4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2012/16344 E. , 2013/31816 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1.Hakeret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ... müdafiinin, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2.Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 11/12/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sanığın, 765 sayılı TCK'nın 55/3. maddesinin uygulandığı 28/07/1995 tarihinde işlemiş olduğu suçtan sabıkası bulunmakla beraber; gerek o tarihteki yaşı, gerekse aradan geçen süre itibariyle sabıka kaydının silinme koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Yerel mahkeme kararını bu sabıka kaydını dikkate alarak da değil, tehdit suçu nedeniyle mağdurun zararını gidermemeyi gerekçe yaparak 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 231. maddesini uygulamamıştır. Mahkemenin bu gerekçesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin kararlarıyla çelişmektedir. Çünkü,
CMK'nın 231/6-c maddesinde, "suçun işlenmesiyle mağdurun" uğradığı zararın "aynen iade" veya "tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" koşullarına yer verilmiştir. Oysa somut olayımızda, tehdit suçunun işlenmesiyle mağdurun uğradığı somut maddi zararı söz konusu değildir.
Bu nedenlerle, mahkemenin gerekçesi yeterli değildir. Yetersiz ve somut olayla örtüşmeyen gerekçeyle karar verilmesi, sonuçta gerekçesiz karar verme anlamına geleceğinden, 1412 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 308. maddesinin 7. fıkrasına aykırı olduğundan, tehditle ilgili hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden, yüksek çoğunluğun onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.