3. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/15913
- Karar No
- 2010/12510
- Karar Tarihi
- 28.06.2010
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
3. Ceza Dairesi 2009/15913 E. , 2010/12510 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü:
1.Mahalli C.Savcısının yasal bir aylık süreden sonra hükmü temyiz ettiğinden temyiz talebinin istem gibi CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2.Sanık Müdafiinin temyiz talebine hasren yapılan temyiz incelenmesinde; 647 Sayılı Kanunun 4.maddesinde "uygulamada asıl mahkumiyet bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez" hükmü ile suç tarihi itibariyle hükmün temyize tabi olduğu anlaşılmakla, öncelikle temyiz talebinin reddine ilişkin 2.6.2008 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilerek, yapılan temyiz incelenmesinde ise; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.