuk müessesesinin istisnası olduğunun da söylenemeyeceği, karşı davacının karşı davasını açmadan önce anılan kanun hükümleri gereğince zorunlu arabuluculuğa başvurarak, 6325 sayılı HUAK'ın 18/a maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunması gerektiğinden karşı davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Asıl dava yönünden;

DAVANIN KABULÜ ile;

Davalının Bakırköy ........ İcra Müdürlüğünün ....... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 150.000,00-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren takipteki koşullar üzerinden faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 10.246,5‬0-TL karar ve ilam harcından mahkememiz dosyasına yatırılan 1.585,63-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 976,00-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafından yatırılan 1.585,63-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 976,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Asıl ve karşı dava yönünden; davacı tarafça yapılan 92,00-TL posta gideri ve 1.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.842,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerine BIRAKILMASINA, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 24.000‬,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,

2.Karşı dava yönünden; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Bendinin son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(2) ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,

Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.562,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.292,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa İADESİNE,

Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı karşı davalı vekilinin huzurda davalı karşı davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2023 Katip .......

(e-imzalıdır)

Hakim ......

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog