Esas No
E. 2020/5055
Karar No
K. 2023/5202
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2020/5055 E.  ,  2023/5202 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/187 E., 2016/118 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Katılan vekilinin temyiz isteği hakkında; ... ve ...'nun ölümü nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ... hakkında Mahkemece katılma kararı verilmemiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, vekili aracılığı ile hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan ...'nun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 gün ve 2015/187 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, kusurunun bulunmaması gerekçesi ile beraatine; temyiz dışı katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2020 tarihli ve 2016/232365 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Vekilinin Temyiz İsteği; sanık hakkında verilen beraat kararının eksik ve yüzeysel yargılama ile verildiğine, ne Adli Tıp raporunun ne de dosyadaki somut delillerin dikkate alınmadığına, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan iddianame düzenlenmemiş olması ve sanık hakkında TCK 85/2 den beraat kararı verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğine, beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü;

1.İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 gün ve 2015/187 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararı ile; "...Kazanın oluşuna ilişkin bazı televizyon kanallarından alınan görüntülerin kaza sonrasına ilişkin olup kazada yaralananlara müdahale edildiğine dair görüntüler olduğu, bu şekilde, olay yeri fotoğrafları, bilirkişi raporu, kazaya karışan her iki araçta meydana gelen hasarların yerleri, sanık ve müştekilerin alınan beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nun .... plakalı araçla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybettiği, bunun sonucunda karşı şeride geçerek kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, nitekim sanık ...'nın olayın üzerine kollukta alınan ilk savunmalarında olay günü Riva'ya yaklaştığı sırada aracın kendiliğinden sol tarafa kaydığını, kendisinin de toparlamak için sağa kırdığını, bu defa çok sağa gitti diye panikle tam sol yaptığını, karşı şeride yan olarak geçtiğini, karşı istikametten gelen aracın kendilerine çarptığını beyan etmek suretiyle meydana gelen kazayı oluşa uygun olarak anlattığı, her ne kadar duruşmada alınan savunmalarında karşı şeride geçmediğini beyan etmiş ise de, mahkemece son sözü sorulduğunda tek suçunun sol tarafa geçmek olduğunu beyan ettiği, bu şekilde sanık ...'nın meydana gelen kazada diğer şeride geçerek asli kusurlu olduğu, sanık ...'in ise kendi şeridinde seyretmekte iken meydana gelen kazada kusursuz olduğu, mahkememizin vicdani kanaatinin bu yönde oluştuğu, mağdurların şikayetçi olmadığı, sonuç olarak sanık ...'in hakkında her ne kadar dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan kamu davası açılmış ise de, yukarıda da belirtilen gerekçeler doğrultusunda sanığın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraatine karşı vermek gerekmiş, sanık ...'nun meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu anlaşılmakla ve her ne kadar oluşan kazada vefat eden ... ve ...'nun sanık ...'nın anne ve babası olduğu, sanığın anne ve babasının vefatından dolayı acı ve elem duyduğu, bu nedenle de cezaya hükmedilmesi durumunun sanık açısından gereksiz olduğu ve TCK 22/6 maddesi gereğince sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekle birlikte meydana gelen kazada ...'ın da vefat ettiği, bu şekilde sanık ...'nun birden çok kişinin ölümüne neden olmaktan dolayı TCK 85/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanığın duruşmadaki mahkemeye saygılı tavrı lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasında TCK 62 maddesi gereğince indirim yapılmış, sanığın sabıkasız oluşu, suç işlemekten çekineceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat gelmiş olması, sanığın suç işleme eğiliminin olmayışı göz önüne alınarak CMK 231 maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına..." gerekçeleri ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, kusurunun bulunmaması gerekçesi ile beraatine; temyiz dışı katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, temyiz dışı katılan sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21.04.2016 tarihinde itirazın reddi ile kesinleştiği anlaşılmıştır.

2.Olay günü saat 14:20 sıralarında temyiz dışı katılan sanık sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Beykoz istikametinden Yeni Riva yolunu takiben Riva istikametine meskun mahalde, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde ... hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmek suretiyle otomobilin sağ yan kısımları ile karşı istikamet şeridinden seyreden sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 34 VP 8920 plakalı kamyonetin ön kısımlarının çarpışması sonucu sürücü ...'nun aracında yolcu olarak bulunan anne ve babası ..., ... ile komşuları ...'ın öldüğü; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nun ise yaralandığı anlaşılmaktadır.

3.Maktullerin kesin ölüm sebebini belirleyen, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.07.2014 tarihli adli muayene ve otopsi tutanağında, maktullerin ölüm sebebinin kafa ve göğüs travmasına bağlı solunum ve dolaşım sisteminin durması sonucu gerçekleştiğinin tespit edildiği görülmüştür.

4.Kazada yaralanan mağdurlara ait doktor raporları incelendiğinde; 08.08.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporları incelendiğinde sanık ...'nun yaralanmasında yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, müşteki ...'in yaralanmasında yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, müşteki ...'un yaralanmasında (sağ el 1. Parmak kırığı) kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) derecede olduğu, müşteki ...'un yaralanmasında yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğumüşteki ...'ın yaralanmasında yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, müşteki ...'in yaralanmasında yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,müşteki ...'ın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu; 17.12.2014 tarihli raporlar incelendiğinde, müşteki ... yaralanmasında kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) derecede olduğu, müşteki ...'ın yaralanmasında kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kemik kırığı tarif edilmediği hususlarının tespit edildiği anlaşılmaktadır.

5.Kaza tespit tutanağında; olay günü saat 14:20 sıralarında müşteki şüpheli ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Beykoz istikametinden yeni Riva yolunu müteakip Riva istikametine seyir ederken ... . Çiftliği önlerine geldiğinde ... hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçtiği ve karşı yönden gelen ... yönetimindeki ... plakalı kamyonetin ön kısmına çarpması neticesinde olayın meydana geldiği, kazanın oluşumunda ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (2918 sayılı Kanun) 84 üncü maddesi gereğince şeride tecavüz kuralını ihlal ettiği, görgü tanıklarının beyanı ve kaza yeri tetkikinden anlaşılarak kanaat belirtilmiş olduğu; 29.07.2014 tarihli olay yeri inceleme tutanağında olay yerinin Beykoz/Riva yolu üzerinde ... Çiftliği mevkii olarak geçen yerde Beykoz istikametinden Riva'ya gidişte viraj bulunduğu,viraja 32 metre mesafede şerit ihlali sonucu kazanın meydana geldiği, ... plakalı aracın Beykoz istikametinden Riva'ya doğru gitmekte iken virajı alamayarak şerit ihlali yaptığı ve karşı yönden gelen ... plakalı Kango marka ... ile çarpıştıkları,çarpışma noktasının Riva Beykoz yönüne doğru emniyet şeridinde bir metre mesafede meydana geldiği,.... plakalı aracın emniyet şeridini de aşıp,hafif rampa bulunan mevkiiye doğru çıktığı, ... plaka aracın ise çarpışma noktasında,çarpışmanın etkisi ile ters döndüğü ve yönünün Riva'ya doğru döndüğü,iki ... arasında 4.90 metre mesafe bulunduğu,yolun tek gidiş ve tek gelişten ibaret olduğu,her iki yolun 2.60 metre mesafe genişliğinde bulunduğu ayrıca her iki taraftan 2.40 mesafe genişliğinde emniyet şeridi bulunduğu tespitlerine yer verildiği belirlenmiştir.

6.Soruşturma aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 04.03.2015 tarihli raporunda; "...Mevcut verilere göre;

1.Durum:Müşteki şüpheli sürücü ...'nun sevk ve idare hatası neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde kazanın meydana geldiğinin kabulünde;

A)Müşteki şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla sevk ve idare hatası neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı istikamet şeridine geçtiği,müşteki şüpheli sürücü ...'in istikamet şeridini kapattığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurludur. B)Müşteki şüpheli sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araçla kendi şeridini takiben seyrini sürdürdüğü,müşteki şüpheli sürücü ...'nun direksiyon hakimiyetini kaybederek kendi istikamet şeridine girdiği olayda kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.

2.Durum:Müşteki şüpheli sürücü ...'in müşteki şüpheli sürücü ...'nun istikamet şeridine girip tekrar kendi şeridine geçerek müşteki şüpheli sürücü ...'nun seyir durumunu bozması neticesinde kazanın meydana geldiğinin kabulünde;

A)Müşteki şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında kendi istikamet şeridine giren müşteki şüpheli sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... nedeniyle etkin fren ve direksiyon tedbirine başvuramayıp direksiyon hakimiyetini kaybettiği anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile tali kusurludur.

B)Müşteki şüpheli sürücü ...'in kontrolsüz şekilde müşteki şüpheli sürücü ...'nun istikamet şeridine girip tekrar kendi şeridine geçerek müşteki şüpheli sürücü ...'nun seyir durumunu bozduğu ve seyir durumunu tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurludur..." şeklinde görüş bildirilmiştir.

7.Kaza yeri krokileri, olay yeri inceleme raporu, olay yeri inceleme tutanağı ve krokileri, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin doktor raporu, kaza tespit tutanağı, haber ajanslarının olaya ilişkin haber kayıtları, olay yeri görüntülerinin bulunduğu CD, adli muayene raporları, doktor raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

8.Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları inkâr ettiği ve savunmasında özetle; "...Olay tarihinde yönetimimdeki .. Plakalı aracım ile rivadan beykoz istikametine doğru seyir halindeydim. Öğle saatleriydi. Hava açıktı, kuru ve güneşliydi.Arabamın içinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... olduğu halde 70 -80 km hızla gidiyordum. Kendi şeridimde seyir ediyordum. Karşıdan bir aracın zik zak çizerek geliyordu. Bir ara orta şeride doğru geldi. Arabanın yarısı benim şeride geçti. Karşı arabayı gördüğümde aramızda 200 metre vardı. Daha sonra kendi şeridine geçti. Ben de biraz sağa geçtim. Hafif sağa kaçtım. Olayın olduğu yerde viraj yoktu. Dümdüz bir yoldu. Daha sonrasını hatırlayamıyorum. Benim arabamın sağ ön çamurluk ile diğer sanığın arabasının sağ ön çamurluk ile kapının birleştiği yerde çarpışma oldu. Benim şeridimde başka araba yoktu. Diğer sanık başka bir arabayı sollamış değildi. Zik zak çizerek ve direksiyon hakimiyetini kaybetmiş olarak üzerime geldi. Belirttiğim gibi olayın olduğu yerde viraj yoktu. Düz bir yoldu.Ben olayda kusursuzum. Beraatimi istiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu,

Temyiz dışı katılan sanık ...'nun; "...Olay tarihinde sevk ve idaremdeki ... plakalı aracım ile içinde ön koltukta babam maktül ... oturuyordu. Arka koltukta ise yine maktül ..., abim Harun Sinan ve yine bu olayda vefat eden komşum ... olduğu halde saat:13.30 sıralarında şileye gitmek için riva yolu ile saat: 13.40 da hareket ettim. Çok da hızlı değildim. Ancak kaç kilometre hızla gittiğim konusunda rakam veremem. Hava açıktı. Yer kuruydu. Gayet rahat seyrediyordum. Rivaya az bir mesafe kalmıştı. Karşıdan tam önüme kırmızı ... çıktı. Karşıdan gelen araba benim şeridimde bana doğru geliyordu. Ben kendi yolumda gidiyordum. Karşıdan gelen ve benim şeridimde devam eden kırmızı renkli arabayı gördüğümde bana yakındı. Üzerime doğru geldi. Kurtulmak istedim. Çarpışmamak için direksiyonu sağa kırdım. Sağ tarafta bariyerler vardı. Bariyerlere de vurmamak için sola kırdım. Hatırladığım kadarı ile kendi şeridimde kaldım. Sonra çarpıştık. Bir anda kendimi fırlatılmış ve çimenlerin üzerinde buldum. Yani sol tarafımdaki karşı şeritteki yolun kenarındaki çimenlerin üzerinde kendimi buldum. Olay bu şekilde oldu. Kafa kafaya değil, benim arabamın ön sağdan diğer araba ile çarpıştık. Bu olay da annem, babam ve komşum ... vefat etti. Bir kısım kişiler de yaralandı. Olayın olduğu yerde viraj yoktu. Ben virajı çoktan geçmiştim. Benim herhangi bir kusurum yoktur, suçsuzum, beraatimi istiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

9.Katılanlar ...'in her aşamada sanıktan şikayetçi olduğu ve 28/01/2016 tarihinde Mahkemece hakkında katılma kararı verildiği, temyiz dışı katılan sanık ...'nun ise soruşturma şamasında 29.07.2014 tarihli ifadesinde karşı taraftan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, yargılama aşamasında alınan ifadesinde anne ve babasının ölümü nedeniyle şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan ettiği, Mahkemece ...'nun katılma talebinin gelecek celsede karar altına alınmasına karar verilmesine rağmen katılma istemi hakkında bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.

10.Mağdur ... 02.10.2015 tarihinde alınan beyanında; olay günü müşteki sanık ...'in arabasında olduğunu, ancak kazanın nasıl olduğunu fark edemediğini, kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiği, Mağdur ... 02.10.2015 tarihinde alınan beyanında: Sanık ...'in arabasında olduğunu, yola bakmadığını, karşıdan gelen arabayı da görmediğini, kazanın nasıl olduğunu bilmediğini, kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiği, Mağdur ... 02.10.2015 tarihinde alınan beyanında: Olay anında olayın nasıl olduğunu görmediğini, kimseden şikayetçi olmadığını, kazanın oluşunu da görmediğini beyan ettiği, Mağdur ... 02.10.2015 tarihinde mahkememizde alınan beyanında: ...'in arabasında olduğunu, çarpıştıklarını, kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiği,

Müşteki ... 02.10.2015 tarihinde alınan beyanında: Olay tarihinde babası olan sanık ...'in arabasında olduğunu, önde oturduğunu, karşıdan bir aracın kendilerine doğru zik zak çizerek geldiğini gördüğünü, babasının hafiften sağa kaydığını, bu sırada elinde telefon ile oynadığını, kafasını kaldırdığında arabanın tam kendi arabalarının önüne geldiğini, zaten kendisinin bulunduğu yerden arabaya vurduğunu, olayın bu şekilde olduğunu, babası ...'in olay sırasında 70-80 km bır hızla gittiğini, şeriin boş olduğunu, sanık ...'nın bulunduğu şeridin bayağı yoğun olduğunu, sanık ...'nın ne kadar süratle hareket ettiğini bilemediğini, bu konuda bir beyanı olamayacağını, kimseden şikayeti olmadığını, katılma talebi olmadığını beyan ettiği,

Müşteki ... 02.10.2015 tarihinde alınan beyanında:Olay tarihinde babası olan sanık ...'in arabasında arka koltukta olduğunu, olay sırasında arabanın arka koltuğunda kalabalık olduklarını, yanındakilerle konuştuklarını, bu nedenle diğer sanığın kullandığı araba ile nasıl çarpıştıklarını anlayamadığını, diğer sanığın kullandığı arabanın ne kadar süratle geldiğini, kendilerinin olduğu şeride geçip geçmediğini bilemediğini, şikayetçi olmadığını, katılma talebi olmadığını beyan ettiği, Müşteki ... 02.10.2015 tarihinde alınan beyanında: Meydana gelen kazada olmadığını, sanık ...'in kullandığı arabanın kendisine ait olduğunu, olay günü kullanması için ona verdiğini, kazanın nasıl olduğunu görmediğini, herhangi bir kimseden de şikayeti olmadığını beyan ettiği,

Müşteki ... 02.10.2015 tarihinde mahkememizde alınan beyanında: Olay günü sanık ...'in kullandığı arabada arka koltukta olduğunu, olayın nasıl meydana geldiğini hiç görmediğini, ...'in normal bir süratle gittiğini, önünde de herhangi bir araba olmadığını, sanık ...'nın kullandığı araba ile şeride geçip geçmediğini bilmediğini, çünkü bakmadığını, kimseden şikayeti olmadığını, katılma talebi olmadığını beyan ettiği,

Müşteki ... 02.10.2015 tarihinde alınan beyanında: Olay tarihinde sanık ...'in kullandığı arabada arka koltukta olduğunu, olay sırasında sanık ...'in sağ şeritte normal bir süratle gittiğini, aniden beyaz bir arabanın karşıdan geldiğini ve kendilerinin önüne kırdığını gördüğünü, gerisini hatırlayamadığını, olayda yaralandığını, kimseden şikayeti olmadığını, katılma talebi olmadığını, sanık ...'nın kullandığı arabanın ne kadar süratle geldiğini bilemediğini, kendilerinin şeride geçtiğini görünce sanık ... için enişte diyemeden kaza meydana geldiğini, iki koltuğun arasından öne yola doğru baktığını, sanık ...'nın daha ileriden yani kendilerine yaklaşmadan zik zak yapıp yapmadığını görmediğini, ancak kendilerine çok yaklaştığında aniden kendilerinin şeride doğru kırdığını gördüğünü beyan ettiği,

Müşteki ... 28.01.2016 tarihinde alınan beyanında: Olayda vefat eden ...'ın annesi olduğunu, olay sırasına arabada olmadığını, komşuları olan sanık ...'nun arabasındayken trafik kazasında vefat ettiğini, olay yerinde olmadığı için nasıl olduğunu bilemediğini, anladığı ve gördüğü kadarı ile sanık ...'nun kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun olmadığını düşündüğünü, sanık ...'den şikayetçi olduğunu beyan ettiği,

Müşteki ... 28.01.2016 tarihinde alınan beyanında: Olay tarihinde sanık ...'nun arabasında olduğunu ve uyuduğunu, aynı arabada bulunan ... ve ...'nın annesi ve babası olduğunu, bu kazada ikisini de kaybettiğini, uyuduğu için nasıl olduğunu bilemediğini, kendine geldiğinde hastanede olduğunu anladığını, yaralandığını, tedavi gördüğünü, tedavisinin halen devam ettiğini, kimseden bir şikayeti olmadığını, katılma talebi olmadığını beyan ettiği, Katılan ... 30.11.2015 tarihinde alınan beyanında: Olayla ilgili görgüye dayalı bilgisi olmadığını, olayda annesi ve babasının vefat ettiğini, bu nedenle karşı taraf sürücüsünden şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini beyan ettiği, Müşteki ...'in beyanında kaza sırasında anne ve babasının vefat ettiğini ancak herhangi bir şikayetinin olmadığını beyan ettiği görülmektedir.

11.Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

1.Eksik İnceleme İle Karar Verildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Oluş, dosya kapsamı, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilgilere göre, Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin eksik incelemeye ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Kusura İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-709 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; yargılamayı gerçekleştiren hâkim, bilirkişilerin belirledikleri kusurun varlığı ya da yokluğu ve kusur oranları ile bağlı olmayıp, bilirkişilerin yapacakları teknik belirlemeler çerçevesinde failin kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa kusurunun ne olduğu ve bu kusurun cezanın belirlenmesinde ne derece etkin olacağını, her olayın özelliklerine göre ve kanunî gerekçelerle belirlemelidir. Olayın gerçekleşme şeklini belirleme görevi de hâkime ait olup, bilirkişi ancak bu hususta ortaya koyacağı teknik veriler ile hâkime yardımcı olacak ve tarafların taksirli davranışlarının ve kusur durumlarının nelerden ibaret olduğunu gösterecektir. Dosyada mevcut birden çok rapor arasında çözümü hâkimin takdirine bağlı olmayan özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlarda çelişki bulunması durumunda bu çelişkinin giderilmesi gerekir. Ancak, her çelişkinin giderilmesi için de yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu değildir. Buradaki ölçüt maddî gerçeğin hiçbir şüpheye yer verilmeyecek biçimde ortaya çıkarılmasıdır. Bilirkişiye başvurulma nedeni olan çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar yeterince açıklığa kavuştuğu durumda, artık yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur.

Olayda; kaza yeri krokisinden çarpışmanın sanığın istikamet şeridi içinde meydana gelmiş olduğunun belirlendiği, mağdur ve sanıkların soruşturma aşamasındaki ifadeleri, özellikle temyiz dışı katılan sanık ...'nun aynı gün kolluk tarafından alınan ifadesinde yer verdiği, "...... kendiliğinden sol tarafa kaydı ben de toparlamak için sağa kırdım, sağa kırdığımda da çok sağa gitti diye panikle tam sol yaptım karşı şeride yan olarak geçtim karşı istikametten gelen ... bize çarptı..." şeklindeki beyanları, olay mahallinde yetkili Savcılıkça mahallinde yapılan tespit içeriği ve özellikle olayın hemen sonrası dağılan parçaların da bulunduğu ortamda çarpışma noktasının Beykoz yönüne doğru emniyet şeridine bir metre mesafede olduğuna ilişkin tespitler ile Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 04.03.2015 tarihli raporundaki sanığın kusursuz olduğuna ilişkin (I) numaralı bölümdeki görüşün oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3.Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini tehlikeye Sokma Suçundan Dava Açılması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

A.Oluş, dosya kapsamı, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilgilere göre, sanık ...'in trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu işlediğine ilişkin somut bir delilin bulunmadığı gözetildiğinde, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık ...

hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı hareket edilmesi nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

C. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 gün ve 2015/187 Esas, 2016/118 Karar sayılı hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilk paragrafında yer alan "BERAATİNE" ibaresinden önce gelmek üzere, hüküm fıkrasına "CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.